İslam İsviçre’de Müslümanlardan “Dini Cemaat” Olarak Tanınma Başvurusu

İsviçre'nin 800 bin nüfuslu kantonu Vaud'da yaşayan Müslümanlar, İslami kuruluşların devlet tarafından "dini cemaat" olarak tanınması için başvuru gerçekleştirdi. Vaud Müslüman Dernekleri Birliği eski Başkanı ve Genel Sekreteri Gemperli, süreci Perspektif'e değerlendirdi.

Ferhan Köseoğlu 10 Aralık 2018

İsviçre’nin Vaud Kantonu’nda İslami kuruluşların “dini cemaat” olarak devlet tarafından tanınması için başvuruda bulunuldu. Kantonda yer alan 20 caminin 17’sinin bağlı olduğu Vaud Müslüman Dernekleri Birliği (UVAM), başvuru dosyasını tamamlayarak bölge yönetimine sundu.

Konuyla ilgili Perspektif’e açıklamalarda bulunan UVAM Genel Sekreteri ve eski Başkanı Pascal Gemperli, Vaud Kantonu tarafından İslami kuruluşların kamusal bağlamda dini cemaat olarak tanınması için bir girişimde bulunduklarını aktardı. Gemperli, “2015’in sonunda UVAM Genel Kurulu’nda tanınma başvurusu için karar aldık. 2017’de ise tanınma için resmi makamlar nezdinde girişimi başlattık. Daha sonra yetkililer, bize tamamlamamız gereken belgeleri ilettiler. Biz de dosyayı tamamlayarak 2018’in başında başvuruyu gerçekleştirdik.” dedi. Bundan sonraki prosedür ile ilgili de açıklamalarda bulunan Gemperli, tanıma kararından önce yetkililerin; camiler, dini kurumların finansmanı ve imamların eğitimi gibi birçok konuda incelemelerde bulunacağını belirterek, sonucun açıklanmasının birkaç yılı bulabileceğini aktardı. 

“Tanınma Sembolik Olarak Çok Önemli”

Bölgedeki Müslümanlar için tanınmanın çok önemli olduğunu kaydeden UVAM eski Başkanı, ilk olarak Müslümanların çalışmalarının daha kolay hale geleceğini söyledi. Gerçekleştirilen bütün çalışmaların resmi makamlardan geçtiğini kaydeden Gemperli, bazı dosyalar ile ilgili çalışmaları, tanınma olmadığı için gerçekleştiremediklerine dikkat çekti.

Ancak tanınmanın asıl sembolik olarak çok önemli olduğuna vurgulayan Pascal Gemperli, “Eğer tanınma gerçekleşirse bu demek oluyor ki yetkililer sizi; mali şeffaflık, demokratik işleyiş ve demoktratik değerlere saygı konusunda inceleyip bu konularda sizin yasalara uygunluğunuzu onaylıyorlar. Buna bir nevi ‘memnuniyet sertifikası’ da diyebiliriz.” ifadelerini kullandı. Gemperli, Müslümanlara yönelik bitmeyen suçlamalar ve yaftalamaların olduğu bir dönemde elde edilecek tanınmanın yaşanılan birçok acıyı ortadan kaldıracağını aktardı.

Vaud’da Dini Cemaatlerin Tanınması İçin İstenen Şartlar

İsviçre’nin Vaud Kantonu’nda dini topluluklara yönelik iki tip tanıma gerçekleştiriliyor. Vaud yasalarına göre Protestan ve Katolik kiliseleri için kamusal-hukuki tanıma (büyük tanınma) ve diğer dini gruplar için ise kamusal tanıma (küçük tanınma) gerçekleştiriliyor. Tanıma, yasaların çizdiği kurallar çerçevesinde gerçekleştirilirken, muhatapların bazı yükümlülükleri yerine getirmesi gerekiyor. Buna göre devletin dini bir cemaati kamusal olarak tanıması için; İsviçre hukuk sistemine saygı, bireysel anayasal haklara saygı, demokratik ilkelere saygı, finansal şeffaflık ve dini kuruluşların kantondaki rolü ve bulunduğu süre gibi şartlar aranıyor. Tanınmanın gerçekleştirilmesi durumunda ise kazanılan haklar arasında; cezaevleri ve hastanelerde o dine mensup kişilere yönelik din görevlisi desteği, faliyetler için finansman desteği, vergi muafiyeti, vatandaşların izni ile bölge sakinlerinin kayıtlarına erişim, herhangi bir proje ile ilgili devlet ve bölgesel yönetim ile istişare yer alıyor.

Vaud’ta 30 Bin Müslüman Yaşıyor

Vaud Kantonu Anayasası’na 2003’de eklenen madde ile dini cemaatlerin devlet tarafından tanınma süreci başlatılırken, 2007’de konu ile ilgili yasa çıkarılmış, 2014’de ise yasa ile ilgili yönetmelik yayınlanmıştı. Bu süreç sonunda da Katolikler, Protestanlar ve Yahudiler devlet tarafından tanınmıştı. Yaklaşık 800 bin kişinin yaşadığı Vaud’da 30 bin civarında Müslüman nüfus bulunuyor.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar