Almanya

Organ Bağışı: Aksini Beyan Etmeyen Herkes Bağışçı mı Sayılacak?

Almanya'da organ bağışı ve organ nakli sayılarındaki düşüş nedeniyle mevcut yasanın düzenlenmesi yeniden gündeme geldi. Hasta hakları savunucuları yasa değişikliğine karşı çıkıyor.

Fotoğraf: nitpicker - Shutterstock.

Almanya’da federal hükûmetin Sağlık Bakanı Karl Lauterbach (SPD), ülkede organ bağışı oranlarındaki keskin düşüşleri gerekçe göstererek organ bağışı yasasında bir reform yapılmasını talep etti. Bakan Lauterbach, yeni düzenlemede organ bağışı yapmak istemeyenlerin bunu açıkça bildirmedikleri takdirde otomatik olarak organ bağışçısı sayılmaları teklifinde bulundu.

Şu anki mevzuatın başarısız kaldığını belirten Lauterbach, mevcut yasanın yetersizliğine dikkat çekti. “Organ bağışı bekleyen hastalar için yeni bir düzenlemeyi hazırlamakla yükümlüyüz.” diyen Sağlık Bakanı Lauterbach, Almanya’da çok sayıda kişinin organ bağışı yapmaya istekli olduğunu ama bu isteğini belgelememiş olması nedeniyle ölüm sonrasında organlarının alınamadığını ifade etti.

Çözümün ortaya konulabilmesi için daha önce de Federal Meclis’te tartışmalar yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını bildiren Bakan Lauterbach, meclisin eski kural olan “bağış için açıkça belgelenme” şartında kaldığını söyledi.

Çözüm Önerisi: Aksini Beyan Etmeyen Herkes Organ Bağışçısı

Lauterbach’ın önerisi ise bütün vatandaşları organ bağışı kapsamına almayı hedefliyor. Çelişki çözümü (Alm. Wiederspruch) olarak adlandırılan bu çerçeveye göre, organ bağışlamak istemediğini beyan etmeyen ve bu isteğini belgelemeyen bütün bireylerin organlarını bağışlamaya istekli oldukları varsayılıyor. Çelişki çözümü geçmişte de Federal Meclis tarafından tartışılmış ve 2020 yılında yasanın yeniden düzenlenmesi hedeflenmiş, ancak tasarı parlamentodan geçememişti.

Mevcut mevzuata göre; organ bağışçısı olmak için bireyin kendi rızasını hâlihazırda belgemiş olması gerekiyor. Buna ek olarak; şu anki düzenleme, vatandaşları bağışçı olma ya da olmama konusunda karar vermeye ve kararlarını organ bağış kartı edinerek yahut vasiyetname ile belgelendirmeye yönlendirmeyi hedefliyor.

Organ Bağışı ve Nakilleri Neden Azalıyor?

Alman Organ Nakli Vakfı (DSO) tarafından hazırlanan bir raporda Almanya’da organ bağışçıları ve nakledilen organ sayısında düşüş yaşandığı tespit edildi. Rapora göre, 2022 yılında Almanya’daki organ bağışçısı sayısında yüzde 6,9’luk bir düşüş yaşandı. Geçen yıl sadece 868 kişi öldükten sonra alınmak üzere bir ya da daha fazla organını bağışladı. Bir önceki sene ise 933 kişi organ bağışında bulunmuştu.

Geçtiğimiz 2022 yılı boyunca Almanya’da 2 bin 695 ağır hastaya organ nakli yapıldı. 2021 yılında ise organ nakli yapılan ağır hasta sayısı 2 bin 853’tü. Almanya’da şu anda yaklaşık 8 bin 500 kişinin hayatlarını kurtaracak bir organ bağışçısı beklediği belirtiliyor.

DSO bağış ve nakillerdeki azalmayla ilgili çeşitli nedenler öne çıkarıyor. DSO’nun Tıbbi Direktörü Axel Rahmel, özellikle geçen yılın başında Kovid-19 salgını nedeniyle hastane personeli arasındaki yüksek hastalık izinlerinin, yaklaşık yüzde 30 daha az organ çıkarılmasına ve nakline neden olduğunu ve kalifiye çalışan eksikliğinin de bu konuda genel olarak bir rol oynadığını açıkladı. Rahmel ayrıca kişilerin rıza vermiş olup olmaması durumuna da değindi:

“Organ bağışında bulunmamanın en yaygın nedeni rıza gösterilmemesidir. Tıbben mümkün olan organ bağışlarının yarısı ret nedeniyle gerçekleştirilememiştir. Bu vakaların dörtte birinde, vefat eden kişi organlarının alınmasını yazılı veya sözlü olarak reddetmiştir.”

Yazılı Olarak Rızanın Verilmediği Durumlar

Bununla birlikte, organ bağışına elverişli bir kişinin ölümünden önce vermiş olması gereken bir yazılı rızanın yokluğunda merhum adına karar vermek zorunda olan ailesi ve yakınları da, bu süreçte önemli bir role sahip. DSO, vakaların yüzde 42’sinde ailelerin ölen yakınlarının organlarının alınmasını reddettiğini tahmin ediyor. Retlerin yüzde 35’i ise ölen kişinin organ bağışlamak isteyip istemediğini bilmedikleri için ailelerin kendi değer yargılarına göre karar vermesine dayandırılıyor. Rahmel, potansiyel bir organ bağışçısının vasiyetinin genellikle hiç belgelenmediğinden yakındı. “Ancak, merhumun vasiyeti bilinmediği için akrabalar genellikle belirsizlik nedeniyle buna karşı çıkıyor” tespitini dile getiren Rahmel, buna itiraz kuralının getirilmesi çağrısında bulundu.

Çelişki Çözümüne Yönelik Eleştiriler

Alman Hasta Koruma Vakfı ise, yasada değişiklik yapılmasına karşı çıkıyor. Vakfın yönetim kurulu üyesi Eugen Brysch, Katolik Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, 2020 yılında Federal Meclisin tüm etik argümanları yoğun bir şekilde tartıştığını ve hayır oyu verdiğini hatırlattı. Brysch, Lauterbach‘ı o dönemde Federal Meclis tarafından kabul edilen organ bağışını teşvik etme girişimlerini uygulamamakla suçluyor. O zaman yapılan plana göre Mart 2022’ye kadar insanların bağış yapma isteklerini belirtebilecekleri çevrimiçi bir kayıt sisteminin oluşturulması gerekiyordu. Bu çevrimiçi sistem hâlen tesis edilmiş değil. (P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler