İsrail’in Elbit Şirketine Yönelik Eylemler: Ulm5 Aktivistleri Gözaltında
İsrail’in en büyük silah üreticilerinden biri olan Elbit Systems’in Almanya’daki şirketi, eylül ayında Filistin aktivistlerinin eylemleriyle karşılaştı. Düzenledikleri eylem nedeniyle gözaltında tutulan Ulm5’i ve Elbit’in Almanya’daki durumunu inceleyelim.
Almanya’nın Ulm şehrinde 8 Eylül 2025 tarihinde beş aktivist, İsrail’in en büyük silah şirketi olan Elbit Systems’in Ulm’daki bürosuna girdiler. Ulm5 olarak isimlendirilen aktivistler, Elbit’in Almanya’daki yüzde yüz ortaklığı bulunan şirketinin, Gazze’deki savaş suçlarındaki sorumluluğuyla yüzleşmesine dikkat çekmeyi hedefliyordu.
Gözaltına Alınan Ulm5 Aktivistlerine Yöneltilen Suçlamalar
İrlanda, Birleşik Krallık, İspanya ve Almanya gibi ülkelerden olan ve yaşları 23 ila 39 arasında değişen beş aktivist, şirket ofisinin camlarını kırdı. Kırmızı boyayla ofis duvarlarına “bebek katilleri” ve “Elbit’i kapatın” yazılarını yazdı. İnternette dolaşan videolarda aktivistlerin sırtında “Palestine Action” yazılı pankartlar olduğu, ayrıca “Berlin’den Gazze’ye” ve “İntifada” gibi sloganlar attıkları görülüyordu.
Eylemin ardından konuyla ilgili açıklama yapan Eyalet Kriminal Dairesi Basın Sözcüsü Lisa Schröder, şirket duvarlarına izinsiz boya ile karalamalar yapıldığını, bu yazıların siyasi ifadeler içerdiğini ve bu nedenle de siyasi motivasyonlu bir suçtan şüphelendiklerini belirterek, eyaletin Kriminal Daire bünyesindeki Devlet Koruma ve Terörizmle Mücadele Merkezi tarafından beş aktiviste yönelik soruşturma başlatıldığını söyledi.
Aktivistlere suç örgütü üyeliği ve Almanya’da terör örgütü olarak sınıflandırılan Hamas’ın sembollerini kullanma suçlaması yöneltiliyordu. Yakalanan diğer 6 şüphelinin ise kimliği tespit edilememişti. Daha sonra kamuoyunda “Ulm5” olarak anılan aktivistlerin “sol aşırılıkçı bir arka plana” sahip oldukları da öne sürülüyordu. Eylemin ardından İsrail’in Almanya büyükelçisi Ron Prosor, bunun bir “terör eylemi” olduğunu ve sert bir şekilde cezalandırılması gerektiğini öne sürerek aktivistleri “Hamas destekçisi” olarak nitelendirdi.
Elbit’in Almanya’daki şirketine yönelik protestolar yeni değil. Daha önce 8 Ağustos’ta da “Elbit Almanya’yı Kapatın!” sloganıyla şirketin önünde protesto eylemleri düzenlenmişti. Bu eylemlerde Alman hükûmetinin İsrail hükümetine siyasi desteğinin sona erdirilmesi talep edilmiş, Filistin’e özgürlük çağrısında bulunulmuştu. Bu eylemlerden önce, nisan ayında yine aktivistler, Elbit’in Ulm’daki üretim tesislerinden birinde protesto kampı kurmuş, Temmuz ayı sonunda ise Ulm Katedrali’ne 30 metre uzunluğunda “Elbit Ulm’dan çıksın, soykırımı durdurun” yazılı bir pankart asmışlardı.
Elbit Systems ve İsrail’le Bağlantıları
Elbit Systems, yalnızca 2025 yılında elde ettiği 8 milyar dolarlık gelirle İsrail’in en büyük silah şirketi. İsrail’in Gazze’de yoğun şekilde kullandığı insansız hava araçlarının üreticisi olan şirket, İsrail kara kuvvetlerinin silah ve ekipmanlarının yüzde 80’i ile hava kuvvetlerinin kullandığı insansız hava araçlarının yüzde 85’ini tedarik ediyor. Bu açıdan şirket, kendisini İsrail Savunma Kuvvetleri’nin yoğun olarak Gazze’deki saldırılarında kullandığı dron filosunun “omurgası” olarak tanımlıyor.
Elbit Systems’in ürettiği silahlar İsrail ordusu tarafından yoğun biçimde kullanılıyor ve şirketin hissedarlarıyla düzenlediği bir toplantıda da sunduğu üzere bu silahlar Gazze’de Filistinliler üzerinde test ediliyor.
Bu durumla ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında İsrail’in Filistinlilere karşı soykırımının ekonomik etkenlerini inceleyen “İşgal Ekonomisinden Soykırım Ekonomisine” başlıklı raporunda Elbit’in Gazze soykırımındaki payına dikkat çekmişti.
Albanese bu raporu sunduğu programda, Elbit Systems’in de içinde yer aldığı silah endüstrisinin, İsrail’in insanlığa karşı işlediği suçlar ile doğrudan bağlantılı olduğunu, diğer devletlerin soykırım ekonomisine dönüşmüş olan bu işgal ekonomisinden uzak durarak ilişkilerini sona erdirme sorumluluğu taşıdıklarını ifade etmişti. İsrail’in 7 Ekim’den sonra Gazze’ye yönelik soykırım eylemlerinin ardından uluslararası aktivistler de, Elbit’e yönelik protesto çağrılarında bulunmuştu. Bunun üzerine Birleşik Krallık, Brezilya, Japonya ve Almanya’da Elbit’in yerleşkelerine yönelik protesto eylemleri düzenlenmişti.
Elbit Systems Deutschland ve Ulm5
Eylül ayında Elbit Systems’in Almanya’daki yerleşkesine yönelik eylem düzenleyen aktivistler polise mukavemet göstermeden göz altına alındılar. Daha sonra ise tutukluluk süreleri uzatıldı.
Ulm5’in avukatları ise yaptıkları açıklamada Stuttgart Başsavcılığını, Elbit Systems’in Almanya şirketini Gazze’de işlenen savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırıma olası katılımı bakımından soruşturma yürütmeye çağırdı ve Ulm5’in, daha büyük bir haksızlığı önlemek amacıyla bu eylemi gerçekleştirdiklerini söyledi.
Ulm5’i hukuki süreçte temsil eden avukatlar Dr. Maja Beisenherz, Mathes Breuer, Benjamin Düsberg, Rosa Mayer-Eschenbach, Christina Mucha, Matthias Schuster ve Martina Sulzberger, Elbit Systems’in Gazze’deki savaştan önemli ölçüde kâr elde ettiğini ve orada kullanılan insansız hava araçlarının büyük bir kısmını tedarik ettiğini belirtti. “Bu nedenle Elbit Systems Almanya da Gazze’deki savaş suçlarındaki ortak sorumluluğuyla yüzleşmek zorundadır. Buna rağmen Stuttgart Başsavcılığı, hâlâ bu yönde herhangi bir soruşturma başlatmamıştır.” ifadelerinde bulundu.
Ulm5’in avukatlarının yaptığı açıklamaya göre aktivistlerin eylemi, “açıkça meşru bir hedefe, yani Gazze’de sivillerin öldürülmesini durdurmaya” yönelikti. Eylem esnasında yalnızca maddi hasar meydana gelmiş, kimse yaralanmamıştı. Bu nedenle de Ulm5’in tutukluluk hâllerine derhal son verilmesi talep edildi. Ayrıca Ulm5’in 23 saat hücrelerde tutulduğu, tutukluluklarının ağır koşullar altında uygulandığı ifade edildi.
Avukatlar açıklamalarına şöyle devam etti: “Müvekkillerimiz eylem sırasında kendilerini kayda almış ve ardından polise hiçbir direniş göstermeden teslim olmuşlardır. Eyleme ilişkin bir video kamuya açık şekilde paylaşılmıştır. Açıkça görülmektedir ki amaçları yargıdan kaçmak değil, aksine eylemlerinin gerekçelerini ortaya koyabilmek için bu sürece katılmaktır.”
Elbit’in Yolsuzluk ve Kayıplarla Dolu Şirket Tarihi
Ulm5’in gözaltında tutulmasına yol açan protestoları, Elbit’in karşılaştığı ilk protestolar değil. Elbit Systems’in Birleşik Krallık’ta Bristol yakınlarında bulunan yerleşkesine yönelik Palestine Action aksiyonları da dikkat çekmişti. İngiltere’de önce “terörist” ilan edilen, ardından ise Birleşik Krallık Mahkemesi’nin bu kararı hukuka aykırı ve orantısız bulması ile hakkındaki “terörizm” sınıflandırması kaldırılan Palestine Action adlı aktivist grubu üyelerinin Elbit’e karşı düzenlediği protesto gösterilerinde binlerce kişi göz altına alınmıştı.
Protestolarla ilintili olarak Elbit Systems’in Birleşik Krallık’taki şirketi, the Guardian gazetesinin haberine göre 2024 yılında 4,7 milyon sterlin zarar açıklamıştı. Şirket 2023 yılında 3,8 milyon sterlinlik bir kâr elde etmişti.
İsrail’in Filistin’deki işgal ve sömürge hareketlerine karşı boykot hareketi olarak doğan BDS hareketine göre Elbit Systems, İsrail Savunma Bakanlığından yoğun sipariş alsa da şirketin uzun vadeli varlığı, gelirinin yüzde 80’ini oluşturan ihracat sözleşmelerine bağlı ve bu oran hızla düşüyor. 2024’ün son çeyreğinde Elbit’in ihracat hacmi yüzde 58’e geriledi. BDS hareketi, şirketin özellikle 2024 yılında Küresel Güney’deki sözleşmelerinin yüzde 35’inden fazlasını kaybetmesini, İsrail’in soykırımına yönelik küresel baskının bir başarısı olarak değerlendiriyor.
Elbit’e yönelik eleştiriler, yalnızca İsrail’in uyguladığı soykırım savaşlarındaki payıyla sınırlı da değil. Şirket, özellikle yolsuzluk iddiaları ve teknik arızalarla da uzun süredir gündemde.
En sonra 2025’in yaz aylarında NATO’nun tedarik ajansı NSPA’ya yönelik yolsuzluk soruşturmaları başladığında da Elbit’in ismi yeniden gündeme oturmuştu. Follow the Money, La Lettre, Knack ve Le Soir gibi medya kuruluşlarının kamuoyuyla paylaştığı ifşaların ardından NATO, 2025’in sonunda Elbit’in ihalelerde suç teşkil edebilecek uygulamalara dair işaretler nedeniyle Elbit Systems’i silah ihalelerine katılmaktan men etti.
Soruşturmadaki ana iddia, Lüksemburg’daki NATO tedarik ajansı NSPA çalışanlarının, gizli bilgileri savunma şirketlerine sızdırması, ayrıca bu yasa dışı faaliyetlerden elde edilen paranın, danışmanlık şirketleri kurularak aklanmasıydı. Ayrıca gazetecilerin ortaya çıkarttığı bilgilere göre, bazı savunma şirketleri NSPA’da çalışanlara milyonlarca avroluk rüşvet veriyordu.
Bunun haricinde 2021 yılında Avustralya Savunma Bakanlığı, Elbit Systems’in Avustralya’daki yerleşkesinden tedarik edilen milyarlarca dolarlık askerî teknolojinin, güvenlik endişeleri nedeniyle askerî ekipmanlardan çıkartılıp karantinaya alınmasını kararlaştırmıştı. O dönem Elbit teknolojisinin hassas verileri tehlikeye atabileceği, bu nedenle Avustralya ordu sistemlerinde kurulmaması yönünde talimat verilmişti.
Ulm5: “İsrail’in Soykırımına Direndiğimiz İçin Yargılanmayı Bekliyoruz”
Elbit Systems, aynı zamanda Almanya’da İsrail’in lobi çalışmalarına da destek veriyor. Almanya’da İsrail için lobi faaliyetleri yürüten “European Leadership Network” (ELNET) isimli kuruluş, 2025 yılında yine Elbit’in ve diğer İsrailli savunma şirketlerinin desteğiyle bir “Güvenlik ve Savunma Girişimi” başlatmıştı.
Uluslararası Af Örgütü 18 Eylül 2025 tarihinde yayınladığı bir raporda, İsrail’in hukuka aykırı işgali, soykırımı ve uluslararası hukuk ihlallerine katkıda bulunduğunu tespit ettiği 15 şirketi listelemişti. Bunlar arasında yer alan Elbit Systems’in İsrail’e dron ve güvenlik sistemleri sağladığı belirtiliyordu.
The Left Berlin’den Roser Gari Perez’e göre Elbit Systems’e karşı protestolarla dikkat çeken Ulm5’e yönelik ağır tutukluluk şartları, Almanya’nın son dönemde Filistin’le dayanışma gösteren hareketlere yönelik yaklaşımıyla uyumlu. Perez’e göre Filistin dayanışması hareketi, Almanya’nın birleşmesinden bu yana ülkede en çok baskı gören toplumsal ve siyasi hareket.
Buna karşın Ulm5 ise sosyal medyada yayınladıkları mektupta, Almanya’nın politik tutumunu hedef aldılar. Mektupta, Almanya’nın ekonomik çıkarlarının ve üretim ilişkilerinin korunmasının, soykırım gibi ağır suçların engellenmesinin önüne geçtiğini söyleyen Ulm5, “Bu koşullar altında ‘bir daha asla’ söyleminin içinin boş olduğu uzun zamandır görülüyor” dedi. Aktivistler, Almanya’nın uluslararası hukuk, insan hakları ve insani değerler konusundaki yaklaşımını eleştirerek, ülkenin jeopolitik ve ekonomik çıkarlarını öncelediğini ileri sürdü. Açıklamada, bu çıkarların korunması adına askerî ve söylemsel şiddete destek verdiğini belirtti.
Mektupta ayrıca, Almanya’da ve dünya genelinde kamuoyuna da çağrıda bulunuldu. “Vicdan sahibi herkesin kendi pozisyonunu açıkça ortaya koyması gerekiyor. Bu, her gün yeniden ifade edilmesi gereken bir duruştur” ifadelerine yer verildi. “İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımda ve Filistin’in işgalinde kullanılan silah ve askerî teknolojinin üretimine karşı direndiğimiz için yargılanmayı bekliyoruz.” diyen Ulm5, “Hiçbir baskı, Filistinli kardeşlerimizle olan dayanışmamızı kıramaz. İşgal, sömürgecilik ve yeni-sömürgeci düzenler altında yaşam mücadelesi veren halklarla dayanışmamız sürecek.” ifadelerini kullandı. (P)