Almanya Merkel: “Fikir Özgürlüğünün de Sınırları Vardır”

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal Meclis'te yaptığı konuşmada Almanya'da yükselen aşrı sağa dikkat çekti, nefret ve ırkçılık söylemlerinin yayılmasının fikir özgürlüğüne girmeyeceğini söyledi.

admin 27 Kasım 2019

Almanya Başbakanı Angela Merkel aşırı sağcılığın geldiği noktaya dikkati çekerek Alman toplumunun nereye gittiği sorusunu sordu.

Merkel, bütçe görüşmeleri kapsamında Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, Almanya’da yükselen aşrı sağ ile ilgili açıklamalarda bulundu. Irkçı bir Alman tarafından işlenen Kassel Valisi Walter Lübcke cinayetine ve geçen ay Halle kentinde bir Sinagog’a düzenlen ırkçı saldırıya değinen Merkel, ”Halle‘deki olaylar ve Lübcke cinayeti hepimizi sarstı.” dedi.

Nefret, Irkçılık Söylemlerinin Yayılması Fikir Özgürlüğüne Girmez

İnsan onurunun dokunulmaz olduğunun altını çizen Merkel, Almanya’da son dönemlerde tartışılan fikir hürriyetinin kapsamı konusunda, “Ülkede fikir özgürlüğü vardır. Herkes özgürce fikrini açıklayabilir. Kimse diğer başkasının fikrine katılmak zorunda değil. Fikir özgürlüğünün de sınırları vardır. Nefret ırkçılık söylemlerinin yayılması ve diğer insanların onuru zedelenmeye başladığında bu sınır başlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetinin İklim Politikalarını Savundu

Merkel meclisteki konuşmasında hükümetinin iklim politikalarını da savundu. “Hırslı bir paket” ortaya koyduklarını söyleyen Merkel “Eğer biz değilse kim iklim değişikliğine bir nebze karşı durulabileceğini gösterecek” diyerek Almanya’nın sorumluluğuna dikkat çekti.(AA,P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar