GÜNDEM Avrupa’daki Türkler Noel’e Nasıl Bakıyor?

Batı Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenliler Noel hakkında ne düşünüyor? Perspektif Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Fransa’da yaşayan Türkiye kökenlilere sordu.

admin 24 Aralık 2017

Şehir meydanlarına, ofislere, hastanelere, kreşlere, neredeyse ülkenin her yerine kurulan süslü çam ağaçları. Meydanlarda ufak çadırlarıyla Noel pazarları. Neredeyse her okulda sınıf pencerelerinden dışarı taşan Noel şarkıları. Her gün, ufak kutucuklarından çikolata çıkan Noel takvimi. Hz. İsa’nın doğduğuna inanılan ve Hristiyanların en önemli bayramı olan Noel: 25 Aralık.

Soğuk kış günlerinin tam ortasında Noel, yalnızca Hristiyanların değil, Batı Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilerin de kapısını tıklatıyor. Peki Batı Avrupa’da azınlık olarak yaşayan yaklaşık 5 milyon Türkiye kökenli Noel’e nasıl bakıyor? Noel, Avrupa’daki Türkler için ne anlama geliyor? İşte 6 ülkeden 6 farklı cevap:

Almanya: “Kışın Soluk Yüzünü Aydınlatan Noel Pazarları”

Hristiyanların yoğun olarak yaşadığı ülkelerde genelde festival havasında, uzunca bir zamana yayılarak kutlanan Noel, Hristiyanlar arasında aile ile bir araya gelme zamanı olarak görülüyor. Genelde Batı Avrupa’da Noel arifesinde, yani 24 Aralık’ta, kiliseye gidiliyor, akşam birlikte yemek yeniliyor ve hediyeler veriliyor. Ertesi gün, yani 25 Aralık’taki Noel’de de yine aile ile birlikte vakit geçiriliyor.

İşyerlerinin ve alışveriş merkezlerinin kapalı olduğu, sokakların tamamen boşaldığı şehirlerde Noel Müslümanlar için de ailece bir araya gelme zamanı.

Ülkede kasım ayında her şehirde başlayan Noel pazarları yılbaşına kadar kurulu kalıyor. Almanya’da yaşayan Betül Kaya’ya göre, Noel pazarları “kışın soluk ve karanlık yüzünü aydınlatan yerler.” “Noel pazarlarından alışveriş yapmıyorum, ama yine de oraları gezmek hoşuma gidiyor.” diyen Kaya, geçtiğimiz sene Berlin’deki Noel pazarına Anis Amri tarafından düzenlenen ve 12 kişinin öldüğü terör saldırısını hatırlatan bir eklemede bulunuyor: “Sokakta gezerken, insanların bizler hakkındaki düşüncelerinden emin olamıyorum. Diğer insanların ön yargılarını desteklememek için sokakta davranışlarıma fazladan dikkat ediyorum.”

Belçika: “İçki İçilen Noel Pazarlarına Gitmiyorum”

Belçika’da yaşayan Selçuk Başsözen için de Noel “kış aylarında aile ile birlikte zaman geçirmek”ten başka bir şey ifade etmiyor. “Avrupa’da büyüyen Müslümanlar olarak bizim için Noel’de değişen bir şey yok. Sadece çocuklar sokaklardaki süslemelere hevesleniyorlar. Biz de onlara kendi bayramlarımızı anlatıyoruz.” diyen Başsözen, Noel pazarlarında alkol alımının çok olması nedeniyle bu tarz yerlere gitmediğini belirtiyor.

İsviçre: “Sen De Mi Noel Kutluyorsun?”

İsviçre’deki Noel gelenekleri de diğer Avrupa ülkelerinden çok farklı değil. Hediyeler ve ailece bir araya gelmek İsviçre’nin de Noel gelenekleri arasında.

Noel’deki hareketliliğin Müslüman çocukları özendirdiğinden dolayı zor bir dönem olduğunu belirten Yasemin Duran, Müslüman çocukları bu konuda bilgilendirmek gerektiğine değiniyor. Öğretmenlik yapan Duran, “Çocuklarıma Noel Baba’ya kıyas olsun diye değil ama Noel döneminde İmam Zeynel Âbidin’in fakirleri ziyaret ettiğini anlattım. Çocukların çok hoşuna gitti.” diyor. “Bu dönem Müslümanlar için kimliğini kontrol etme zamanı” şeklinde konuşan Duran, Müslümanların kendi bayramlarını basitçe geçiştirmemeleri gerektiğini söylüyor.

Duran’a göre Noel öncesi hediyeleşme geleneği bir yerde ticarete dönüşmüş durumda. Ayrıca Müslümanların evlerine çam ağacı alarak yürüttükleri kutlama yarışması üzücü ona göre: “Bu dönemde kendi dinî kimliğimizden uzaklaşıp uzaklaşmadığımızı kontrol etmemiz lazım.”

Öte yandan Avrupa’daki Müslümanların Noel gelenekleri karşısındaki tutumları da sıkça sorgulanıyor: “Noel’de komşum ‘Moskauer Pflasterstein’ isimli kurabiye yapıyor. Ben de o kurabiyelerden yaptığımda çevremden aldığım tepki beni şaşırttı. ‘Sen de mi Noel kutluyorsun?’ diyenler oldu.”

Fransa: “Aile İle Birliktelik”

Fransa’da yaşayan Behice Uğur için çocuklara Noel Baba’nın hediye getirmesini ve evde çam ağacı kurulması gibi konuları anlatmak hiç de kolay değil.

Uğur’un Noel pazarlarında en hoşuna gitmeyen şey ise sıcak şarap ve sosis kokusu. Ona göre de soğuk ve karanlık kış günlerindeki Noel ışıklandırmaları insana moral veriyor. “Ama yine de bütün bu hazırlıkların kısmen israf olduğunu düşünüyorum.” diyen Uğur, Noel’in dinî motiflerinden arınmış, hediye alışverişi etrafında yoğunlaşan bir bayram olarak kutlandığı kanaatinde: “Noel hazırlıklarının bir ay önceden başlaması bile yorucu.” Uğur’a göre Avrupa’daki gayrimüslimlerle Müslümanlar arasında Noel zamanı ortak nokta aile buluşmaları: “Noel tatilini onlar gibi biz de ailece geçiriyoruz. Tek fark, onlar kutlayarak biz kutlamayarak.”

Avusturya: “Anın Keyfini Çıkartma Gayreti”

Avusturya’da yaşayan Duran Serttaş için Noel yıllardır alışık olduğu, sıradan bir dönem anlamına geliyor. Serttaş’a göre Noel, Hristiyanların ailece Hz. İsa’nın doğumunu kutladığı ve çok mutlu oldukları bayram günleri. Ona göre Noel ve tatil günleri, insanların daha sakin, anın keyfini çıkartma gayretinde oldukları zamanlar sunuyor: “Bütün bir şehir ışıklandırmalarla farklı bir atmosfere giriyor.”

Hollanda: “Bayram Tebrik Kartları”

Hollanda’da yaşayan Güler Sezer’in Noel’e dair bir görüşü yok. Sezer, çokkültürlü bir ülkede herkesin kendi dinini yaşamakta serbest olduğunu söylüyor. Öte yandan kendisini herhangi bir dine mensup olarak tanımlamayan Hollandalıların Noel’i kutlamaları ona garip geliyor: “Aslında Noel’i bir çeşit eğlence olarak görüyorlar.”

Sezer’in anlattığına göre Hollanda’da Noel’de komşuların birbirlerinin bayramını kutlama amacıyla kartpostal göndermesi gibi bir gelenek var: “Bizim kutlamadığımızı bildikleri hâlde bize ‘iyi seneler’ dilekleri yazıp gönderiyorlar. Biz de aynı şekilde Noel kutlamadığımız hâlde saygıdan dolayı onların bayramlarını kutlarız.” (kz, ezk)

 

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar