CAMİ SALDIRILARI Almanya | Cami Saldırılarına Yönelik Tepkiler Sürüyor

Sivil toplum kuruluşlarından, Almanya'da gerçekleşen saldırılara yönelik eleştiriler devam ediyor.

admin 10 Nisan 2018

Almanya‘da 2018 yılının başından bu yana 36 camiye saldırıda bulunuldu. Dört ay gibi kısa bir zaman diliminde çok sayıda saldırı gerçekleşmesi Almanya’daki Müslüman toplum açısından panik ortamı yaratmakta. Perspektif, daha önce yaptığı bir çalışmayla gerçekleşen bu saldırıların olağan bir hal almaması için neler yapılması gerektiğine dair kamuoyunun farklı kesimlerinden fikirlerini almıştı. Cami saldırılarına yönelik eleştiriler, farklı sivil inisiyatifler tarafından dile getirilmeye devam ediyor. Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı İhsan Öner, Almanya’da son dönemlerde sayıları gittikçe artan saldırılarla ilgili açıklamada bulundu.

İhsan Öner, Almanya’da Türk kurum ve kuruluşlarının yanı sıra ibadethanelere yapılan saldırıların faillerinin hala bulunamamasını eleştirerek, “İki günde iki teşkilatımız saldırıya uğradı, duvarlarına malum sloganlar yazıldı. Hala suçlular yakalanmadı ve insanların yüreğindeki endişe giderilemedi.” ifadesini kullandı.

“Suçlular Hâla Yakalanmadı”

ATİB Genel Başkanı Öner, yaptığı yazılı açıklamada, bir hukuk devletinde hiç kimsenin bir kısım insanları kendi hallerine bırakmaya, onları endişe içinde yaşatmaya hakkı olmadığını belirtti. Almanya’nın tüm dünyada demokrasiye, insan hak ve hukukuna çok değer veren bir ülke olarak bilindiğini ifade eden Öner, şunları kaydetti:
“Anayasasıyla, kurum ve devlet teşkilatlarıyla yerli yerine oturmuş ve başka ülkelerdeki insan haklarını yakından izleyen sivil toplum kuruluşları ile isim yapmış bir ülkede her gün bir Türk kuruluşu veya ibadethanesi saldırıya uğrarken, insanlar korkutulurken, bu haberler bırakın Alman medyasını, yakındaki güvenlik görevlilerini bile harekete geçirmeye yetmemektedir. Bazen nerede yaşadığımızı, hangi ülkenin güvenlik sistemi içinde olduğumuzu düşünmeden edemiyoruz. İki günde iki teşkilatımız saldırıya uğradı, duvarlarına malum sloganlar yazıldı. Hâlâ suçlular yakalanmadı ve insanların yüreğindeki endişe giderilemedi.”

Bu ülkede 30 yıldır faaliyet gösteren önemli bir sivil toplum kuruluşu olduklarına işaret eden Öner, Türk toplumunun, yetkililerden bazı soruların yanıtını almayı beklediğini kaydetti. Öner, “Harekete geçmek, suçluları yakalamak için neyi bekliyorusunuz? Eğer bu hareketsizlikte bir kasıt yoksa, ki biz bir kasıt olduğuna inanmıyoruz, niçin suçlular yakalanamıyor? İstihbaratıyla ünlü bu ülkede bu tür eylemler karşılıksız kalacaksa, bizler kime ve neye güvenelim? Yoksa bazı çevreler tarafından güvensiz ve endişe içinde yaşanmamız mı isteniyor?” ifadelerini kullandı.

“Sağduyu Sahibi İnsanları Hukuku Savunmaya Çağırıyoruz.”

Hukuk devletinde hiç kimsenin bir kısım insanları kendi hallerine bırakmaya, onları endişe içinde yaşatmaya hakkı olmadığını vurgulayan ATİB Genel Başkanı Öner, “Lütfen barış içinde yaşayan insanların huzurlarını bozmaya izin vermeyin. Buna izin verenlere de geçmişte ve başka ülkelerde yaşanmış çeşitli kötü olayları örnek göstererek, bu tür davranışlardan vazgeçirmeye çalışın. Çünkü Türk toplumu olarak bu tür eylemlerin hedefi olmaktan sabrımız taşmak üzeredir. Hukuk, bir fert, bir grup, bir mezhep için değil herkes için vardır. Bu ülkedeki sağduyu sahibi insanları buradaki Türk insanının da hukukunu savunmaya çağırıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. (AA, P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar