iftar ‘Artık Göçmen Değil, Avrupa’nın Yerlisiyiz’

İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün, yarım asırdan beri Batılı ülkelerde yaşayan Müslümanların artık bu toplumların bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Yaşamış olduğumuz bu toplumda her türlü buhranın kaynağı Müslümanlar olarak tarif edilmesi bizleri rencide etmektedir” dedi.

admin 31 Mayıs 2018

 İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün, yarım asırdan beri Batılı ülkelerde yaşayan Müslümanların artık bu toplumların bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Yaşamış olduğumuz bu toplumda her türlü buhranın kaynağı Müslümanlar olarak tarif edilmesi bizleri rencide etmektedir.” dedi.

Almanya’nın Köln kentindeki IGMG Genel Merkezi’nde düzenlenen iftarda konuşan Ergün, Almanya ve Avusturya’da anaokulundaki çocuklara başörtüsünü yasaklama tartışmalarının, “Olmayan bir sorundan dolayı Müslümanların aklıyla alay etmek” olduğunu söyledi. Ergün, şöyle konuştu: “Bizler yarım asırdan beri bu coğrafyada yaşıyoruz. Almanya’da Hollanda’da, kıtaların ötesinde yaşıyoruz. Artık göçmen değiliz, göçmen olarak da kendimizi tarif etmiyoruz, bu toplumun yerli unsurlarıyız, asli unsurlarıyız, bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bu ülkenin vatandaşları olarak bizlerin sorunların merkezi olarak gösterilmesi Müslümanlar olarak bizi üzmektedir. Yaşamış olduğumuz bu toplumda her türlü buhranın kaynağının Müslümanlar olarak tarif edilmesi bizleri rencide etmektedir.”

“Müslümanların Aklıyla Alay Ediliyor”

Almanya’da 14 yaşından önce, Avusturya’da anaokullarında başörtüsü yasağı getirilmesi tartışmalarını hatırlatan Ergün, “İnanın bu Müslümanların düşünceleriyle, akıllarıyla oynama, alay etme manasına geliyor. Müslümanların aklıyla alay ediliyor. Anaokulundaki bir kızın başörtüsü sorunu var mı? Anaokulundaki bir çocuğun başörtüsü meselesi mi var? Müslümanların zihinleriyle, inançlarıyla oynamak için bu tür meselelerin, bayatlamış konuların sürekli gün yüzüne çıkarılması bizi üzmektedir.” ifadelerini kullandı.

Ergün yaşadıkları bu coğrafyada ırkçılar bulunduğunu, Müslümanları problem olarak görenlerin olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Fransa’da Kur’an’ın şiddet yanlısı olduğunu, bazı ayetlerin Kur’an’dan çıkarılması gerektiğini söyleyen ve müftülüğe soyunmuş sözde akademisyenler var. Bunlar Müslümanları elbette rencide etmektedir. Bunlara karşı elbette ‘hayır’ diyeceğiz.”

Kemal Ergün, yaşadıkları coğrafyadaki insanlarla iletişimde olmaları gerektiğini aktararak, “Bugün sadece Almanya’da iki binin üstünde cami varsa, yaşadığımız bu coğrafyada yüzlerce okulumuz varsa, yüzlerce eğitim kurumumuz varsa, yaşamış olduğumuz bu coğrafyadaki insanların hoşgörüsü ve tahammülünden olduğunu unutmamamız lazım. İnadına iletişim, inadına yaşadığımız bu coğrafyadaki insanlarda iletişimde olmak, onlarla beraber olmak, yaşadığımız meseleleri bire bir anlatmak Müslümanlar olarak bizim vazifemizdir. Orucun bize yüklemiş olduğu manalardan biri de tahammüllü olmaktır.” şeklinde görüş belirtti.

Ergün, Müslümanlar olarak yaşadıkları toplumun her kesiminde var olmanın büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Ramazan-ı Şerif bize tahammüllü olmayı, sahiplenmeyi, yeni vatan edinmiş olduğumuz bu ülkenin meselelerine yabancı kalmamayı öğretmektedir. Orucun kalkan olduğu mesajını bize vermekte ve oruçla birçok konuda muhasebemizi yapmamızı bize emretmektedir.” diye konuştu.(AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar