Avrupa'da İslami cenaze hizmetleri Bilinmeyen Bir Alan: Almanya’nın Gasilhaneleri

Almanya’da vefat eden bir Müslümanın cenazesi nerede ve nasıl yıkanır? Akıllara çok gelmeyen bir sorunun peşine düştük.

Hatice Çevik 30 Mayıs 2018

Almanya’da yaklaşık 5 milyon Müslüman var. Göçmen olarak başladıkları bu yolculuktaki “son göç” de çoğu zaman bu ülkede gerçekleşiyor. Peki Almanya’da vefat eden Müslümanlar nerede yıkanıyor? Bu sorunun cevabı oldukça çeşitli.

Ülkede Müslüman bir cenazenin yıkanabilmesi için dört alternatif söz konusu. Bunlardan ilki caminin gasilhanesi, ikincisi hastaneler, üçüncü alternatif ise mezarlıkların gasilhaneleri. Son alternatif ise cenaze firmalarının gasilhaneleri. Birçok cenaze nakil firmasının kendisine ait morgları ve kendilerine ait gasilhaneleri var. Cenaze firmasının gasilhanesi olmadığı durumlarda Müslüman cenazeler, gasilhanesi olan diğer nakil firmalarının alanlarında yıkanabiliyorlar. Bu dört alternatiften en çok tercih edilen yer ise çoğu zaman “cami gasilhaneleri” oluyor.

Cenaze nakil firması görevlisi Mehmet Kara’nın belirttiğine göre birçok kez cenazenin yıkanacağı yerin tercihinde çoğunlukla zaman faktörü etkili oluyor. Cenazenin bir yerden başka bir yere çokça taşınmaması adına, cenaze nereye daha yakınsa orada yıkanması tercih ediliyor. Cenaze nakil firması sahibi Fatih Yörük, bu noktada hocaların daha çok cenazenin cami gasilhanesinde yıkanması konusunda ısrar ettiğini belirtirken ayrıca camilerdeki gasilhanelerin daha yeni ve geniş olduğunu vurguluyor. Bu alternatifler içerisinde cenaze yıkamak için uygun ve hijyenik altyapısı sağlam olan ikinci bir alternatifin hastaneler olduğunu belirten Yörük, Almanya’daki her hastanenin bu hizmete sahip olmadığının da altını çiziyor.

Cenazenin yıkanmasıyla ilgili özel bir düzenlemenin bulunmadığı ev gibi alanlarda cenazenin yıkanması söz konusu değil. Zira birçok ülkede cenaze yıkanacak alandaki su giderlerinin, sıradan su giderlerinden farklı olma zorunluluğu var.

Cenaze Nakil Firmaları’nın Yaşadığı Zorluklar

Almanya merkezli hizmet veren UKBA Cenaze Yardımlaşma Derneği‘nden Emrullah Yayla’ya göre Avrupa’da Müslüman cenazelerin defin öncesindeki işlemlerinde ciddi bir sıkıntı söz konusu olmasa da, Müslümanların yıkanacağı gasilhanelerin sayısı da yeterli değil. Aynı fikirde olan Mehmet Kara ise bu alandaki çalışmaların yoğunlaşması gerektiğini vurgularken, camilerin ve uyum meclislerinin belediyelerden çözüm talebinde bulunması gerektiğini öneriyor.

Emrullah Bey, Almanya’da Müslüman cenazelerin yıkanmasındaki zorluklarla ilgili şunları söylüyor: “Söz konusu saha dağınık bir bölge. Bir Müslüman kardeşimiz vefat ettiğinde cenaze eğer başka bir ülkeye defnedilecekse uçağa yetişme, konsolosluk işleminin gerçekleşmesi ve sonrasında cenaze namazı için camiye götürülmesi gibi süreçler esnasında şehirler arasında gidiş geliş yaşanabiliyor. Cenazenin yıkanması konusunda da bu dağınık coğrafyanın bir etkisi var.”

Cenaze eğer Türkiye’ye gönderilecek ve orada defnedilecekse, dikkat edilmesi gereken başka bir husus daha ortaya çıkıyor. Almanya’da bazı eyaletlerde gece uçuş hizmeti bulunmuyor. Diğer taraftan cenaze nakil firmalarının cenazenin morgdan çıkarılıp uçağa transferini 4 saat içinde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Bu gibi durumlarda nadir de olsa cenaze Türkiye’ye yıkanmadan gönderilebiliyor. Normal şartlar altında nakil firmaları cenazeyi başka ülkeye nakletmeden önceden vefatın gerçekleştiği ülkede yıkama, kefenleme ve cenaze namazını kılma gibi tüm işlemleri gerçekleştiriyor.

Gasilhanelerle ilgili bir diğer sorun ise mevcut gasilhanelerin kapatılması durumu. Hristiyan kültüründe ölüyü yıkama gibi bir zorunluluğun olmamasından dolayı, hastanelerdeki gasilhaneler, Hristiyan cenazelerin hazırlanmaları ve talebe göre mumyalanmaları için kullanılmakta. Gasilhanelerin kapatılması konusunda etkili olan bir başka sebep ise Müslüman ve Hristiyan yas kültürlerindeki farklılıklar. Müslümanlarda gasilhaneye birçok kişi girip son yolculuğa şahitlik etmek isterken, Hristiyan yas kültüründe böyle bir durum söz konusu değil. Hristiyanlarda görevli iki kişi işlemleri yapıyor, cenazeye kıyafet giydiriyor, tabutun açık olduğu durumlarda ölünün makyajı yapılıyor ve yakınlarına teslim ediliyor.  Diğer yandan Müslümanların vefat durumunda acıyı yaşama ve bunu ifade etme biçimleri de Hristiyanlara göre oldukça farklı. Tüm bu durumlar göz önüne alındığında çoğunluğu Hristiyanlardan oluşan ülkelerde gasilhane talebi çoğunluğu Müslüman olan ülkelere nazaran hem daha az, hem de mevcut gasilhanelerdeki “tartışmalar” daha çeşitli.

Hastane ve Camilerdeki Gasilhanelerin Farklılıkları

Almanya’da hastane ve camilerin gasilhaneleri arasındaki farklılıklara baktığımızda, her ikisinin de farklı artıları olduğunu, bazı gasilhanelerin koşullarının çok temel düzeyde olduğunu görmek mümkün. Emrullah Bey’e göre cenazenin camide yıkanması, cenazenin manevi havasında büyük rol oynuyor. Zira mevtanın yakınları burada duygularını daha rahat dile getirebiliyor, taziyeleri camide kabul edebiliyorlar.  Fatih Bey ise konunun bir başka kısmına değiniyor. Camilerin gasilhanelerinin hastanelere kıyasla daha büyük ve yeni olduğunu ifade ederken hastane gasilhanelerinin kullanım ücretinin 50 Avro, camilerdeki gasilhanelerin kullanımının ise 100 ile 200 Avro arası değiştiğini belirtiyor.

Cenaze Yıkama Sürecindeki Önemli Hususlar

Cenazenin yıkamasındaki en önemli hususların en başında uygun hijyenik ortamın sağlanması var. Kullanılan kefenden, suyun derecesine, yıkayan kişinin kullandığı kıyafetlere kadar her konuya titizlilikle yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Emrullah Bey, cenazeye canlıymışçasına muamele edilmesi ve hassas davranılması gerektiğini belirtiyor.

Emrullah Bey ayrıca cenazeyi yıkayan kişinin güvenilir bir kimse olması gerektiğini; kaza, intihar ve hastalık sonucu gerçekleşen vefatlarda cenazede bazen ürpertici haller olabildiğini, bu nedenle gasilhanede cenazeyi gören kişilerin dışarı çıktıklarında bu durumlardan bahsetmemeleri, hassas davranmaları gerektiğini vurguluyor.

Cenaze Yıkanmasında Özel Talepler

Nakil firmaları, cenaze sürecinde hem vefat eden kişinin vasiyetini hem de cenaze yakınlarının taleplerini olabildiğince gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu bağlamda cenazenin hastane gasilhanesinde yıkanmasını istemeyenler olduğu gibi, hastane morgunda bekletilmesini istemeyenler de bulunuyor. Bu gibi durumlarda cenaze, ailenin talebi üzerine caminin morgunda bekletilebiliyor. Doğal ölümlerde bu bir problem değilken ağır hastalık sonrası vefat eden durumlarda bu durum problemli olabiliyor. Bilhassa yatalak hastalarda aldıkları ilaçlardan dolayı vefatın ardından vücutta gerçekleşen kimyasal reaksiyon sonucu cenazede şişme ve hatta patlama bile olabiliyor. Bu süreç caminin morgunda gerçekleştiği taktirde adli tıp tarafından gerçekleştirilen ikinci otopside büyük sıkıntılara yol açıyor. Ayrıca durumu savcılığa ve duygusal olarak hassas bir dönemden geçen aileye açıklamak pek kolay olmuyor.

Bu gibi muhtemel problemlerden ötürü cenazenin cami morgunda bekletilmesi pek önerilmiyor. Ayrıca konuyla ilgili uzmanların altını çizerek belirttikleri en önemli hususlardan bir tanesi yıkama işleminde mutlaka profesyonel bir yıkayıcının ya da hocanın bulunması konusu.

Cenaze hizmetleri konusundaki genel duruma baktığımızda Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde Müslümanlar için defin işlemlerinin gitgide profesyonelleştiğini söylemek mümkün. Ayrıca Avrupa’da büyüyen Müslüman nüfus göz önüne alındığında bu alandaki ihtiyacın önemi daha iyi anlaşılıyor ve yapılan çalışmalar büyük önem arz ediyor.

Hatice Çevik

Hochschule-Niederrhein’da yüksek lisans İletişim Tasarımı öğrencisi ve illüstratör olan Hatice Çevik Perspektif redaktörlerindendir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar