Gazze Şeridi

“Ateşkes” Sürecinin Yeni Kırılgan Dengesi: Kısıtlamalarla Açılan Refah Sınır Kapısı

Yaklaşık iki yıl sonra Refah Sınır Kapısı yeniden yaya geçişine açıldı; ancak açılış kotalarla sınırlı, insani yardım geçişlerine kapalı ve nihai güvenlik onayı İsrail’in kontrolünde. İlk aşamada yalnızca sınırlı sayıda Filistinlinin geçişine izin verilirken, Gazze’de tedavi imkânı kalmayan on binlerce hasta için süreç belirsizliğini koruyor.

“Ateşkes” Sürecinin Yeni Kırılgan Dengesi: Kısıtlamalarla Açılan Refah Sınır Kapısı
Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye geçmek üzere, Mısır Sağlık Bakanlığına bağlı ambulanslar ve sağlık ekipleri sınır kapısına ulaştı. Sağlık ekipleri ve ambulanslar, sınır kapısının açılması halinde Gazze’ye insani yardım ile tıbbi destek sağlamak amacıyla bölgede hazır bekliyor. | Fotoğraf: Stringer - AA.

Gazze ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı, kısa süreli bir pilot uygulamanın ardından, 2 Şubat itibarıyla yaklaşık iki yıla yakın bir sürenin ardından yeniden yaya geçişine açıldı. İsrail güvenlik yetkilileri, Mısır basını ve uluslararası ajansların aktardığına göre kapı, hem Gazze’ye giriş hem de Gazze’den çıkış yönünde faaliyete geçti. Ancak geçişlerin kapsamı, sayısı ve denetimine ilişkin ayrıntılar, açılışın fiili sonuçlarına dair farklı değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Reuters, BBC ve The Guardian’ın sahadan aktardığı bilgilere göre, açılışın ilk aşamasında geçişler kotalarla sınırlı tutuluyor. İlk gün için yaklaşık 50 Filistinlinin Gazze’den çıkmasına ve benzer sayıda kişinin Gazze’ye dönmesine izin verildiği bildirildi. İsrail basınında ve güvenlik kaynaklarına dayandırılan haberlerde, ilerleyen günlerde kapasitenin 150 çıkış ve 50 giriş seviyesine çıkarılmasının planlandığı belirtilse de, yetkililer mevcut uygulamayı “deneme”, “pilot” ya da “yumuşak açılış” olarak tanımlıyor. Bu aşamada sınır kapısından mal veya insani yardım geçişi yapılmadığı da teyit edilen bilgiler arasında.

Geçişler İsrail Kotrolünde Yapılıyor, Diğer Aktörler Yetkisiz

Reuters’ın aktardığı ayrıntılara göre, Refah’tan geçiş yapacak kişilerin listeleri önceden İsrail makamlarına iletiliyor ve nihai güvenlik onayı İsrail tarafından veriliyor. Gazze’den çıkan ya da Gazze’ye giren kişiler, İsrail’in kontrolündeki Philadelphi Koridoru boyunca yaklaşık 2,5 kilometrelik bir güzergâhı yürüyerek kat ediyor ve birden fazla kapıdan geçiyor.

Uluslararası basında yer alan bilgilere göre, bu kapılardan biri Filistin Ulusal Yönetimi personeli tarafından işletiliyor; ancak güvenlik taraması ve geçişi durdurma yetkisi uzaktan kontrol edilen sistemler aracılığıyla İsrail makamlarında bulunuyor. İsrail kamu yayıncısı KAN televizyonu gibi kaynaklar, sınırda yeni bir tarama ve güvenlik altyapısının devreye alındığını ve İsrail’in fiziki varlık göstermeden geçişleri anlık olarak bloke edebildiğini aktardı.

Refah’ın yeniden açılmasıyla birlikte Avrupa Birliği’nin sınır destek misyonu EUBAM Refah personeli de geçiş noktasında yeniden konuşlandı. AB Komisyonu ve Avrupa Dış Eylem Servisi, misyonun yolcu trafiğinin düzenlenmesine destek vermek ve Filistinli sınır personelinin faaliyetlerini izlemek amacıyla görev yaptığını açıkladı. Ancak Reuters ve BBC’nin aktardığı bilgilere göre, EUBAM Refah’ın geçiş listeleri, güvenlik onayı veya kota belirleme gibi karar süreçlerinde yetkisi bulunmuyor. Bu durum, AB’nin sahadaki varlığının “uluslararası gözetim” işlevi gördüğü, ancak uygulamaya yön veren bir hakem rolü üstlenmediği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Tedavi Almak İçin On Binlerce Kişi Çıkış Yapmayı Bekliyor

Refah’ın açılması, özellikle Gazze’de tedavi imkânı kalmayan hastalar açısından yakından izleniyor. Gazze Sağlık Bakanlığı, yerel hastaneler ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 20 bini aşkın hasta ve yaralının yurt dışında tedavi için beklediğini bildiriyor. BBC’ye konuşan Filistinli yetkililer, ilk etapta çıkış izni verilenlerin önemli bir bölümünün tıbbi tahliye kapsamındaki hastalardan oluştuğunu, bu kişilere bir veya iki refakatçinin eşlik edebildiğini aktardı.

Mısır tarafı, Refah çevresindeki hastanelerin ve ambulansların ilk hasta grubunu karşılamak üzere hazır bekletildiğini duyurdu. Buna karşın geçişlerin günlük kapasitesinin sınırlı tutulması, uluslararası basında mevcut hızla devam edilmesi hâlinde tıbbi tahliyelerin aylar hatta yıllar sürebileceğine ilişkin hesaplamaların yapılmasına yol açtı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, tedavi için Mısır’a sevk edilecekleri bildirilen bazı hastalar ve yaralıların bölgeden ayrılışının Refah Sınır Kapısı üzerinden değil daha önce olduğu gibi Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı üzerinden yapılacağını duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü ve Kızılhaç tarafından tedavi için Mısır’a sevk edilecekleri bildirilen Filistinliler, Gazze Şeridi’nden ayrılmak üzere getirildikleri Han Yunus kentindeki Kızılhaç Hastanesi’nden Refah Sınır Kapısı’na götürülmek üzere otobüslere bindirildi. Fotoğraf: Abdallah F.s. Alattar – AA.

“Ateşkes” Sürecinde Sahadaki Güvenlik Durumu

Refah’ın yeniden açılması, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes planının ilk aşamasında yer alan taahhütlerden biri olarak görülüyor. Plan, büyük çaplı çatışmaların durdurulmasını, esir takasını ve insani erişimin artırılmasını öngörüyordu.

Buna karşın Reuters ve AP, sınır kapısının açıldığı gün Gazze’nin farklı bölgelerinde İsrail saldırılarında can kayıpları yaşandığını bildirdi. Gazze’deki sağlık yetkilileri, ateşkesin 10 Ekim’de yürürlüğe girmesinden bu yana 500’ün üzerinde Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. İsrail ordusu ise bazı saldırıların, Hamas’ın ateşkesi ihlal ettiği iddialarına yanıt olarak düzenlendiğini savundu.

Türkiye, Mısır, Katar, Ürdün, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya ve Pakistan dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, ateşkes ihlallerine dikkat çekildi ve sürecin kırılganlığı vurgulandı. Hamas yetkilileri, Refah’ın açılmasını Gazze halkının “dünyaya açılan kapısı” olarak nitelendirirken, geçişlerin kısıtlı tutulmasının ateşkes anlaşmasının ruhuna aykırı olduğunu savundu. İsrail tarafı ise güvenlik gerekçeleriyle kontrollü ve sınırlı bir uygulamanın zorunlu olduğunu belirtiyor.

Refah İnsani Yardım ve Mal Geçişleri İçin Hâlâ Kapalı

Refah üzerinden mal ve insani yardım geçişlerinin başlamamış olması, yardım kuruluşlarının açıklamalarında da yer buluyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (Médecins Sans Frontières – MSF), Gazze’deki bazı uygulamaların yardım faaliyetlerini zorlaştırdığını belirtti. Öte yandan Birleşmiş Milletler adına bölgede insani yardım faaliyeti göstermeye çalışan UNRWA ajansı, Doğu Kudüs’teki Şuafat Mülteci Kampı’nda tesislerine su ve elektrik verilmediğini duyurarak, Filistinli nüfusun farklı bölgelerde de insani baskılarla karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Refah Sınır Kapısı’ndaki iki yönlü yaya geçişi, ateşkesin ilk aşamasındaki taahhütlerin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olarak kayda geçti. Ancak geçişlerin kotalarla sınırlandırılması, yardım akışının dışarıda bırakılması ve güvenlik onayının tek merkezde toplanması, uygulamanın kapsamı ve sürdürülebilirliği konusunda farklı değerlendirmelerin sürmesine neden oluyor.

Uluslararası ajanslar, bölge ülkeleri ve tarafların açıklamaları, Refah’taki bu sınırlı açılışın ateşkesin ikinci aşamasına geçişte ve Gazze için öngörülen yeni yönetim düzeneklerinin sahadaki karşılığında belirleyici bir gösterge olarak izlenmeye devam edileceğini ortaya koyuyor.

Gazze Şeridi’nin dünyaya açılan ve Mısır sınırında yer alan Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye geçmek üzere, Mısır Sağlık Bakanlığına bağlı ambulanslar ve sağlık ekipleri sınır kapısına ulaştı. | Fotoğraf: Stringer – AA.

Refah Sınırlı Olarak Açıldı, Bundan Sonra Gazze’de Ne Olacak?

Sınır geçişinin yeniden başlatılması, Davos’ta tanıtılan yeniden inşa “master planı” ile birlikte, çok daha çetrefilli olması beklenen ateşkesin ikinci aşamasına giden yolu açması bakımından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu aşamada Hamas’ın silahsızlandırılması, Gazze’nin gelecekteki yönetim modeli ve İsrail askerlerinin tamamen çekilmesi gibi başlıkların ele alınması öngörülüyor. Refah’taki uygulama, bu çerçevede ateşkesin ikinci aşamasıyla bağlantılı olarak gündeme gelen uluslararası yönetim mimarisini de yeniden öne çıkardı.

Bu mimarinin merkezinde, Donald Trump tarafından atanan eski Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Süreci Özel Temsilcisi Nickolay Mladenov yer alıyor. The Times of Israel gazetesinin doğruladığı taslak belgelere göre Mladenov, ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde kurulan Gazze Barış Kurulu kapsamında “Gazze için Yüksek Temsilci” olarak atanmıştı. Belgelerde Mladenov’un, ateşkes sonrası geçiş sürecinin “operasyonel kolu” olarak tanımlandığı; Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) dâhil olmak üzere çeşitli yapılar üzerinde yönlendirici yetkilere sahip olacağı belirtiliyor.

Taslaklarda, Barış Kurulu üyesi Türkiye ve Katar gibi ülkelerin daha çok danışma rolüyle sınırlandırıldığı; buna karşılık günlük yönetim, koordinasyon ve uygulama süreçlerinde Mladenov’a oldukça geniş yetkiler verilerek belirleyici bir konuma yerleştirildiği aktarılıyor. Ancak Refah örneğinde görüldüğü üzere, geçişlerin güvenlik onayı ve nihai kontrolünün İsrail makamlarında kalmaya devam etmesi, bu yetki mimarisinin sahada nasıl işleyeceğine dair soru işaretlerini gündeme taşıyor. Mladenov’un bölgede daha önce üstlendiği diplomatik görevleri değerlendiren bazı gözlemciler ise, kendisinin tarafları bir araya getirme konusunda deneyimli bir isim olmakla birlikte, İsrail’in güvenlik önceliklerine daha fazla ağırlık verdiği yönünde eleştiriler dile getiriyor.

Yüksek Temsilcilik görevine ilişkin ilk açık eleştiri ise 1 Şubat’ta Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Basem Naim’den geldi. Naim, Mladenov’un ateşkes ihlallerine dair yaptığı değerlendirmeleri hedef alarak, bu açıklamaların İsrail’in Refah’tan çekilme yükümlülüğünü ihlal etmesini ve ardından gelen saldırıları görünmez kıldığını savundu. Hamas’ın ateşkese tam uyum gösterdiğini öne süren Naim, buna karşılık İsrail’in insani yardımları engellediğini ve yüzlerce Filistinlinin ölümüne yol açan ihlallerini “güvenlik gerekçeleri” altında meşrulaştırdığını ileri sürdü. Naim’in açıklaması, 31 Ocak’ta Şeyh Rıdvan Mahallesi’ne düzenlenen ve 30 Filistinlinin hayatını kaybettiği hava saldırısının ardından geldi. (P/AA)

HASENE, Gazze’de sıcak yemek, ekmek ve içme suyu dağıtımlarına devam ediyor. HASENE, bu kapsamda Gazze Şeridi’nin kuzey, güney ve orta kesimlerinde üç farklı dağıtım noktası belirledi. Bağışta bulunmak için buraya tıklayabilirsiniz.
TIKLA

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler