Fransa Uluslararası Af Örgütü: “Fransa Barışçıl Protestoculara Baskı Uyguladı”

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Fransa'da 2018'den bu yana özellikle sarı yeleklilerin gösterilerinde binlerce barışçıl protestocunun şiddetli baskılarla hedef alındığını açıkladı.

eyilmaz 29 Eylül 2020

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) tarafından yayımlanan “Fransa‘da yasalar, barışçıl protestocuları bastırmak için silah olarak kullanıldı” başlıklı raporda, Fransız yetkililerin hiçbir şiddet eylemine başvurmayan kişileri para cezasına mahkum etmek, keyfi şekilde gözaltına almak ve yargılamak için yasaları kötüye kullandığı belirtildi.

11 Bin 203 Eylemci Gözaltına Alındı

FRANSA

Kim Bu Fransa’yı Sarsan Sarı Yelekliler?

6 Ocak 2019

Fransa‘da 2018’den bu yana özellikle sarı yeleklilerin gösterilerinde binlerce barışçıl protestocunun şiddetli baskılarla hedef alındığı vurgulanan raporda, bunlar arasında gazeteciler ve insan hakları gözlemcilerinin de bulunduğunu kaydedildi. Raporda, sarı yeleklilerin eylemlerinde Kasım 2018 ile Temmuz 2019 arasında 11 bin 203 eylemcinin resmi bir suçlama yöneltilmeden gözaltına alındığı, bunlardan 5 bin 962’sinin daha sonra serbest bırakıldığı aktarıldı. Bazı göstericilerin de ceza almaması gerekirken cezalandırıldığının altı çizilen raporda, ülkede sarı yeleklilere karşı uluslararası hukuka aykırı bazı yasaların kullanıldığına işaret edildi.

Raporda, geçen yıl protestocuların da aralarında bulunduğu 20 bin 280 kişinin “kamu görevlilerini aşağılamak” suçundan mahkum edildiği, muğlak şekilde tanımlanan bu suçun “bir kamu görevlisinin kişisel haysiyetini veya hak ettiği saygıyı olumsuz etkilediği” varsayılan her eylemi kapsadığı ve bir yıla kadar hapis cezası ile 15 bin avroya kadar para cezası öngördüğü aktarıldı.

Brice adında bir gazetecinin, Nisan 2019’da Paris’teki sarı yeleklilerin eylemini görüntülediği sırada gözaltına alındığı, resmi bir suçlama olmadan 24 saat gözaltında tutulduğu ve sonrasında şiddet, yüzünü kapatmak ve şiddet içeren eylemlere hazırlık yapmak ile suçlandığı belirtilen raporda, aleyhinde hiçbir kanıt olmayan Brice’in daha sonra suçlamalardan beraat ettiği belirtildi.

Raporda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını kapsamında getirilen kısıtlamaların gevşetilmesinin ardından gösterilere getirilen genel yasağın orantısız olduğu ve binlerce kişiye haksız para cezaları verildiği ifadesi yer aldı.

Polisin biber gazı, plastik mermi ve plastik bomba kullanımındaki sert artışı karşısında eylemcilerin de maske ve koruyucu gözlükler kullanmaya başladığı aktarılan raporda, Nisan 2019’da protestolarda yüzün kapatılmasına yönelik bir yasa çıkarıldığı, buna aykırı davrananlara 15 bin avro para ile bir yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, bu kapsamda Nisan ile Ekim 2019 arasında 210 kişinin yasağa uymadıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı ve 41 kişinin bu suçtan mahkum edildiği belirtildi.

Barışçıl Toplanma Özgürlüğüne Karşı Baskı Ortamı

Raporda, Fransa’da gözaltılar ve yargılamaların barışçıl toplanma özgürlüğü hakkı üzerinde baskı etkisi yarattığı vurgulanarak, Örgütün görüştüğü birçok kişinin artık protestolara katılmadan önce iki kere düşündüğünü, daha az katıldığını veya kalabalık kamusal toplantılardan kaçındığını söylediği kaydedildi.

Fransa

Fransa Kendi Polis Şiddetini Fark Etmeye Mi Başlıyor?

30 Nisan 2019

Raporda ifadelerine yer verilen Uluslararası Af Örgütü Avrupa Araştırmacısı Marco Perolini, “Toplumsal değişim için kolektif olarak eyleme geçme konusunda uzun geçmişe dayalı gurur verici geleneği olan bir ülkenin protestoları bu şekilde suç haline getirmesi oldukça ironik. (Fransa Cumhurbaşkanı) Emmanuel Macron üç yıl önceki seçim döneminde barışçıl toplanma hakkını koruma sözü vermişti; bugün ise barışçıl protestolar Fransa için daha önce görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya.” değerlendirmesinde bulundu. Perolini, Fransız yetkililerin insanları suçlu haline getirmeye son vermesi ve barışçıl toplanma hakkını engelleyen tüm yasalarda değişiklik yapması gerektiğini vurguladı. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar