Birleşik Krallık Cinsiyet Eğitimi Protestoları ve Birmingham’da Müslüman Veliler

Birmingham kenti ve çevresindeki ilkokullarda okutulmaya başlanan eşcinsellik ve benzeri konuların da yer aldığı proje bir ders içeriği, Müslüman anne-babaların sert tepkisine yol açtı. Derste verilmek istenen mesaja karşı çıkan veliler aylardır okul önlerinde protesto gösterileri düzenliyor.

Chris Allen 28 Haziran 2019

2019’un başından bu yana, Müslüman ebeveynlerden oluşan gruplar, Birmingham’da devlete bağlı birçok ilkokulun önünde protesto gösterileri düzenliyor. 4 ila 11 yaş arası çocukların eğitim gördüğü okullarda verilen “No Outsiders” (Kimse Dışlanmamalı) adlı cinsiyet eğitimi ailelerin büyük tepkisine neden oldu. Hemcins ilişkiler ve transseksüel bireyler de dâhil olmak üzere “eşitliklerin” öğretildiği bir proje olan “No Outsiders” karşıtı protestolar öğrenci velilerinden birinin söz konusu proje ve öğretim materyalinin İslam öğretilerine ters düştüğü gerekçesiyle iptaline yönelik düzenlediği imza kampanyası sonrası başladı. Okul ile veliler arasındaki görüşmeler de sonuç vermeyince, kimi veliler çocuklarını okuldan almaya başlarken, kimileri de okul önlerinde durumu protesto ederek tepkilerini ifade etme yolunu seçti. Yakın civarlardaki okullara da yayılan gösterilerle ilgili, yüksek mahkeme kararı –geçici bir süreliğine de olsa– okulları çevreleyen sokaklarda gösteri yapılmasını yasakladı. 

Takip eden aylarda, medya gösterileri “Müslümanlar” ile “LGBT” (lezbiyen, gay, biseksüel ve transseksüel) toplulukları arasındaki bir çatışma olarak lanse eden haberler yaptı. Hatta, aynı zamanda “No Outsiders” ders materyalinin de yazarı olan bir müdür yardımcısı geçen ay Birmingham Pride (LGBT yürüyüşü) geçit törenine liderlik ettiğinde, bir kahraman gibi karşılanmıştı. Pek çoğu protestoların İslam ve eşcinsellik arasındaki bir tartışmadan kaynaklandığını öne sürse de, gerçekte durum öyle değil. Zira, mesele mevcut eğitim politikalarıyla olduğu kadar yakın bir geçmişte “Truva Atı Operasyonu” ile Birminghamlı Müslümanlar hakkında ortaya atılan asılsız iddialar ile de ilgili olduğundan daha karmaşık görünüyor.

İngiltere

İslam Karşıtı Tepkiyi Nasıl Açıklayabiliriz?

30 Mayıs 2019

İlişkiler Eğitimi ve Ebeveyn Hakları

“No Outsiders” projesi, Birmingham Parkfield Community Okulu’nda müdür yardımcılığı yapan Andrew Moffat tarafından kaleme alınmış. Çocuklara olumlu ilişkiler kurma konusunda eğitim veren müfredatın bir parçası olarak Birmingham’da ilk olarak 2004’te bir okulda pilot proje şeklinde hayata geçirilen “No Outsiders” dersleri, o zamandan bu yana kentteki diğer okullara da yayıldı. Söz konusu dersin materyalleri ise insanları farklı kılan şeyleri araştıran çok sayıda kitaptan oluşuyor. Bunların arasında, kendisini çevresine ait hissetmeyen bir köpek, birlikte civciv yetiştiren iki erkek penguen ve deniz kızı gibi giyinmeyi seven bir erkek çocuğunu konu edinen kitaplar var. Kitapların hiçbirinde cinsel yönelime ya da cinsel pratiklere doğrudan atıf yer almazken, kimi veliler kaygıyla kitaplarda “eşcinsel ahlakın” aşırı bir şekilde vurgulandığını dile getiriyor. Diğer dinî topluluklardan da destek gören velilere ayrıca yerel Meclis üyesi Roger Godsiff’ten de destek geldi. Godsiff, protestoları “haklı bir dava” olarak nitelendiriyor. 

Toplanan dilekçe ve imzaların ardından “No Outsiders” dersleri vaziyetin normale döneceği umuduyla başlarda bir süre askıya alındı. Ancak buna rağmen, okullar ile veliler arasındaki ilişki hızla kötüleşerek haftalık düzenlenen protestolar günlük gösteriler şeklini aldı. Protestolar giderek daha agresif ve çatışmacı bir hâle gelirken, LGBT eylemcileri de organize olmaya başladılar. İki grup arasında gerçekleşen bir çatışmadan5 sonra 600’den fazla öğrenci velisi tarafından okuldan alındı. Yüksek mahkemenin getirdiği gösterileri yasaklama kararı da zaten öğrencilerin okula giriş ve çıkışları için güvenli bir geçiş alanı yaratma amacı taşıyordu. 

Protestolar bir yana, çocuklarını “No Outsiders” derslerine göndermeme kararı alan veliler bu hareketi tamamen hukuki çerçevede gerçekleştiriyorlar. Zira, mevcut mevzuat velilere çocuklarını “cinsel eğitim” derslerinden çekme hakkını tanıdığı gibi “ilişkiler eğitimi” dersinden de çekme hakkı tanıyor. Söz konusu derslerdeki öğretilerin -dinî olsun veya olmasın- kendi değerlerine aykırı olduğunu düşünen velilerin yasal olarak çocuklarını bu derslerden çekme hakları bulunuyor. Çok azı bu yola başvururken, velilere tanınan bu hak Müslümanlar kadar Yahudi, Hristiyan ve Yehova Şahitleri tarafından da destek görüyor. Hükûmet, bu hakkın Eylül 2020’den itibaren feshedileceğini açıklamış olsa da, çocuklarını “No Outsiders” adlı cinsiyet eğitiminden çeken veliler yanlış bir şey yapmıyor; bu ise protestolarla ilgili medya ve siyasi arenada tamamen göz ardı edilen bir hakikat. 

Truva Atı Operasyonu Sonrası Kalıcı Öfke

Göz ardı edilen diğer bir faktör, birçok Müslüman ebeveynin hâlâ “Truva Atı Operasyonu”yla alakalı hissettikleri öfke. Nisan 2014’te Sunday Telegraph gazetesinde yayımlanan isimsiz mektupta, Birmingham’daki bazı Müslümanların devlet tarafından finanse edilen bazı okulları ele geçirmek ve devralmak için “komplo kurdukları” iddia ediliyordu. Beş adımlı bir plandan bahsedilen mektupta, söz konusu komplonun mevcut öğretmen ve yöneticilerin okuldan uzaklaştırılıp yerlerine okulu muhafazakar İslami ilkelerle yönetecek “İslam dostu” bireylerin getirilmesi suretiyle gerçekleştirileceği iddia ediliyordu. Yayımlanmasından kısa bir süre sonra yerel polisin mektubun sahte ve aldatıcı olduğunu açıklamasına rağmen, söz konusu iddialar ülkenin devlet tarafından finanse edilen eğitim sektörüne yönelik en büyük soruşturmanın başlatılmasına zemin hazırladı. Soruşturma sonucunda, hiç de şaşırtıcı olmayan bir biçimde, bir “komplo” iddiasını destekleyen herhangi bir kanıta rastlanmadı.

Ancak buna rağmen, -protestoların ilk yapıldığı okul da dâhil olmak üzere- çok sayıda okula hükûmet eliyle bir revizyon süreci başlatıldı. Bu süreçte birçok okula yeni isimler verildi, yeni öğretmenler ve öğretim elemanları atandı ve “İngiltere değerlerinin” öğretilmesine daha fazla önem verilmesi zorunluluğu getirildi. Tüm bu değişiklikler yapılırken ebeveynlerin fikirlerine başvurulmadı. O dönemdeki araştırmalarımın da ortaya koyduğu gibi, bu durum, Müslüman ailelerde hem kendilerinin hem de dinlerinin mercek altına alındığı hissiyatı oluşturdu: “İngiltere değerlerinin” öğretilmesi, devletin İslami değerlerle mücadele etme politikası olarak görüldü. Buna ek olarak, birkaç yıl önce hükûmet ve polisin, şehirdeki en yoğun nüfuslu Müslüman bölgelerinden ikisine 200’den fazla CCTV kamerası yerleştirdiği hatırlanacak olursa bu insanların neden öfke duyduğunu anlamak zor değil. Kanımca, “No Outsiders” derslerine karşı yapılan protestoların kaynağında da bu öfke yatıyor. 

Bundan Sonra Ne Olacak?

Hâlen devam eden çıkmazın çözümü için şimdilik hızlı ve basit bir yol görünmüyor. Protestolar bir süreliğine durmuş olsa da, veliler geçici yasak kaldırıldıktan sonra protestolara devam etme sözü veriyor. Son aylardaki nahoş sahnelere dönüş kentte kimsenin arzu ettiği bir şey değil, özellikle de bu sahnelere her gün maruz kalan çocuklar üzerindeki zararlı etkisi göz önüne alındığında. Daha da kötüsü, İngiltere’nin kuzeybatısının eski başsavcısı Nazir Afzal yakın bir zaman önce her iki tarafta da protesto gösterilerine katılanlar arasındaki bazı kimselerin protestoları kendi çıkarları uğruna “haksızca ve kötü amaçlarla” sabote ettiğini, bu manipülasyon nedeniyle de arabulucu olarak çağrılan kendisinin ya da bir başkasının çözümle alakalı yapabileceği pek bir şey olmadığını öne sürdü. 

Olayların bundan sonra nasıl gelişeceği konusu bir yana, mevcut durum tüm gözlerin -üzücü bir şekilde- yeniden Birminghamlı Müslümanlar üzerine çevrildiğini gösteriyor. Kentte Müslüman nüfusun “sorun” oluşturduğunu iddia eden kesim için ise bu gelişmeler, hâlihazırda endişe verici olan olumsuz atmosferi daha da zehirleyecek görünüyor.

Chris Allen

Birmingham Üniversitesi Sosyal Çalışmalar Enstitüsü’nde öğretim üyesi olan Dr. Chris Allen İslamofobi ve İslamofobik nefret suçlarının kurbanı olan Müslüman kadınlara dair çalışmalar yapmaktadır. Son kitabı “Contemporary Writings in Islamophobia volume 1: politics, women and social issues” (İslamofobi cilt 1 Çağdaş Yazarlar: siyaset, kadın ve sosyal konular”) kitapçılardan temin edilebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar