Dosya: "Avrupa'da Başörtü Yasakları" Almanya’da Başörtüsü Kısıtlamaları ve Müslüman Kadınların Özgürlük İhlali

Almanya’da Müslümanların karşılaştığı ayrımcılık yeni bir fenomen değil. Bilhassa başörtülü kadınlar, iş ortamında, eğitimde ve güncel hayatlarında ayrımcılıkla karşılaşıyorlar. Peki Almanya’daki eyaletlerde başörtüsü aleyhindeki yasal düzenlemeler nasıl? Bir özet.

Büşra Gök 1 Temmuz 2018

Müslüman kadınların dinî kıyafetleri nedeniyle saldırılara maruz kalması ve ayrımcılığa uğraması kabul edilemez bir durum. Fakat bu durum sadece şahıslar tarafından değil devlet tarafından da sürdürülebiliyor. Almanya’da başörtüsü yasağı özellikle kamu görevlileri, öğretmenler, hâkim kadınlar, savcılar, hukuk ve öğretmenlik stajyerleri için söz konusu.

Öğretmenlere getirilen başörtüsü yasağının temeli, öğrencilerle ve öğretmenlerin bazı temel özgürlüklerinin çatıştığı iddiasına dayanıyor. Öğretmenler başörtüsü takarak bireysel haklarını kullandıklarında, öğrencilerin belli “dinî inançlara maruz kalmama” şeklindeki temel haklarının ihlali söz konusu olduğu öne sürülüyor. Ayrıca bazı okul yönetimleri başörtüsünün sadece dinî değil, aynı zamanda kültürel dışlamaya yol açtığı için, siyasi bir sembol olduğunu iddia ediyor.

Anayasa Mahkemesi Kararı: “Başörtüsü Yasağı Din Özgürlüğünü İhlal Eder”

2015 yılının başında Almanya Anayasa Mahkemesi, öğretmenlere genel bir başörtüsü yasağını, öğretmenlerin din, vicdan ve inanç özgürlüğünün dokunulmazlığını ihlal edeceği gerekçesiyle engellemiştir. Buna karşılık olarak yine 2015 yılında 7 eyalet, öğretmenlerin dünya görüşlerini ve dinî inançlarını dışa yansıtan herhangi bir eylemde bulunmalarına dair kısıtlama getirmiştir. Dinî sembollerin tamamını yasaklayan bu kısıtlama, başörtüsünü de kapsamaktadır.

Söz konusu olan eyaletlerin 6’sı ise, bu yasağın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varıp, söz konusu yasal düzenlemeyi sonradan kaldırmıştır. Bu eyaletler artık sadece “okul huzurunu bozacak” derecede veya devletin tarafsızlığına yönelik “somut bir tehlike” olduğu takdirde yasağı uygulayabilmektedir. “Okul huzuru” ve de “somut tehlike” tabirlerin hukuki anlamda kesin bir tanıma sahip olmayan kavramlar olduğu düşünüldüğünde, bu belirsizliğin okul yönetimine geniş bir hareket alanı tanıdığı açıktır.

Aynı şekilde hukuk alanında çalışan başörtülü kadınlar için de ciddi kısıtlamalar uygulanmaktadır. Hâkimlerin başörtüsü takmaları, objektif olmadıkları yönünde bir ön yargı teşkil etmektedir. Bir insanın kararlarında objektif olup olmayacağını kıyafetlerine bakarak belirleme yanılgısı ise üzücüdür. Bu kadınlara başörtüsünü yasaklamak, onların yıllarca gördüğü eğitimi göz ardı etmek; aynı zamanda onları dallarında ne kadar uzmanlaşmış olurlarsa olsunlar hukuki kararlarını kendi kişisel düşüncelerinden bağımsız bir şekilde veremeyecekleri ile suçlamak anlamına gelmektedir. Böylece başörtülü Müslüman kadın hâkimlerden kişiliklerini ve aynı zamanda temel haklarını mahkeme kapısının önünde bırakmaları istenmektedir. Bununla birlikte aynı kısıtlama başörtülü hukuk stajyerleri için de geçerlidir.

Eyaletlere Göre Başörtüsü Kısıtlamaları

16 eyaletin bulunduğu Almanya’da başörtüsü kısıtlamalarında da eyaletler arasında bazı farklar var. Öğretmenlere, öğretmenlik stajyerlerine, kadın hâkimlere, savcılara, hukuk stajyerlerine ve nerdeyse tüm kamu görevlilerine geçerli olan başörtüsü uygulamaları eyaletlere göre şu şekilde özetlenebilir:

Baden-Württemberg, Bremen, Aşağı Saksonya, Saksonya ve Saksonya-Anhalt, Schleswig-Holstein

Almanya’daki 6 eyalet, Baden-Württemberg, Bremen, Aşağı Saksonya, Saksonya ve Saksonya-Anhalt eyaletleri Anayasa Mahkemesi’ne atıfta bulunarak, başörtüsü yasağının sadece “okul barışı” için somut bir tehdit söz konusu olduğunda kısıtlatılmasından yana olmuştur. Yani genel anlamda bu eyaletlerde öğretmenler başörtüsü takmakta özgürdürler, genel bir yasak mevcut değildir. Bu eyaletler arasında Baden-Württemberg haricindekilerde adli mekanlarda kısıtlayıcı düzenlemeler yoktur. Baden Württemberg’de mahkemelerde dinî sembolleri yasaklayan bir kanun tasarlanmıştır.

Bavyera

Bavyera’da genel bir başörtü yasağı olmasa da dinî semboller yasağı, yani dolaylı bir başörtüsü karşıtı düzenleme mevcuttur. Öğrenciler ve veliler tarafından Almanya’nın değerlerine uyumsuz görülen, anayasal değerler ve hedeflere aykırı bir ifade olarak algılanması olası olan dini sembollere izin verilmez. Bu kanun 2007 yılında Bavyera’nın sorumlu mahkemesi tarafından onaylanmıştır ve 2015 tarihli Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen değiştirilmemiştir.

Berlin

Berlin’deki Tarafsızlık Yasası, öğretmenlerin, kadın hâkimlerin, savcıların, bu mesleklerdeki stajyerlerin ve tüm memurların, dinlerini dışa yansıtan giysiler giymelerine izin vermemektedir. Bu tüm dinler için geçerlidir.

Brandenburg, Mecklenburg-Vorpommern, Rheinland-Pfalz

Bu eyaletlerde kamu hizmetinde başörtüsü yasağına dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu eyaletlerde şimdiye kadar dinî sembollerle ilgili düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı ve hukuki alanlarda da başörtüsü kısıtlamasının olmadığı bilinmektedir.

Hamburg ve Hessen

Hamburg Senatosu’na göre kamu hizmeti mensupları, tüm ideolojik ve dinî ifadelerinden vazgeçmek zorundadır. Dinî kıyafetler bu hizmetlere başvuran adayın uygunluğunu sorgulamak için sebep görülebilir. Bu düzenleme kadın hâkimler, savcılar ve hukuk stajyerleri için de geçerlidir. Aynı şekilde Hessen eyaletinde de kamu hizmetinde bulunanlar dinî ve siyasi alanlarda tarafsız davranmak zorundadır. Okullarda ise huzuru bozmadığı sürece başörtüsü takmak mümkündür.

Kuzey Ren-Vestfalya ve Saarland

Bu eyaletlerdeki okullarda dinî sembollerin kullanılması duruma göre değerlendirilmektedir. Kuzey Ren-Vestfalya ve Saarland eyaletlerinde kamu çalışanlarının tarafsızlığıyla ilgili bir yasanın yürürlüğe girmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Hâlihazırda Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına göre hareket edilmektedir. Bu yaklaşım hukuk ve kamu alanındaki çalışanlar için de geçerlidir.

Okul Yönetmeliği Yasası, eğitim misyonunun, siyasi, dinî, ideolojik ya da benzeri dışa yönelik tezahürlerin, ülkenin tarafsızlığını veya okul huzurunu tehlikeye sokmayacağı ya da rahatsız etmeyeceği şekilde yapılmasını şart koşar.

Thüringen

Bu eyalette Okul Hukuku tarafsızlık şartının altı çizilerek, dinî cemaatler için misyonerlik yapılmasının önlenmesi talep edilmektedir. Bundan dolayı başörtüsü okullarda kısıtlanabilmektedir. Kamu hizmetlerinde çalışan ve halk ile muhatap olan kadınlar başörtüsü takamazlar.

Bu düzenlemelerden bağımsız olarak burka yasağı tüm ülke çapında kamu görevlileri için yasaktır. Bu anlamda yüzü örtmenin dinî gerekçesinin olup olmaması bir önem taşımamaktadır. Sağlık sorunları istisna olarak görülmektedir.

Yeni Gündem: 14 Yaşından Küçüklere Başörtüsü Yasağı

Geçmiş aylarda Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde, 14 yaşından küçük kız çocuklarına okul ortamında başörtüsü yasağı tartışılmıştı. Bu yaş gurubunda başörtünün takılması oldukça nadir olduğu hâlde, bu husus ülke çapında çok fazla ilgi gördü. Bilhassa Kuzey Ren- Vestfalya eyaletinin Uyum Bakanlığı Müsteşarı Serap Güler (CDU) bu yasağı desteklemekteydi. Güler, kız çocuklarına başörtüsünün yasaklanmasının, çocukların cinselleştirilmesine karşı bir önlem olduğunu savunuyordu. Ayrıca bu çocuklara başörtüsünün aileleri tarafından zorla giydirildiği iddia ediliyordu.

Sonuç olarak Eyalet Okul Bakanlığı ilkokullarda başörtüsü yasağının söz konusu olamayacağına ve Okul Kanunu’nda herhangi bir değişikliğin amaçlanmadığını beyan etti.

Müslüman Kadınların Dinî Kimliğini Kabul Etmek

Almanya’da başörtüsü takan kadınlar, “devletin tarafsızlığını zedeleyebilme potansiyeli” bulunduğu için, bazı durumlarda temel haklarından vazgeçmek zorunda kalıyorlar. Bu da tarafsızlık prensibinin arkasına saklanmış bir ayrımcılığa işaret ediyor. Oysa tarafsızlık, halkı devlet tarafından uygulanan ayrımcılıktan korumak için tasarlanmıştır. Tarafsızlık, ayrımcılık ve yasaklama için değil, özgürlük ve eşit muamele için tasarlanmıştır. Başörtüsü, bir kadının öğretmen veya hâkim olmaya uygun olup olmadığı hakkında bir şey söylemez.

Son olarak şunu belirtmek gerekir ki; Müslüman kadınların dinî kimlikleri ve bu kimliğin tabii yansımaları olan kıyafetleri ile toplum içinde kabul edilmeleri gerektiğini söylemek zorunda kalmak bile bu çağın gerisinde bir çağrı.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER DOSYA YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar