CAMİ SALDIRILARI ATİB’den Cami Saldırganlarını Yakalamayan Ülkelere Eleştiri

ATİB Genel Başkanı Durmuş Yıldırım, Batı ülkelerinde özellikle son dönemde Türk kurum ve kuruluşlarının yanı sıra camilere yönelik artan saldırılara dikkati çekerek bu saldırganların yakalanamamasını eleştirdi.

admin 7 Ocak 2019

Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı Durmuş Yıldırım, Batı ülkelerinde özellikle son dönemde Türk kurum ve kuruluşlarının yanı sıra camilere yönelik artan saldırılara dikkati çekerek, ilgili ülkelerin, bu saldırganları yakalayıp cezai yaptırımlar uygulamamalarını eleştirdi.

Almanya‘nın Köln kentindeki ATİB Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısında Yıldırım, geçen yılı değerlendirip 2019 hedeflerini anlattı. 2018’de camilerle birlikte Türk kurum ve kuruluşlarına yönelik baskı ve saldırıların arttığını ifade eden Yıldırım, Avrupa ve Almanya‘da son yıllarda gelir dağılımındaki bozuklukların topluma yansıdığını, bu olumsuz durumdan ise en fazla Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun etkilendiğini söyledi.

“İstenilirse Saldırganların Yakalanabileceği Kanaatindeyim”

Batı ülkelerinde özellikle son dönemlerde Türk kurum ve kuruluşlarının yanı sıra camilere yönelik artan saldırılara değinen Yıldırım, “İstenilirse, üzerine düşülürse saldırganların yakalanabileceği kanaatindeyim. Bu kadar olaydan sonra faillerin yakalanmaması ya da yakalanıp arka taraftan bırakılması doğru değil. Zaten bu konuda caydırıcı cezalar da mevcut değil.” dedi.

Yıldırım, “Maalesef bu davaların üzerine gidilmiyor ve bence gidilmeli. Arzu edilirse bizim bildiğimiz, istihbaratı güçlü olan, kimin ne yaptığını gayet iyi bilen Almanya, her şahsın nereden gelebileceğini çok iyi biliyor ve takip ediyor. Maalesef bu işler (cami saldırıları) savsaklanıyor diye düşünüyoruz.” diye konuştu.

ATİB

Almanya'da Müslümanlara 9 Ayda 578 Saldırı

14 Aralık 2018

Ana Dil Türkçenin Korunması

ATİB olarak üzerinde durdukları en önemli konulardan birinin, ana dil Türkçenin korunması olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Özellikle içinde yaşadığımız farklı kültür coğrafyasında mutlaka kültürümüzü korumalıyız. Kültürünü kaybeden milletler, toplumlar yok olur diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yıldırım, şöyle devam etti: “Burada yaşayan gençlerimiz, toplumumuz mutlaka içinde yaşadığımız ülkenin dilini en iyi şekilde bilmelidir. Burada gençlerimiz, çocuklarımız ana dilinden daha iyi bir şekilde Almancayı konuşuyorlar çünkü buranın okullarında okuyorlar. Bununla birlikte herkes bilir ve takdir eder ki bir dil bilen iki insan gibidir. O açıdan kendi ana dilini de bilmesi gayet doğaldır. Ana dil Türkçenin ve kültürümüzün muhafaza edilmesini çok önemsiyoruz. Dilin iletişim aracı olmakla birlikte bir kültürün ana unsuru olduğunu düşünüyoruz. Biz Almanya‘yı çok iyi öğrenirken, ana dilimiz Türkçenin de unutulmamasını istiyoruz.”

Dil ve kültürün korunması konusunda ailelere de büyük iş düştüğünü vurgulayan Yıldırım, “Aileler de evlerinde mutlaka çocuklarına ana dillerini öğretmeliler. Biz de cemiyet olarak dernek ve camilerimizde din derslerimizle birlikte Türkçe derslerine katkı sunarak, burada dilimizin korunmasını da çok büyük derecede önemsediğimizi belirtmek istiyorum.” dedi.(AA,P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar