Almanya Türk Kökenli Kalp Cerrahı, Alman Tıp Ödülü’ne Layık Görüldü

Avrupa'da yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk kadın olan 43 yaşındaki Gürsoy, Alman Tıp Ödülü'ne (German Medical Award) layık görüldü.

admin 19 Eylül 2019

Alman Tıp Ödülü’ne (German Medical Award) layık görülen Türk kökenli Alman kalp cerrahı Dilek Gürsoy, “Almanya, Avusturya ve İsviçre’de tıp alanında başarılı çalışmalar yürüten doktor ve tıbbi kuruluşlara verilen bu ödül, 2012’de kadın kalp cerrahı olarak ilk yapay kalbi taktığım ve halen yapay kalpler üzerine çalıştığım için bana verildi.” dedi.

“Fabrikada Çalışarak Beni Bu Günlere Getirdiler”

Avrupa’da yapay kalp nakli gerçekleştiren ilk kadın olan 43 yaşındaki Gürsoy, anne ve babasının 1969’da Ordu’nun Aybastı ilçesinden Almanya‘ya gelerek bir fabrikada işçi olarak çalıştıklarını ve kendisini okutarak bu günlere getirdiklerini belirtti.

Almanya‘nın Neuss kentinde doğduğunu, üniversiteden 2003’te mezun olup kalp cerrahı olarak işe başladığını anlatan Gürsoy, “Doktor olmayı küçüklüğümden beri istiyordum, başka bir düşüncem yoktu. Biliyordum büyünce doktor olacağımı, bu hedefi koydum ve zamanla da başardım. Sadece bu hedefe yönelik çalıştığım için bunu başarabildim. Tıp fakültesi kolay bir fakülte değil, çok çalışmak lazım. Azimle çalıştım ve 6 yılda tıp fakültesini bitirebildim.” ifadelerini kullandı.

“Ödül, Doğru Yolda Olduğumu Gösteriyor”

Gürsoy, Almanya, Avusturya ve İsviçre’de tıp alanında başarılı çalışmalar yürüten doktor ve tıbbi kuruluşlara verilen bu ödülün kendisine 2012’de kadın kalp cerrahı olarak ilk yapay kalbi taktığı ve halen yapay kalpler üzerine çalıştığı için verildiğini vurguladı.

Yapay kalpler üzerinde 10 yıldır çalıştığına, hayvanlar üzerinde denemeler yaptığına ve son aşamalara geldiklerine dikkati çeken Gürsoy, “Bu ödül bana biraz da motivasyon olması için verildi. Ödül, doğru yolda olduğumu ve bu yoldan şaşmamam gerektiğini gösteriyor. Bunu da yapmaya devam edeceğim.” diye konuştu.

Gürsoy, ödülü alacağını ilk duyduğu zaman bunun kendisine büyük bir sürpriz olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Duyunca çok heyecanlandım. Bu yılın nisan ayında da çok önemli kadın ödüllerinden birini almıştım. Ama alacağım bu ödül, bir tıp ödülü olduğu için tabii benim için başka bir değeri var. Bu ödüle layık görüldüğüm için mutlu ve gururluyum.”

“Herkese Özgüvenli Olmalarını Tavsiye Ediyorum”

Özellikle Avrupa’da yaşayan genç kızlara, kendilerine verilen imkanları kullanmaları ve çok çalışmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Gürsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben öyle yaptım ve hedeflerime ulaştım. Tabii ki zorlukları vardı ama bu devirde pes etmemek ve asla kimseye boyun bükmemek lazım. Herkese özgüvenli olmalarını tavsiye ediyorum.

Yaptıkları işlerde ilk zamanlar bazı zorluklar yaşasalar da tecrübeyle birlikte gelen özgüvenle zamanla daha iyi olacaklar. Benim için önemli olan ve bana da yardımcı olan şeyler, çok yerlere gitsinler, görüşmeler yapsınlar, dinlesinler ve soru sormaktan çekinmesinler.”

“Yapay Kalp Merkezi Kurmak İstiyorum”

Gelecekte yapay kalp merkezi kurmak istediğini belirten Gürsoy, şunları kaydetti: “Bunu yaklaşık 5-6 yıldır düşünüyorum, son 2 yıldır bu konu üzerine daha da yoğunlaştım. Çalıştığım hastaneyi geçen ay bıraktım ve bu yapay kalp merkezini kurmakla alakalı görüşmelerim var, onlarla ilgileniyorum. İnşallah yakın zamanda gerçekleştiririm. Bu iş de her iş gibi kolay değil ama genç kızlarımıza önerdiğim gibi öz güvenimle, yaptığım işler ve tecrübemle bu işi başaracağıma inanıyorum.”

Gürsoy, ödülünü 18 Kasım’da Düsseldorf’ta düzenlenecek etkinlikte alacak.(AA,P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar