Belçika Belçika’nın Flaman Bölgesi’nde “Aşırı Sağ Motifli” Hükümet Kuruldu

Belçika'nın Flaman Bölgesi'nde koalisyon müzakereleri 127 günün ardından sonuçlandı. İmzalanan koalisyon anlaşmasının bir çok aşırı sağcı izler taşıması dikkat çekti.

admin 3 Ekim 2019

Belçika’nın Flaman Bölgesi’nde koalisyon görüşmeleri 127 gün sonra 30 Eylül’de sonuçlandı. Milliyetçi sağ parti Yeni Flaman İttifakı (N-VA), merkez sağ parti Liberal Open (VLD) ve merkez parti Hristiyan Demokratlar’dan (CD&V) oluşan hükümet, sağcı bir koalisyon anlaşması üzerine kuruldu.

Belçika’da 26 Mayıs’ta düzenlenen bölgesel ve federal seçimlerinden sonra ortaya çıkan tablo koalisyon görüşmelerinin zor geçeceğinin habercisiydi. Flaman bölgesinde oyların büyük oranda aşırı sağa kaymış olması ve merkez sağ partilerin ciddi bir düşüş yasamaları Flaman bölgesindeki müzakereleri zora sokmuştu.

Sandıktan birinci parti olarak çıkan milliyetçi sağ parti N-VA müzakerelerin başında, ikinci olan aşırı sağ parti Vlaams Belang ile görüşmüştü. Çoğunluk oluşturamayan iki parti diğer partilerin Vlaams Belang ile koalisyon kurmayı reddetmesi üzerine koalisyon görüşmelerini sonlandırmışlardı. Bunun üzerine N-VA, Open VLD ve CD&V, koalisyon görüşmesine başlamıştı. Ortaya çıkan koalisyonda aşırı sağ parti olmasa da hazırlanan 300 sayfalık anlaşma metninde aşırı sağın izleri dikkat çekiyor.

“Mesajı Aldık, Entegrasyon Çalışmaları Sıkılaştırılacak”

Koalisyon anlaşmasının ana başlıkları çalışma, ekonomi, eğitim ve entegrasyon. Yeni Bölge Başbakanı Jan Jambon (N-VA), hükümet ile ilgili yaptığı açıklamalarda seçim sonuçlarından ders çıkardıklarını ve halkta var olan adaletsizlik duygusuna cevaben entegrasyon çalışmalarını sıkılaştırılacaklarını söyledi. Bu bağlamda Belçika’ya yeni gelenler ücretli uyum kurslarına tabii tutulacaklar ve sosyal güvenlikten faydalanmak isteyenler için 10 yıllık ikametgah şartı getirildi. Jambon entegrasyonla ilgili yaptığı açıklamada “Toplumumuza giriş bileti pahalılaşıyor fakat bir kez giriş yapan herkese bütün imkanlar sunulacaktır.” ifadelerini kullandı. Yeni hükümet bunun yanı sıra çalışma oranın yükselmesi için iş imkanlarının çoğaltacak ve Flaman Bölgesi’ndeki eğitimin dünya standartlarına yükselmesi için önlemler alacak.

Dini Sembol Taşıma Yasağı Yasallaştırılıyor

Entegrasyona büyük bir bölüm ayrılan hükümet anlaşmasında Müslümanları da ilgilendiren önemli ibareler var. Bunların ilki devlet okullarındaki öğretmen ve öğrenciler için dini sembol taşıma yasağı yasallaştırılacak olması. Belçika’da devlet okullarında var olan dini sembol taşıma yasağı ile ilgili geçtiğimiz yıllarda bir çok başörtülü öğrenci Danıştay’a başvurmuş ve davayı kazanmıştı. Buna rağmen devlet okulları yönetimi, dini semboller taşıma yasağını iptal etmemişti. Yeni hükümet böylelikle Danıştay tarafından defaatle insan haklarına aykırı olarak tanımlanan dini semboller taşıma yasağını yasalaştıracak. Aynı yasak Flaman Bölgesi’ndeki memurlar için de geçerli olacak.

Dini Cemaat Tanınmadan Önce 4 Yıllık Seneme Süresinden Geçecekler

Bunun yanı sıra yerel dini cemaatlerin tanınma şartları da değiştiriliyor. Geçtiğimiz yıllarda Beringen şehrindeki Fatih Camii’nin tanınma ruhsatının iptalinden beri yerel dini cemaatlerin tanınma şartları ile ilgili tartışma devam etmekteydi. Yeni hükümet anlaşmasına göre eski tanınma şartları yürürlükten kalkacak. Yeni yasaya göre yerel dini cemaatler tanınmadan önce 4 yıllık bir deneme süresinden geçecekler.

Din Dersi Bir Saate Düşürülebilecek

Okullarda mevcut 2 saatlik din dersleri de Belçika’da yıllardır tartışma konusu idi. Sağ partiler bu derslerin iptal edilmesinin ve yerine vatandaşlık derslerinin verilmesini savunuyordu. Yeni hükümet anlaşmasında varılan sonuca göre dileyen devlet okulları lisenin son iki yılı iki saatlik din dersini bir saate düşürüp arta kalan bir saatte ‘hayat felsefeleri arasında diyalog’ dersi verme imkanlarına sahip olacaklar.

Geçtiğimiz ay gündem olan Genk’te açılması hedeflenen fakat tanınma ruhsatı verilmeyen Selam Koleji ile ilgili oluşan tartışmalı gündem de imzalanan metine etki etmiş durumda. Yeni koalisyon anlaşmasına göre yeni okul açmak zorlaştırılacak. Yeni okul açma talebinde bulunulan projelerde insan haklarına ve temel haklara saygı şartı ile ilgili bir şüphe olduğu taktirde istihbarat devreye girecek. İstihbarat bu taleplerde radikallik durumu, güvenlik ve yurtdışı finansmanla ilgili Eğitim Bakanlığı’na bilgi aktaracak.

Etnik Kökene Odaklı Çalışma Yapan Derneklere Finansal Destek Yok

300 sayfalık koalisyon anlaşmasında ayrıca dinden çıkanlar veya din değiştirenlere destek olmak için çalışmaların geliştirileceği de yer alıyor. Ayrıca sadece etnik ve kültürel kökene odaklı çalışma yapan dernekler de toplumda birleştirici çalışma yapmadıkları gerekçesiyle Flaman Bölgesel Yönetimi’nden finansal destek alamayacaklar.

Yoksullukla Mücadelede Netleşmiş Çalışma Yok

Yeni hükümet anlaşmasında dikkat çeken ve eleştiri alan noktalardan bir diğeri ise bütçe açığı ve yoksullukla mücadele çalışmaları ile ilgili. Yeni hükümet 2021’e kadar Flaman Bölgesi’nin paraya ve yatırıma ihtiyacı olmasından dolayı bütçe açığının kapatılmayacağını açıkladı. Bunun yanı sıra yoksullukla mücadele başlığı altında hiç bir netleşmiş çalışmanın veya önlemin sunulmaması, hükümetin yoksullukla mücadele alanında istihdama yoğunlaşıp yoksulluğa sebebiyet veren sistematik sebeblerinden bahsedilmemesi, STK’lar tarafından eleştiriliyor.

Yeni hükümet bakanları da netleşti. Başbakan’ın yanı sıra 3 bakan ve Meclis Başkanı N-VA Partisi’ne verilecek. Flaman Bölgesi’nin Başbakanı Jan Jambon oldu. Jambon daha önce Federal içişleri Bakanı iken Brüksel Havalimanı’nda gerçekleşen terör saldırılarından sonra Müslümanların sokakta dans ettiğini söylemişti.

Zuhal Demir Adalet, Enerji ve Çevre Bakanı Oldu

Yeni Eğitim Bakanı ise Ben Weyts. Weyts daha önce hayvan refahı bakanı iken elektroşoksuz kurban kesimini yasaklaması üzerine Yahudi ve Müslüman kuruluşlar tarafından dava edilmişti. Diğer tanınan sima ise Zuhal Demir. Müslümanlarla ilgili yaptığı bir çok olumsuz açıklama ile tanınan Demir yeni Flaman Hükümeti’nde Adalet, Enerji ve Çevre bakanı oldu. Bir önceki hükümette cami tanınmalarından sorumlu olan ve cami tanınma prosedürlerini askıya alan eski İçişleri Bakanı Liesbeth Homans ise Meclis Başkanı oldu. Çalışma ve Refah Bakanlığı ise CD&V’nin ağır topları olan Hilde Crevits ve Wouter Beke tarafından yürütülecek.

Yeni İçişleri ve Entegrasyon Bakanı ise Open VLD’den Bart Somers oldu. Bart Somers Mechelen şehrinin 20 yıllık belediye başkanı olarak 2017’de dünyanın en iyi belediye başkanı seçilmişti. Somers özellikle çoğulculuk ve entegrasyon ile ilgili yaptığı olumlu çalışmalar ile tanınıyor. Yeni Bakan, İçişleri ve Entegrasyon adı taşıyan bakanlığın ismini değiştirdi. Bakanlığın yeni ismi Birlikte Yaşam ve İçişleri oldu. Bunların yanı sıra yeni Maliye Bakanı N-VA partisinden Matthias Diependaele, Brüksel ve Medya Bakanı CD&V’den Benjamin Dalle ve Ulaştırma Bakanı Open VLD’den Lydia Peeters oldu.

Yeni hükümet 2 Ekim Çarşamba Kral Filip tarafından onaylanacak olan yemin töreninden sonra göreve başlayacak.

Walon Bölgesi’nde Sol Ağırlıklı Hükümet İşbaşında

Walon Bölgesi’nde ise eylül başında sol ağırlıklı bir hükümet kurulmuştu. Belçika’nın Fransızca konuşulan bölgesinde Sosyalist Parti (PS), Yeşiller Partisi (ECOLO) ve Liberal Parti’den (MR) oluşan bir hükümet oluşturulmuştu.

Belçika’nın kuzey ve güneyinde ideololojik açıdan bu denli farklı hükümetlerin kurulmuş olması Federal Hükümet’in kurulmasını zorlaştırıyor. N-VA ve PS partilerinin aynı masaya oturmaya sıcak bakmamaları da müzakerelerin duraksamasına sebeb oluyor. 26 Mayıs’tan beri federal hükümet için ciddi bir müzakere ortamı henüz oluşturulmadı.(nsa)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar