Almanya Almanya’da Kovid-19 Salgını Irkçı Saldırıların Artışına Yol Açtı

Almanya’da Ayrımcılıkla Mücadele Dairesinin (Alm. Antidiskriminierungsstelle des Bundes) verilerine göre yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ırkçılık vakalarında yüzde 70’in üzerinden bir artışa yol açtı.

Enise Yılmaz 29 Aralık 2020

Almanya’da yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ortaya çıkmasıyla özellikle “Asyalı görünümlü” kişilerin ırkçı saldıralar ve ayrımcılığa maruz kaldığı gündeme yansımıştı. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesinin (Alm. Antidiskriminerungsstelle des Bundes) açıkladığı verilere göre korona salgını ayrımcılık vakalarında önemli bir artışa neden oldu.

6.000’den Fazla Irkçılık Vakası

Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi kasım ayının sonunda, 2019 yılınin aynı dönemdeki 3.200 ırkçı vaka bildirisine kıyasla 6.000’den fazla vaka kaydetti. Irkçılık ve ayrımcılık vakalarında ekim ayına kadar yüzde 70’in üzerinden bir artış gözlemlendi.

Ayrımcılıkla Mücadele Dairesinin Başkan Bernhard Franke ırkçı vakaların artışını, “Kovid-19 salgını, bireysel gruplara karşı ırkçılığı ve ayrımcılığı körüklüyor.” şeklinde değerlendirdi.

“Virüs Etnik Gruplar Arasında Ayrım Yapmıyor”

Krizlerde genelde günah keçisi arandığına işaret eden Franke, özellikle “Asyalı görünümlü” kişilerin ayrımcılığa maruz kaldıklarını, taciz ve ırkçı saldırılara uğradıklarını kaydetti. Franke, “Koronavirüsün yayılmasını engellemek bahanesiyle mağazalara girmeleri engellendi. Pandemide artış gösteren ırkçılık vakaları Sinti ve Roman azınlığını da negatif etkiledi. Türk ve Arap kökenliler de, bazı düğün kutlamalarının enfeksiyon sıçramalarına yol açtığı için genel bir şüphe altına alındılar. Virüs etnik gruplar arasında ayrım yapmıyor.” açıklamalarında bulundu. (P) 

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar