GÜNDEM İslamofobiye Kucak Açan Aşırı Sağcı Bir Grup: “Önce Britanya”

İngiltere’deki “Önce Britanya” isimli aşırı sağcı grup, Trump’un Twitter’daki paylaşımlarıyla takipçi sayısını arttırdı. Fakat asıl mesele, birkaç bin takipçiden daha fazlası. Aşırı sağcı grubun, sosyal medyada ciddi bir meşruiyet zemini kazanma tehlikesi var.

Chris Allen 1 Şubat 2018

İngiltere’deki “Önce Britanya” isimli aşırı sağcı grup, Trump’un Twitter’daki paylaşımlarıyla takipçi sayısını arttırdı. Fakat asıl mesele, birkaç bin takipçiden daha fazlası. Aşırı sağcı grubun, sosyal medyada ciddi bir meşruiyet zemini kazanma tehlikesi var.

ABD Başkanı Donald Trump’un İngiltere’deki Önce Britanya (İng. “Britain First”) isimli aşırı sağcı grubun genel başkan yardımcısının hesabında yayınlanan videoları kendi Twitter hesabında paylaşması İngiltere’de şaşkınlık ve öfke yarattı. Trump’ın söz konusu videoları 44 milyon civarındaki takipçisiyle paylaşması, İngiltere Başbakanı Theresa May tarafından sert bir dille eleştirildi.

Herhangi bir ilave yorum içermeyen söz konusu videolardan biri, bir grup Müslüman’ın bir erkek çocuğunu çatıdan itmesini gösterirken, bir diğerinde Bakire Meryem heykelini kıran bir Müslüman genç görülüyor. Son video ise koltuk değneğiyle yürüyen Hollandalı bir gencin, bir Müslüman tarafından darp edilme kaydını gösteriyor. Her ne kadar videoların güvenirliliği Washington’daki Hollanda Büyükelçiliği tarafından şüpheyle karşılansa da, – son videodaki saldırganın Hollanda vatandaşı olduğu iddia edilmişti-, bu durum 22 bin kişinin 24 saatten az bir sürede “Önce Britanya” isimli grubun Twitter hesabını takip etmeye başlamasına yetti.

Bahsi geçen Twitter hesabı Jayda Fransen’e ait. “Önce Britanya” grubunun başkan yardımcılığını yürüten Fransen, Trump’ın o videoları paylaştığı sıralarda, 2017 yılının başlarında Kuzey İrlanda’da bir mitingde yaptığı konuşmadaki tehditkar, saldırgan ve hakaret içeren söz ve davranışlarından dolayı göz altına alınmış ve kendisine dava açılmıştı. Yargılanmakta olmasına rağmen, Fransen Trump’a cevaben, “Tanrı seni korusun, Trump! Tanrı Amerika’yı korusun!” yazdı ve mesajını “Hristiyan Askerler İleri” adlı popüler bir Hristiyan ilahisinin kısaltması olan “OCS” (İng. “Onward Christian Soldiers”) ile bitirdi. “Önce Britanya” isimli bu gruba kazandırılan, şimdiye dek eşi görülmemiş bu şöhretin en kaygı verici yanı ise, Trump’ın vemiş olduğu destekle, bu grubun ve iğrenç İslamofobik ideolojisinin itibar görmesi.

“Önce Britanya” Nedir?

“Önce Britanya”, cihat karşıtı bir hareket olduğunu iddia eden; blog yazarları, Thinktank’ler, sokak hareketleri ve Avrupa’nın işgal edildiğine ve İslamlaştırıldığına inanan siyasi gruplardan oluşan, az sayıdaki sağcı gruplardan biri. 2011’de kurulan grup, İngiltere’nin aşırı sağcı ve Neonazi çevresinde konumlanmış durumda. “Önce Britanya”nın kurucuları, artık var olmayan, fakat önceden Avrupa’da yerel düzeyde anaakımlaşma başarısını yakalamış, aşırı sağcı “İngiltere Ulusal Partisi” (İng. “British National Party”) eski üyelerinden oluşuyor. “Önce Britanya”, Almanya’daki Pegida benzeri fakat ondan daha ufak çaplı, aşırı sağcı bir sokak hareketi olan “İngiltere Savunma Birliği”nin (İng. “English Defence League”) dağılmasından faydalanıp, İslamofobiye alenen kucak açmış bir oluşum.

En başlarda İngiltere Ulusal Partisi’nin (BNP) anaakımdaki başarısını taklit etmek isteyen “Önce Britanya”, bu alanda etkili olamayacağını anladığında doğrudan eyleme geçme kararı aldı. Grup, az sayıdaki aktivistlerini seferber ederek, Londra’nın özellikle Müslüman bölgelerinde zırhlı araçlarla “Hristiyan Devriyesi”ne çıkarak, sokak gösterilerinde büyük beyaz bir haç taşıyarak daha agresif bir tutum içine girdi. En çok tartışma getiren eylemleri ise, “cami işgalleri” olarak bilinen, imamlara ve cemaate zorla İngiliz Ordusu’nun bastığı İncilleri dağıtarak onları görüntülü kayda almak oldu.

Grubun eylemleri gazete manşetlerine yansımış olsa da “Önce Britanya” en fazla çevrimiçi alanda aktif. Etkisinin en fazla olduğu alan da burası. Özellikle Facebook’u kullanan grup, düzenli bir şekilde videolar yayınlıyor. Bu videolar, İngiliz bayrağına sarılmış köpek yavrularından tutun da, 1. ve 2. Dünya Savaşlarında “bizi kurtarmak” için savaşmış olan askerleri hatırlamamız gerektiğini söyleyen açıklamalara kadar farklı içeriklerden oluşuyor. Görsellerin ve videoların çok azında açık bir şekilde “Önce Britanya” adı geçiyor. Bunun yerine, “gururlu ve vatansever iseniz videoları beğenin ve paylaşın” deniliyor. Sonuç olarak, birçok insan grubun ne anlama geldiğini ya da neyi temsil ettiğini bilmeden, “Önce Britanya”nın içeriklerini beğenip paylaşmış oluyor.

Nitekim, grubun Facebook’ta iki milyona yakın takipçisi olmasına rağmen, Önce Britanya’nın “gerçek hayatta” eylemleri için toplayabildiği insan sayısı oldukça düşük. Biraz daha somutlaştırmak gerekirse, İngiltere Savunma Birliği, popülaritesinin zirvede olduğu zamanlarda üç bine yakın destekçisini sokaklara ve gösterilere çekebiliyordu. “Önce Britanya” ise, ancak 100 ile 200 kişiyi sokaklara çekebiliyor. YouTube sayfasına bakılırsa, grup doğrudan eylem organize ettiğinde, eylemlere iştirak eden aktivistlerin sayısı 20’yi geçmiyor.

Müslümanlardan Nefret Etme İcazeti

Kendisini sokak savunma örgütü olarak tanımlayan “Önce Britanya”, şiddetli bir İslamofobi ile “beyazların üstünlüğü” ve “göçün engellenmesi” gibi daha geleneksel nasyonalist fikirleri birleştiriyor. En fazla dikkat çekeni ise, İngiltere’nin İslamlaştırılmasına karşı “ön saf direnişi”ni temsil ettiklerini belirten açıklamaları. “Önce Britanya”yı ülkedeki diğer aşırı sağcı gruplardan ayıran şey ise, rutin bir şekilde Hristiyanlığı ve Hristiyan sembolleri kullanıyor olması. Bunun için Hristiyan Kiliseleri ve dinî cemaatler tarafından kınansalar da, “Önce Britanya”nın kurucusu James Dowson önceden Protestan papazı idi. Downson’ın papaz iken, Kuzey İrlanda’daki kralcı paramiliterler ile sıkı ilişkiler içinde olduğu biliniyor. Hristiyanlığın, İngiliz toplumu ve kültürünün ana temeli olduğunu iddia eden grupla ilgili en kaygı verici kısım ise, kıyametin çok yaklaştığı ve hatta kurtuluşun Hristiyanlık ve İslam savaşından sonra nihai olarak geleceği inancı.

“Önce Britanya”, bazılarınca önemsenmese de Trump’ın desteği bu durumun değişmesi anlamına gelebilir. Twitter, her ne kadar “Önce Britanya” ile ilişkili hesapları –Fransen’inki de dâhil olmak üzere- kapatmış olsa da, grubun nefret içerikli paylaşımlarını Trump’ın milyonlarca takipçisiyle paylaşması, gruba bir meşruluk ve itibar kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda kaygı verici bir şekilde bu grubun destekçileri ya da sempatizanlarına Müslümanlardan ve Müslüman cemaatlerden nefret etme icazeti vermiş oluyor.

İngiltere’de aşırı-sağcılara ivme ya da meşruiyet kazandırma ülke atmosferinde epey kaygı verici boyutta. Brexit’ten beri, özellikle Müslümanlara ve yabancı addedilen topluluklara yönelik nefret suçları rekor seviyeye ulaştı. Aynı şekilde, hükümetin aşırıcılıkla ve terörle mücadele programında adı geçen aşırı sağcı eylemcilerin sayısı da hızla arttı. İngiliz aşırı sağcıları içinde saldırganlaşan ve şiddete başvurmak isteyenlerin sayısı da artmış durumda. En son “Ulusal Hareket” (İng. “National Action”) adlı Neonazi gençlik hareketi terörle ilişkili olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Bu tarz gruplara en ufak bir meşruiyet kazandırılması bile son derece tehlikeli. Büyük bir olasılıkla bu tarz endişeler “retweetle” butonuna tıklarken Trump’ın aklına dahi gelmiyor.

©Shutterstock.com/Valdis Skudre

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar