Aşırı Sağ Tehlikesi  Almanya’da Aşırı Sağcı Fikirlerin Toplumda Karşılığı Artıyor

Almanya'da yabancı düşmanlığı ve aşırı sağ üzerine yapılan,“Merkez Araştırmaları”ismini taşıyan güncel bir çalışma, sağcı tutumların toplumda giderek güçlendiğini ortaya koydu.

admin 26 Nisan 2019

Almanya’da her iki yılda bir yapılan Merkez Araştırmaları” (Alm. “Mitte-Studien”) vatandaşlar arasında aşırı sağcı fikirlerin giderek güçlendiğin gözler önüne serdi.

Aşırı sağcı tutumları ve etnik kökene dayalı düşmanlığı ölçen araştırma, iltica başvurusunda bulunanların sayısının son zamanlarda düşüşte olduğunu buna rağmen Almanların sığınma arayanlara yönelik çekincelerinde artış olduğunu ortaya çıkardı.

Mültecilere Olumsuz Bakışta Artış

Araştırmaya göre, 2014 yılında katılımcıların yüzde 44ü iltica başvurusunda bulunanlar hakkında olumsuz görüş bildirmişti. Bu oran 2016da “mülteci krizi” olarak adlandırılan zaman diliminde yüzde 49,5e kadar yükselmişti. 2019 yılında yaptıkları son anketi değerlendiren araştırmacılar, iltica başvurusunda bulunanlar hakkında yapılan olumsuz yorumların oranının yüzde 54,1i bulduğunu ve bu oranın 2011den itibaren gördükleri en yüksek oran olduğunu ifade etti. 

Araştırmanın yazarlarına göre bu durumu, sürekli artan genel bir hoşgörüsüzlüğün işareti olarak yorumlamak yeterli değil. Örneğin, yapılan araştırma evsizlere yönelik çekincelerin 2014 yılından itibaren sürekli bir biçimde düşüş gösterdiğine işaret ediyor. 2016 yılında katılımcıların yüzde 18i evsizler hakkında olumsuz görüş bildirirken bu oran son çalışmada yüzde 11 seviyelerine geriledi.

İslamofobi

Almanya'da 60 Yaş Üstü Her 4 Kişiden Biri Müslüman Karşıtı

25 Nisan 2019

Sığınmacılara Yönelik Çekinceler

Her ne kadar çeşitli açıklayıcı yaklaşımlar söz konusuysa da araştırma, nüfusun büyük bir bölümünün iltica başvurusunda bulunanlara yönelik giderek artan olumsuz tutumlarının nedenleri hakkında herhangi bir yanıta ulaşmış değil. 

Özellikle bugün siyasal alanda ve medyada koruma arayan sığınmacılar hakkında yapılan toplumsal tartışma yıllar önce olduğundan çok daha farklı bir biçimde yürütülmekte. O zamanlar, tartışmaların odak noktası daha çok deniz üzerinde yapılan tehlikeli kaçış ve mültecilerin gerilerinde bıraktığı dehşet iken, bugün sık sık bakım masrafları, entegrasyon, terör şüphesi ve iltica başvurusunda bulunanlar tarafından işlenen suçlar ile ilgili tartışmalar yürütülüyor. İltica başvurusunda bulunanlara yönelik çekincelerin artmasında bu alanlarda yapılan tartışmaların niteliğinin değişmesi de önemli rol oynuyor olabilir.

Mültecilerin Büyük Bir Kısmı Alman Komşuları İle Yan Yana Yaşıyor

2015 ve 2016 yıllarında Almanyaya gelen iltica başvurusunda bulunanların büyük bir kısmı artık tecrit edilmiş bir biçimde ilk kabul merkezlerinde değil, Alman komşuları ile yan yana yaşıyor. Böylelikle, işte, okulda ve kamusal alanda toplumla daha fazla temas halinde oluyorlar. Fakat bu temas her zaman sorunsuz bir biçimde işlemiyor. Özellikle sığınma başvurusunda bulunanların kötü Almanca konuştuğu durumlarda ve ülkede kalabilme gibi bir perspektifleri olmadığından dolayı entegrasyon tekliflerinden yararlanamadığı durumlarda bazı sorunlar baş gösterebiliyor.

Araştırmaya katılanlara, Almanyada yaşayan mültecilerin ve sığınma başvurusunda bulunanların davranışlarını nasıl değerlendirdiklerine dair sorular sorulmadı. Sadece bu kişilerin burada kalmaları gerekip gerekmediği ile ilgili iki ifadeye görüş bildirmeleri gerekiyordu: İlk ifade, “iltica başvurularını değerlendirirken devlet cömert olmalı” iken, ikinci ifade “iltica başvurusunda bulunanların çoğu sıkıntı çekmedi” idi.

Gençler de Yaşlılar Kadar Aşırı Sağcı

Politikacılar sadece bu sonuçlardan değil, Alman demokrasisinin işleyişine yönelik gittikçe artan hoşnutsuzluklarla ilgili de bir ders çıkarmak durumundalar. Katılımcıların neredeyse yüzde 46sı politik kararlar üzerinde etkisi bulunan “gizli örgütler”in mevcut olduğunu kabul ediyor. Almanların dörtte biri ise, medyanın ve politikanın gizli bir işbirliği içinde olduğuna inanıyor.

Dikkat çeken bir başka nokta ise, ankete katılan gençlerde en az yaşlılarda olduğu kadar düşmanlık ve aşırı sağcılık söz konusu. Ve aşırı sağcı tutumlar sendika üyesi Almanlarda sendika üyesi olmayanlara kıyasla çok daha güçlü bir biçimde görülmekte.

Ayrıca Müslümanlar ülkenin doğusunda batısında olduğundan daha az kabul görüyor. Araştırmaya göre, hem otoriterlik eğilimi hem de Müslümanların ve göçmenlerin reddi Doğuda Batı’da  olduğundan çok daha belirgin. Yazarların tahminine göre, Doğu için “geçmişten günümüze etkisini gösteren ortaklaşa deneyimler” ülkenin batısına nazaran daha fazla anlam ifade ediyor.(fa)reporter.gif

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar