Almanya Almanya’da Nitelikli İş Gücü Açığı Artıyor: Her Yıl 260 Bin Kişiye İhtiyaç var

Almanya'nın 2060 yılına kadar her yıl en az 260 bin kalifiye iş gücüne ihtiyacı var. Ülkede şu an 1 milyon 250 binden fazla iş gücü açığı mevcut.

admin 26 Eylül 2019

Almanya‘nın 2060 yılına kadar her yıl en az 260 bin kalifiye iş gücüne ihtiyacı olduğu ortaya çıktı.

Alman Bertelsmann Vakfı’nın yaptığı araştırma, gittikçe yaşlanan Alman toplumunda kalifiye iş gücü açığının yalnızca Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelecek kişilerle kapanmayacağını gösterdi. Araştırmaya göre her yıl 114 bin kişilik kalifiye iş gücü açığının AB ülkelerinden, 146 binlik kısmının ise AB üyesi olmayan ülkelerden karşılanması gerekiyor.

Nitelikli İş Gücü Açığı Artıyor

Almanya ekonomisindeki büyüme ve nüfusundaki yaşlanma nitelikli iş gücü açığını her geçen gün artırıyor.

Federal Çalışma Bakanlığı raporlarına göre, ülkede şu an 1 milyon 250 binden fazla iş gücü açığı mevcut. Alman Ekonomi Enstitüsü, kalifiye eleman açığından dolayı Alman ekonomisinin yılda yaklaşık 30 milyar avro kayba uğradığını belirtti. Uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Almanya’daki 20 ile 64 yaş arası çalışan sayısının 2030 yılı itibarıyla 3,9 milyon düşerek 45,9 milyona ineceğini hesaplıyor. 2060 yılında ise çalışan sayısının 10,2 milyon kişi azalacağı belirtiliyor.

Yine uzmanlara göre, Almanya‘nın yaşlı bakım sektörü, düşük ücretler, fazla iş yükü, çalışanlara ve hastalara kötü muamele haberleri nedeniyle birçok Alman tarafından çalışmak için cazip bir sektör olarak görülmüyor. Kalifiye eleman açığıyla birlikte sektör işgücü açığını yabancı işçilerle gidermek zorunda kalıyor.

Almanya Sağlık Bakanlığına göre, şu anda bakım merkezlerinde ve hastanelerde 50 bin ve 80 bin arası iş gücü açığı mevcut. Bakanlık, ülkede bakıma ihtiyaç duyan insan sayısının önümüzdeki yıllarda çarpıcı bir şekilde artmasını bekliyor.

“İş Yükü Ağır, Çalışma Saatleri Yoğun”

Almanya‘nın Köln kentinde sosyal hizmetlere bağlı bir yaşlı bakım evinde çalışan ve göçmen kökenli yaşlılar için çeşitli projeler yürüten Fatma Dik-Thiel, yaptığı açıklamada, gerek hasta bakımı gerekse huzur evlerinde yeterli bakıcı olmamasından dolayı bazı aksaklıkların yaşandığını söyledi.

Dik-Thiel, “Her yıl artan hasta bakıcı açığı sistemin olması gerektiği gibi yürümediğini gösteriyor. Ayrıca iş yükünün ağır olduğunu, çalışma saatlerinin yoğunluğundan dolayı ruhsal ve bedensel yönden yorucu bir meslek. Bu yoğun iş yüküne oranla aldıkları maaşlar da insanları tatmin etmiyor.” dedi.

Almanya‘daki bakım evlerinin en büyük sorununun personel bulamamak olduğunu ifade eden Dik-Thiel, “Almanya‘ya göçmen olarak gelen birinci nesil artık yaşlı ve bir kısmı bakım evlerinde yaşıyor. Türkiye’de diplomalı bakıcı, hemşire, uzman ve teknikerler var, onlar getirilip burada istihdam edilebilir. Çünkü yaşlılar kendi dilini konuşan ve kültürünü tanıyan insanlar tarafından bakılmayı istiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Şu anki şartlarda bu mesleklerin insanlara artık cazip gelmediğini vurgulayan Dik-Thiel, “Her geçen gün bu sektörde çalışan insanların ve bakım evlerinin yükü artıyor. Dışarıdan getirilecek uzmanlar bu yükü azaltacaktır ama bence Almanya‘da yaşayan gençleri bu işe dahil etmek, meslek şartlarını iyileştirip bu alana yönlendirmeleri gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Almanya‘da bakıma muhtaç kişi sayısı 2017’de 3,3 milyon iken, bu sayının 2030’da 4 milyona ve 2050’de ise 5,3 milyona çıkması öngörülüyor.(AA,P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar