Fransa Fransa’da Alıkoydukları Kişinin Ölümünden Suçlanan Polisler Gözaltında

Fransa'da gözaltına alırken kelepçeli olarak aracın arkasına yüzüstü yatırıp üzerine oturdukları kişinin ölümüne yol açtıkları şüphesiyle haklarında soruşturma açılan 3 polisin gözaltına alındığı bildirildi.

ehisim 17 Aralık 2020

Cumhuriyet Savcısı Raphael Balland, 8 Nisan’da Beziers kentinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kısıtlamalarına uymadığı gerekçesiyle kelepçelenen ve yüzüstü polis aracının arkasına yatırılan kişinin ölümüne sebep olmaktan haklarında soruşturma açılan 3 polisin gözaltına alındığını belirtti. Savcı Balland, polis memurlarının “bir kişinin ölümüne yol açacak şekilde kasıtlı şiddet uygulamak ve tehlikede olan birine yardım etmemek”le suçlandıklarını ifade etti.

Yapılan otopsinin, şüphelinin ölümünün boynuna diz baskısından kaynaklı oksijensizlik nedenli olabileceğini ortaya koyduğunu kaydeden Balland, ayrıca çok miktarda uyuşturucu kullanmaktan kaynaklı akut zehirlenme nedeniyle ölüm ihtimalinin de değerlendirildiğini kaydetti.

Polisler “Zapt Etmek İçin” Üzerine Oturduklarını Savundu 

Hayatını kaybeden kişinin avukatı müvekkilinin şizofreni hastası olduğunu ve tedavisi yapılmadığı zaman çok tedirgin olabileceğini aktardı. Polisler ise savunmalarında şüphelinin 2005’ten beri 8 kez şiddet ve hırsızlıktan mahkumiyet yediğini, kontrol sırasında da kendilerine zorluk çıkardığını ve gözaltına direndiğini ileri sürdü.

Şüpheliyi kelepçeleyerek aracın arkasına koyduklarını belirten polisler, yüzüstü yatırılan kişiyi zapt etmek için polis memurunun yol boyunca üzerine oturduğunu ifade etti. Beziers kentinde Kovid-19 kapsamında devriye atan polislerce bir kişi kısıtlamalara uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve karakola götürülmüştü. Karakola vardığında bilinçsiz olduğu görülen adam hayata döndürülememişti. Şahsın yakınları söz konusu polisler hakkında kasıtlı adam öldürmekten dava açmıştı.

“Halkla Aramız Giderek Açılıyor”

Fransa’da, Le Monde gazetesinin özel haberinde tanıklığına yer verilen eski polis 57 yaşındaki Eric Verzele, 1981’de polis olduğunu, sonrasında Cumhuriyet Güvenlik Birliği (CRS) adı verilen çevik kuvvet ekibine katıldığını belirtmişti. “CRS olarak, sadece göçmen çadırlarını yıkmakta iyiydik.” diyen Verzele, bunu eleştirdiği için kendisiyle alay edildiğini, zayıfları korumak için başladığı mesleğini 2017 yılında bırakmaya karar verdiğini aktarmıştı.

2000’lerin ortasında polis olan Arthur da meslektaşlarının her gün şiddet dolu müdahalelerde bulunduğunu, yine de şiddet ve ırkçı tutumların azınlıkta olduğunu bildirmişti. Sylvie adlı 50 yaşındaki kadın polis ise sert müdahalelerin işlerinin gereği olduğunu, her şey yolundaysa müdahalede bulunmadıklarını savunmuştu. “İnsanlar, her gün tükürülmenin, taşlanmanın, hakaret görmenin ne demek olduğunu bilmiyor.” diyen Sylvie, halkla aralarının giderek açıldığı hissettiğini belirtmişti. (AA/P)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar