Almanya Almanya | 10. Uyum Zirvesi’nde Konuşan Merkel’den “Ayrımcılık” Vurgusu

Almanya Başbakanı Angela Merkel "Özgürlük, tüm insanların onuruna ve hukuk devletine saygı, kadın-erkek eşitliği, bizleri yönlendiren ve mevcudiyetleri olmadan toplumsal birlikteliğin mümkün olamayacağı temel değerlerdir." dedi.

admin 14 Haziran 2018

Almanya Başbakanı Angela Merkel, başkent Berlin’de, Başbakanlıkta düzenlenen 10. Uyum Zirvesi’ne katıldı. Başbakan Merkel, zirvenin ardından Göç, Mülteciler ve Uyum Bakanı Annette Widmann-Mauz ve “Yeni Alman Organizasyonları” adlı göçmen kuruluşunun sözcüsü Ferda Ataman ile ortak basın toplantısı düzenledi. Merkel, toplum içindeki birlikteliğin korunması için ayrımcılığın önlenmesi gerektiğini vurguladı. Uyum projelerinde de uzun süreden beri Almanya’da yaşayan göçmenlerle ülkeye yeni gelen göçmenlerin ayrı ayrı dikkate alınması gerektiğini söyleyen Merkel, huzurlu bir birlikte yaşam için vazgeçilemeyecek bazı kuralların olduğuna işaret etti.

Özgür demokratik temel düzenden vazgeçilemeyeceğini kaydeden Merkel, “Özgürlük, tüm insanların onuruna ve hukuk devletine saygı, kadın-erkek eşitliği, bizleri yönlendiren ve mevcudiyetleri olmadan toplumsal birlikteliğin mümkün olamayacağı temel değerlerdir.” dedi. Merkel, bir gazetecinin, İçişleri, Bayındırlık ve Yurt Bakanı Horst Seehofer’in toplantıya, Ferda Ataman’ın yazdığı bir makaleden dolayı katılmadığını açıklaması konusunda ne düşündüğünü sorması üzerine, söz konusu makaledeki bazı yorumlara kendisinin de katılmadığını ve bunların federal hükümetin hedefleri ile de bağdaşmadığını ifade etti. Merkel, “Gerçekten de çok vurgulu ve belki de kışkırtıcı mahiyette bir yorumdu.” şeklinde konuştu.

Yeni şekillendirilen İçişleri Bakanlığının “yurt” konularına ilişkin çalışmalarının ayrımcılık olarak görülmesinin yanlış olduğunu kaydeden Merkel, “Bu, aksine, kendimizi bağlı hissettiğimiz toplumumuzun birlikte şekillendirilmesi yönünde açık bir tekliftir.” dedi.

“Göçmenler Ötekileştirilmemeli”

Ataman ise, aynı soruya ilişkin, Bakan Seehofer’in, Uyum Zirvesi’ne katılmak yerine Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ile görüşerek önceliklerini belirlediğini dile getirerek, “Yaklaşık 50 göçmen kuruluşun katıldığı bu toplantıya gelerek bakanlığını ilgilendiren konuları kendisi ile görüşebilsek iyi olurdu.” diye konuştu.

Almanya’da toplumun, sadece sığınmacı akınının başladığı 2015 yılından beri değil, çok daha öncelerden uyum konularıyla meşgul olduğunu ifade eden Ataman, ülkedeki göçmenlerin ötekileştirilmemesi, aksine topluma katılımlarının daha yoğun şekilde sağlanması gerektiğini kaydetti. Bakan Widmann-Mauz da, çeşitli uyum projelerini içeren Uyum Eylem Planı’nın yürürlüğe girdiğini belirterek, bu projelerle göçmenlerin topluma katılımlarının ve istihdam piyasasına girme imkanlarının artırılacağını söyledi. Widmann-Mauz, aşırı sağcıların güçlenmesinin önlenmesi için de her türlü çabanın harcanması gerektiğini kaydetti.

Ataman’ın Der Spiegel’deki Makalesi

Türk asıllı Alman gazeteci Ferda Ataman, “Der Spiegel” dergisinde yayımlanan makalesinde, bazı politikacıların Almanya’da gittikçe artan “yabancı korkusunu” gidermek amacıyla “yurt” (Heimat) kelimesini sıkça kullanmaya başladıklarına ve bu sözcüğün Nasyonal Sosyalist döneminde de ırkçılıkla bağlantılı olarak kullanılmış olduğuna vurgu yaparak, “Yurt Bakanlığı oluşturulması, her şeyden önce potansiyel sağcı seçmenlere yönelik sembolik bir siyaset.” şeklinde görüş belirtmişti.(AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar