Hindistan'da Müslümanlar “Hindistan’da Müslümanların Ana Akım Siyasetteki Rolü Azaldı”

Hindistan'da siyasi analistler ve uzmanlar, Müslümanların Hindistan'ın ana akım siyasetindeki rolünün azalmasıyla ilgili endişelerini bildirdi.

Enise Yılmaz 15 Ağustos 2022

Hindistan’nın eski Azınlık İşleri Başkanı Mukhtar Abbas Naqvi’nin, temmuzdaki istifasının ardından Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin liderliğindeki Birlik Bakanlar Konseyinde bulunan 77 üye içerisinde hiç Müslüman temsilci kalmaması, endişelere neden oldu.

Ülkenin yüzde 14’ünü oluşturan 204 milyon Müslüman nüfusuna rağmen ülkenin iki meclisli parlamentosunun alt kanadında (Lok Sabha) iktidardaki Hindistan Halk Partisi’nin (BJP) 303 milletvekili arasında tek bir Müslüman bulunmuyor.

Uzmanlar, dünyanın en geniş partisi olan BJP’nin hükümette ya da Bakanlar Kurulu’nda Müslüman temsilinin olmamasının, tedirgin edici olduğunu belirtti.

“Hindistan’ın Demokratik Siyasetindeki En Büyük Azınlığının Görünmezliği”

Siyasi yorumcu Niranjan Sahoo, yaptığı açıklamada, BJP’nin 2019’daki Lok Sabha seçimlerinde yalnızca 6 Müslüman adaya şans verdiğini ancak hiçbirinin kazanamadığını söyledi.

80 Lok Sabha koltuğuna sahip en büyük eyalet olan Uttar Pradesh’de BJP’nin tek bir Müslüman adaya bile yer vermediğini aktaran Sahoo, partinin bunu kutuplaşmak ve bir Hindu birliği yaratmak için yaptığını dile getirdi.

Nüfusun yüzde 14’ünü kapsayan Müslümanların henüz herhangi bir Bakanlar Kurulu’nda, Lok Sabha’da ya da Rajya Sabha’da bulunmamasının ciddi bir mesele olduğuna dikkati çeken Sahoo, bu durumun, “Hindistan’ın demokratik siyasetindeki en büyük azınlığının görünmezliği olduğunu” ve “acil dikkat gerektirdiğini” belirtti.

“Hindistan’ın Çeşitliliğine Yönelik En Büyük Tehdit Unsuru”

Sahoo, seçim sürecinde Müslümanların tamamen dışlanmasının ve BJP modelini giderek daha fazla taklit eden ulusal ve bölgesel partilerin, Hindistan’ın çeşitliliğine ve laikliğine yönelik en büyük tehdit unsuru olduğunu ifade etti.

Sahoo, önemli siyasi forumlarda ve Bakanlar Kurulu’nda Müslümanların bulunmamasının, onların haklarını ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için seslerini ve faaliyetlerini daha da zorlaştıracağını söyledi.

Güney Hindistan’da Müslüman lider Syed Azharuddin, Müslümanlara yönelik ayrımcılığın sadece seçimlerde değil; yargıda, idari görevlerde ve devlet politikalarında özellikle eğitim ve finans sektörlerinde de olduğunu söyledi.

İktidar partisinin azınlık grubunun ulusal başkanı Jamaal Enver Siddiqui ise hükümetinin kalkınma için çalıştığını, devletin tüm planlarının insanlara ulaştığını ve herhangi bir din ayrımının olmadığı ifade etti.

Siddiqui, hükümette sadece Müslüman temsilinin olmaması gibi şeylerin “gereksiz konular” olduğunu savundu. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |