Kovid-19 Kovid-19’un Ardından Çocuk Aşılamaları Azaldı

Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF, Kovid-19 salgınının son 30 yılda çocuk aşılamalarındaki en büyük gerilemeye neden olduğunu açıkladı.

15 Temmuz 2022

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Kovid-19 salgınının küresel sağlık sistemine olumsuz etkilerinden dolayı çocuk aşılama oranında son 30 yıldaki en büyük düşüşün yaşandığını açıkladı.

Difteri, Tetanos ve Boğmaca Aşıları Daha Az Uygulandı

MYANMAR

BM: Myanmar'daki Kriz, Çocuklara Büyük Zarar Veriyor

30 Haziran 2022

DSÖ ve UNICEF’ten yapılan ortak açıklamada, dünya genelinde Kovid-19 sonrası aşılama oranındaki değişiklik incelendi. Çocuklar için en önemli bağışıklık araçlarından difteri, tetanos ve boğmaca (DTP) aşılarının uygulanma oranının 2019’dan 2021’e kadar yüzde 5 azalma gösterdiği, sadece 2021’de 25 milyon çocuğun birinci veya ikinci doz DTP aşısını yaptıramadığı bildirildi.

Kovid-19’dan sonra HPV virüsüne karşı küresel aşılamaların yüzde 15’e yakın düştüğü ve bu eksikliğin kız çocuklarının sağlık riskini artırdığı kaydedildi.

Çocuk aşılamalarında en büyük azalmanın ise kızamıkta görüldüğü, 2021’de kızamık aşılama oranının yüzde 81 düşerek 2008’den bu yana en düşük seviyeye gerilediği belirtildi.

“Çocuk Aşılamalarındaki En Büyük Gerileme”

Geçen yıl 24,7 milyon çocuğun kızamık aşısı yaptırmadığı ve bu rakamın 2019’dakinden 5,3 milyon daha fazla olduğu bilgisi paylaşıldı. Bu rakamlarla son 30 yılda çocuk aşılamalarındaki en büyük gerilemenin kaydedildiği vurgulandı.

Açıklamada ifadelerine yer verilen UNICEF Direktörü Catherine Russell, aşılamalardaki bu azalmanın çocuk sağlığı için alarm verici olduğunu vurgulayarak, “Bir kuşak boyunca çocuk aşılamalarındaki en büyük gerilemeye şahitlik ediyoruz. Gerekli aşılarını yaptıramayan milyonlarca çocuk için bağışıklık telafisi yapmak zorundayız.” dedi.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus ise Kovid-19 ile hâlihazırdaki mücadelenin, kızamık ve zatürre gibi ölümcül hastalıklara karşı mücadeleyle beraber yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi ve “Bu iki seçenek arasında bir seçim olmamalıdır. İki mücadeleyi de sürdürmek mümkündür.” değerlendirmesinde bulundu. (AA)

Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |