GÜNDEM Belçika’da Sudanlı Sığınmacılar Hükümet Krizine Neden Oldu

Belçika’daki Sudanlı sığınmacılar krizi hükümeti derin bir uçuruma sürükledi. Göç ve İltica Bakanı Theo Francken sınır dışı edilen sığınmacılara işkence iddialarının ardından topa tutuluyor.

admin 9 Ocak 2018

Belçika’nın ekim ayında Sudan’a zorla geri gönderdiği sığınmacıların Sudan’da işkenceye uğradıkları iddiası gündeme damga vurmuştu. Hükümetin hatalı sınır dışı politikası nedeniyle işkence gören sığınmacılarla ilgili tartışma daha da alevlendi. Atmış olduğu hatalı adımlardan dolayı Belçika Göç ve İltica Bakanı Theo Francken istifaya zorlanıyor. Francken’ın bağlı olduğu Yeni Flaman İttifakı Partisinin başkanı Bart De Wever ise, Francken’ın istifası durumunda partisinin hükümetten çekileceğini açıkladı.

Atmış olduğu hatalı adımlardan dolayı Belçika Göç ve İltica Bakanı Theo Francken istifaya zorlanıyor. Francken’ın bağlı olduğu Yeni Flaman İttifakı Partisinin başkanı Bart De Wever ise, Francken’ın istifası durumunda partisinin hükümetten çekileceğini açıkladı.

Belçika’daki mevcut Sudanlı sığınmacılar krizi hükümeti derin bir uçuruma sürükledi. Göç ve İltica Bakanı Theo Francken sınır dışı edilen sığınmacılara Sudan’da işkence iddialarının ardından hatalı sınır dışı politikasından dolayı uzun süredir topa tutuluyor. Hristiyan Demokratlar (CD&V) Partisinin Başkanı Wouter Beke ve Flaman Liberal Demokratlar (Open VLD) Partisinin Başkanı Gwendolyn Rutten konu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundular. Her ikisi de resmî olarak Göç ve İltica Bakanı Theo Francken’ın istifasını istememiş olsalar bile Francken’ı ağır şekilde eleştirmiş ve bakanın inandırıcılığını kaybettiğini savunmuşlardı. Walon bölgesinde liberalleri temsil eden Reformist Hareketine (MR) mensup önemli şahıslar da Francken hakkında sabırlarının tükendiğini açıklamışlardı. Bunların yanı sıra farklı partilerden birçok önemli siyasetçi bireysel olarak Francken’i eleştirdi ve istifa etmesi gerektiğini savundu.

Francken geri gönderilen Sudanlı sığınmacıların işkenceye uğradığı iddiası üzerine bir araştırma başlatmış ve ocak ayına kadar herhangi bir sınır dışının zaten planlanmamış olduğunu açıklamıştı. Ardından çıkan haberler ise tersini ispat etti: Göç ve İltica Bakanı ocak ayında planlanmış olan bir sınır dışı işlemini gizlice iptal ettirmiş ve bu gerçeği vatandaştan ve hükümetten saklamıştı. Sorumlu bakanın ayrıca ekim ayında Mülteciler ve Vatansızlar Genel Komiserliği tarafından Sudanlı sığınmacıların geri gönderildikleri taktirde işkenceye uğrayabileceklerine dair aldığı uyarıyı görmezden gelmiş olması atmosferi daha da gerginleştirmişti.

 

Göç ve İltica Bakanı Parti Başkanı Tarafından Koruma Altında

Theo Francken’in mensup olduğu sağ milliyetçi Yeni Flamanlar İttifakı (NVA) Partisinin başkanı Bart De Wever ağır eleştirilere karşı sessiz kalmadı. De Wever “Theo Francken’in arkasındayım ve onu satmayacağım. Francken istifaya zorlanırsa Yeni Flamanlar İttifiki Partisi olarak hükümetten çekiliriz.” dedi. Bu açıklamalar Belçika gündemine damgasını vurdu. Ağır bir tehdit olarak görülen bu açıklamalara karşı Başbakan Charles Michel (MR) işe ılımlı duruşunu koruyarak “şantaj ve tehditlerle beni etkileyemezler. İltica konusu bir ego savaşından daha iyisini hak ediyor. İşkence iddiaları üzerine yürütülen araştırma sonlanınca herkes siyasi değerlendirmesini yapabilir. Bir hükümet önderi olarak soğukkanlı olmam gerekiyor.” dedi.

 

Muhalefet Sessiz Kalmadı

Hükümeti düşürme tehdidine karşı muhalefetteki Yeşiller (Groen) ve Sosyalistler de (Spa) sessiz kalmadı. Her ikisi de hükümetin derinden yaralandığı kanaatinde. Yeşiller partisi Yeni Flaman İttifakı partisinin devletin patronu gibi davranmasından ve Başbakanı parmağında oynatmasından rahatsız. Sosyalist Parti Başkanı John Crombez ise “Ya herkes ne istediğini açıkça söylesin yada konu kapansın; ülke yönetimine devam edilsin” diyor.

 

Ne Olacak?

Bart De Wever’in “hükümetten çekiliriz” açıklamalarından sonra koalisyon partnerleri Hristiyan Demokratlar ve Liberal D emokratlar geri adım attılar. Her iki partinin parti başkanları Göç ve İltica Bakanına yönelik ağır eleştirilerinin arkasında duruyor, fakat buna rağmen hükümetin düşmesini istemedikleri için geri adım atıyorlar. Nitekim erken seçim hiçbirinin yararına olmayacak. Mevcut durumda Yeni Flaman İttifakı Partisi vatandaştan büyük destek alıyor ve erken seçim olması hâlinde bundan en avantajlı çıkacak olan parti olacağa benziyor.

Öte yandan Yeni Flaman İttifakı Partisinin hükümeti düşürme tehdidi pek gerçekçi görünmüyor. Şu an İçişleri, Maliye, Savunma, Göç ve İltica ve Eşit Fırsatlar ve Yoksullukla Mücadele Bakanlığı Yeni Flaman İttifakı partisinin elinde. Parti programlarındaki kilit konularla ilgili bakanlıkların ellerinde olma avantajını kaybetmeyi göze almaları gerçekçi görünmüyor.

Önümüzdeki günlerde hükümetin selameti için bütün partiler muhtemel olarak sükuneti tercih edecekler gibi görünüyor. Başbakan Charles Michel’in tavsiyesi üzerine bütün partiler işkence iddiaları üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarını bekleyecekler.

Belçika Hükümetinde Kimler Var?

Belçika hükümeti Liberaller (Open VLD ve MR), Hristiyan Demokratlar (CD&V) ve Flaman Milliyetçilerden (NVA) oluşan bir koalisyon. Koalisyonun tek Walon ortağı Belçika’nın Fransız bölgesindeki Liberaller (MR). Diğer üç koalisyon ortağı Flaman partileri. Bu koalisyona İsveç bayrağı ile benzerliğinden dolayı “İsveç Koalisyonu” adı veriliyor. İsveç bayrağındaki mavi fonu Liberaller, sarı rengi Milliyetçiler, haç işaretini ise Hristiyan Demokratlar temsil ediyor. 2014 yılında kurulan federal hükümetin görev süresi 5 yıl. (nsa)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar