ALMANYA Kovid-19’un En Acı Yüzü: Anne ve Babanın Cenazesine Katılamamak 

Yeni tip koronavirüs önlemleri sebebiyle en yakınlarının cenazesine dahi katılamamak acı bir durum. Almanya’da yaşayan ve salgın esnasında anne ve babasını kaybeden iki kişi, Perspektif’e defin süreçlerini anlattı.

admin 4 Nisan 2020

Almanya’da sadece 3 Nisan’da 6 Türk vatandaşı Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Salgın ortaya çıktığından beri ülkede toplamda 1.208 kişi ölürken, vefat edenlerden 29’unun Türk olduğu biliniyor. Bu kişilerin cenaze işlemlerinde ise farklılıklar var.

Salgın esnasında vefat edenlerin cenazeleri Türkiye’ye nakledilebiliyor. Fakat bu nakil esnasında aile fertleri cenazeye eşlik edemiyorlar. Necati Kaya da onlardan biri.

Almanya

Kovid-19 Salgını Esnasında Ölen Müslümanlar Nasıl Defnedilecek?

21 Mart 2020

Necati Bey’in babası Kovid-19 pandemisi esnasında Türkiye ile Almanya arasındaki uçuşların iptal olduğu bir süreçte vefat etti. Şeker ve tansiyonu olan babası rahatsızlandığı için hastaneye yatırdıklarını anlatan Necati Bey, virüs önlemleri alınmaya başladığında hastane ziyaretlerini kestiklerini anlatıyor. Hastaneye düzenli ziyarete giden aile bireyleri, babalarıyla bundan sonra telefonla haberleşmeye başlamışlar. Bir gün babasının sağlık durumunun iyice kötüleştiğini, kardeşlerinin hastaneye gidip, babalarını görmek istediklerini, ancak gidemediklerini anlatıyor Necati Bey: “Babamı aradım, çok kötü olduğunu söylüyordu. Tam o sıradaodasına hemşire gelmişti. Telefonu kapadı ve bir daha ona ulaşamadık.” Necati Bey tam o sırada babasını kaybetmiş.

“Cenaze Sonrası Ne Gelenimiz, Ne Gidenimiz Oldu”

Bu telefon konuşmasının ardından hastaneden de acı haber gelmiş. Aileye başsağlığı dileyen hastane görevlileri, çocuk ve torun sayısını sorup, sadece onların sırayla merhumun yanına girmelerine müsaade etmiş. Sadece en yakın akrabalara izin verildiği halde aile yakınlarının da gelmesiyle hastane kapısında kalabalık oluşmuş. Görevliler ikaz ederek kalabalığı dağıtmış.

Babasını son defa çok kısa bir an görebilen Necati Bey, cenaze firmasının babasını hastaneden almaya geldiğini ve camide yıkadıklarını anlatıyor. Cenaze namazını ise 15-20 kişiyle dağınık şekilde kıldıklarını anlatıyor. “Hepimiz öleceğiz, ama bu çok üzücü bir durum. Virüsten dolayı ne gelenimiz ne gidenimiz oldu. Herkes telefonlar vasıtasıyla başsağlığı diledi.” Bu esnada arayan ve yardım etmek isteyen onlarca kişi ise acısını hafifletmiş.

“Babam Tek Geldi Tek Gidiyor”

Necati Bey’in 1969 yılında Almanya’ya gelen merhum babası, Giresun’a defin için kargo uçağıyla tek başına gönderilmiş. Giresun’daki akrabaların definle ilgilenebilmesi için konsolosluktan alınan ölüm belgesiyle diğer dökümanları Whatsapp üzerinden yolladıklarını anlatıyor Necati Bey. Türkiye’de de kısıtlamalar olduğu için, akrabalarının İstanbul’dan Giresun’a gidebilmeleri için birçok yerde yetkililere bu belgeler ibraz edilmiş.

“Babamızı kaybettik. Onun yanına gidip onu toprağa koymak nasip olmadı. Babam Almanya’ya tek geldi, şimdi de tek gidiyor.” şeklinde üzüntüsünü belirten Necati Bey, defin esnasında akrabaların her an resim attıklarını ve sürekli telefonla görüştüklerini anlatıyor. Bütün bu süreci anlatırken, yaşadıklarının diğerleri tarafından da bilinmesini de istiyor: “Bizim son haftalarda yaşadıklarımız herkesi ilgilendiriyor. Şu an birçok insan, bizim gibi sevdiklerine son görevlerini yerine getirememekten mustarip.”

Başka Bir Cenaze Süreci: Türkiye’de Vefat

Aile fertlerinden biri Türkiye’de yaşayan insanlar açısından da benzer bir durum söz konusu. Çünkü Türkiye’de yakınları vefat eden kimseler de onların cenaze törenlerine katılamıyorlar. Süleyman Şahin onlardan biri. Annesi Türkiye’de yaşayan Süleyman Bey, bir gün aniden vefat haberi aldıklarını anlatıyor: “Annem aslında dinç bir kadındı. Bir gece kalkıp lavaboya giderken kafasını vurmuş. Böyle bir şeyi hiç beklemiyorduk. Vefatı bizim için çok ani oldu. Vefatının ardından annemin yanına gidememek ise bizi mahvetti.”

Cenaze Hizmetleri

Avrupa’da Ölen Türkiye Kökenli Göçmenlerin Cenazeleri Türkiye’ye Gönderilebilecek mi?

15 Mart 2020

Normal zamanlarda doğrudan bilet bulunmadığında başka ülkelerden Türkiye’ye uçma imkânı olduğunu söyleyen Süleyman Bey, süreci şöyle anlatıyor: “Kovid-19 önlemleri nedeniyle hiçbir şekilde Türkiye’ye gitme imkânınız yok. Dolayısıyla Türkiye’de bir aile ferdiniz vefat ettiğinde yapabileceğiniz hiçbir şey de yok. Bir tek uzaktan dua edebiliyorsunuz. Biz de üç beş kişi camiye gidip Kur’an okuduk.”

Başsağlığı için ziyarete çocukları dahil kimsenin gelemediğini anlatan Süleyman Bey, herkesin telefon ve mesajlarla yanında olduklarını belirtiyor. İstanbul’a defnedilen annesinin cenazesine Türkiye’deki akrabaları katılmış. Defin sürecini canlı yayın üzerinden takip ettiklerini anlatan Süleyman Bey, annesinin defnedilmeden önceki son hâlini gördüğünü ve ekran görüntüsü alarak kaydettiğini anlatıyor. “Annemi son bir defa görüp resmini çektim. En azından bunu yapabildiğim için mutluyum.”

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar