Anaokulu Anaokulda Başörtüsü Yasağına IGGÖ’den Tepki: “Hayali Bir Tartışma”

Avusturya'da hükümetin anaokullarında başörtüsünü yasaklama girişimine, Müslümanların yanı sıra siyaset ve sivil toplum temsilcilerinden de tepki geldi.

admin 24 Ekim 2018

Son dönemde Avrupa’nın birçok ülkesinde tartışma konusu olan başörtüsü Avusturya’nın gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Hükûmet anaokullarında başörtüsünü yasaklayan yeni bir yasa tasarısını hayata geçirmeyi planlarken, yasaya Müslümanların yanı sıra siyaset ve sivil toplum temsilcilerinden gelen tepkiler sürüyor.

Avusturya hükûmeti hazırladığı okul öncesi eğitim düzenlemesini içeren 15A yasa tasarısı kapsamında anaokullarında başörtüsünü yasaklamaya hazırlanıyor. Yürürlüğe sokulmak istenen yasa ile çocukların gelişimini en iyi şekilde sağlamaları için anaokullarında dinî görüşleri işaret eden kıyafetlerin giyilmesi ve bununla ilişkili olarak başın kapatılmasına yasak getiriliyor. Yasa taslağında başörtüsünün temel eğitim kurumlarında erken yaşta cinsiyet ayırımına yol açabileceği iddia edilirken, bunun ise Avusturya’nın değerleri ve toplumsal düzeniyle uyumlu olmadığı belirtilerek, yasak ile çocukların yerel görgü ve geleneklere daha iyi uyum sağlayacağı savunuluyor. Ayrıca çıkarılacak yasanın anayasal değerlerin ve federal anayasa eğitim hedefleri doğrultusunda kadın ve erkek eşitliğinin korunmasını sağlayacağı ileri sürülüyor.

IGGÖ: “Hayali Bir Tartışma”

Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) direk ya da dolaylı yollardan başörtüsünün siyasi bir sembol haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu açıkladı. IGGÖ’den yasaya ilişkin yapılan basın açıklamasında anaokulunda başörtüsü yasağı tartışmasının hayali bir tartışma olduğuna dikkat çekilerek, başörtüsünün o yaştaki bir çocuk için zaten gerekli olmadığı hatırlatıldı. Ancak yasa ile çocuklara şimdiden dinlerini özgürce yaşamalarının mümkün olamayacağı sinyalinin verildiğini ve bunun çocuğun kimlik gelişimine bir müdahale anlamına geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca hayata geçirilmesi planlanan düzenleme ile korunacağı iddia edilen değerlerin korunmasının da mümkün olmadığı, aksine böyle ötekileştirici bir yasağın toplumsal birlikteliği de riske atacağı uyarısına yer verildi.

IGGÖ Kadın Kolları’ndan yapılan açıklamada ise Müslümanların siyasi alanda maruz kaldıkları ötekileştirmeye karşı kendilerini korumak mecburiyetinde olduklarına vurgu yapılarak, bu yasak ile dinî değerler ile toplumsal eğitim hedeflerinin de birbiri ile çatıştırıldığı savunuldu.

Yasak Yerine Diyalog Çağrısı

17 Ekim’de tamamlanan yasa tasarısına Müslümanların yanı sıra bazı sivil toplum kuruluşlarından da tepki geldi. Katolik Aile Derneği, siyasi amaçlar dahilinde getirilmek istenen başörtüsü yasağını eleştirdi. Temel Pedagoji Platformu EduCare’den yapılan açıklamada ise “Çocuğun en iyi şekilde gelişimi yasaklarla mümkün olamaz.” ifadeleri kullanıldı.

Çocuk ve Gençlik Savcılıkları (Alm. “Kinder- und Jugendanwaltschaft”) da yasağa karşı çıkarken, bilhassa yasağın ihlali hâlinde öngörülen idari ceza yaptırımı eleştirildi. Konuyla ilgili yapılan açıklamada “arkasında yatan niyete dair herhangi bir müzakere ve açıklama olmaksızın yürürlüğe sokulmak istenen” bir yasağın ebeveynleri hiçe saymak anlamına geleceği vurgulandı. Yasağa karşı çıkan Burgenland Eyaleti de diğer eyaletlere çağrıda bulunarak yasak kapsamında konulan idari cezaların yasa tasarısından çıkarılmasını ve bunun yerine ailelerle diyalog arayışına girilmesinin gerektiğini vurguladı.(hç)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar