Bosna Hersek Srebrenitsa Soykırımı Kurbanlarının Dinmeyen Acısı

Bosna Hersek'te 1995 yılının temmuz ayında yaşanan Srebrenitsa Soykırımı'nda katledilen Boşnak kurbanların aileleri, sevdiklerini 25 yıl sonra da olsa toprağa vererek artık ziyaret edebilecekleri bir mezarlarının bulunmasının buruk huzurunu yaşıyor.

hcevik 8 Temmuz 2020

Srebrenitsa soykırımının 25. yıl dönümünde, 11 Temmuz Cumartesi günü anma töreni yapılacak. Törenin ardından kılınacak cenaze namazı ile kimlik tespiti yapılan 8 soykırım kurbanı daha Potoçari Anıt Mezarlığı’na defnedilecekAvrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yaşanan en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen soykırımda Sırp askerler tarafından katledilen ve bedeninin bir kısmına yıllar sonra bir toplu mezarda ulaşılan Bajro Salihovic de bu yıl defnedilecek kurbanlardan biri.

Srebrenitsa Soykırımı Kurbanlarının Aileleri İçin Sonu Gelmeyen Bekleyiş

Bajro’nun oğlu Bahrudin Salihovic, yaptığı açıklamada, babasının toplu mezarda bulunan kemikleri tam olmasa da artık beklemek istemediklerini ve bu yıl defnedeceklerini anlatarak, babasını en son Srebrenitsa’nın düştüğü 11 Temmuz 1995’te gördüğünü söyledi. Her yerde babasını aradığını, ancak bulamadığı aktaran Salihovic, 9 gün sonra orman yolundan Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaştığını ve babasını görenlerin onun yeniden Srebrenitsa’ya doğru gittiğini söylediğini ifade etti. Salihovic, koronavirüs salgını nedeniyle yurt dışında yaşayan kardeşlerinin babalarının cenazesine katılamayacağını belirterek, “Tüm kemikleri bulunamasa da en azından mezar yerinin belli olması bizi az da olsa huzurlu kılıyor.” dedi.

Soykırımın yaşandığı 1995 yılında 25 yaşında olduğunu ve birçok şeye tanıklık ettiğini anlatan Salihovic, “Orman yolunda öldürülmüş insanların arasında yürüdüm, cesetlerle beraber uyudum.” diye konuştu. Babasını 25 yıl sonra toprağa verecek olmanın buruk sevincini yaşayan Salihovic, “Babamın mezarına çocuklarımızı getirip dedelerini soykırımda nasıl kaybettiğimizi anlatacağız.” ifadelerini kullandı.

Srebrenitsa Soykırımı ve Acı Yüzü

Bu yıl dedesi İbrahim Zukanovic’i toprağa verecek Mihad Zukanovic ise en son 8 yaşındayken gördüğü dedesinin onu son kez yanağından öptüğü o günü hiçbir zaman unutamadığını anlattı. Zukanovic, Srebrenitsa’da dedesiyle büyüdüğünü ve ondan hiç ayrılmadığını kaydederek, “Tarlaya beraber giderdik. Üzerinden hiç çıkarmadığı mavi bir ceketi vardı.” dedi.

Şehrin Sırp güçlerinin eline geçmesinin ardından annesi ve kız kardeşiyle Potoçari‘de BM bünyesinde görev yapan Hollanda askeri birliğine sığındıklarını söyleyen Zukanovic, oraya geldiğinde dedesini aradıklarını ama binlerce insan içinde onu asla bulamadıklarını ifade etti. Eskiden akü fabrikası olan askerî birlikte kaldıkları bir gece tuvalete gitmek için kalktığında kamyonun arkasında asılmış bir adam görüp çığlık attığını anımsatan Zukanovic, üsse sığınan bazı insanların Sırplara teslim olmamak için kendilerini astıklarını anlattı.

Srebrenitsa’da Ne Olmuştu?

Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’nın 11 Temmuz 1995’te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerince işgal edilmesinin ardından BM bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, daha sonra Sırplara teslim edildi. Kadın ve çocukların Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak erkeği ormanlık alanlarda, fabrikalarda ve depolarda katletti. Katledilen Boşnaklar, toplu mezarlara gömüldü.

Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz’da Potoçari Anıt Mezarlığı’nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor. Bu yıl da kimlik tespiti yapılan ve yakınlarının onay verdiği 8 soykırım kurbanı daha defnedilecek. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar