Futbol

2026 FIFA Dünya Kupası: Jeopolitik Gerilimlerin Saha Dışındaki Maçı

ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa ev sahipliği yapacağı 2026 FIFA Dünya Kupası, futbolun birleştirici ruhu ile jeopolitik krizlerin gölgesinde başlıyor. Trump yönetiminin göçmenlik yasaklarından devam eden çatışmaların yarattığı güvenlik kaygılarına, boykot tartışmalarından insan hakları ihlallerine kadar pek çok saha dışı etken, bu yaz düzenlenecek dev turnuvayı tarihin en politik spor etkinliklerinden biri hâline getiriyor.

2026 FIFA Dünya Kupası: Jeopolitik Gerilimlerin Saha Dışındaki Maçı
Spor ve diplomasinin kesiştiği anlar: FIFA Başkanı Gianni Infantino, jeopolitik tartışmaların gölgesinde geçmesi beklenen 2026 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Beyaz Saray'da Donald Trump'ı ziyaret etti ve turnuvayı kazanan takıma verilecek olan kupayı takdim etti. | Fotoğraf: Rawpixel.com/Shutterstock.com

Küresel futbolun yönetim organı FIFA’nın dillerden düşmeyen meşhur bir mottosu var: “Futbol dünyayı birleştirir.” Ama bu yaz oynanacak erkekler Dünya Kupası’nda sadece spor değil, jeopolitik gerilimler de sahne alacak.

Bu yılki Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika olmak üzere üç ülkenin ortaklaşa düzenlediği ilk Dünya Kupası olma özelliğini taşıyor. Gelgelelim, ABD’nin bu iki komşusuyla ilişkileri ikinci Trump döneminde ticaret, göç ve sınır politikaları yüzünden epey gerildi. Bu durum, üç ülkenin ortak ev sahipliği planlarını ilk açıkladıkları 2017 yılından bu yana köklü bir değişim yaşandığını gösteriyor. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), ABD’nin yeni ve katı göç politikalarının, turnuvaya katılan ülkelerin taraftarlarını ve oyuncularını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarılarda bulundu. ABD’nin başta İran olmak üzere yurt dışında attığı askeri adımlar da tansiyonu yükselten bir diğer etken.

Futbolcuları ve Taraftarları Bekleyen Zorlu Vize Süreçleri

İşlerin ne kadar hızlı değişebileceğini gösteren çarpıcı bir gelişme de yaşandı: ABD yönetimi, turnuvanın başlamasına sadece haftalar kala beş Afrika ülkesinden gelen taraftarlardan istenen 15.000 dolarlık vize teminatı şartını kaldırdı. Ayrıca devam eden İran savaşı yüzünden FIFA, İran milli takımının kamp merkezini ABD’den Meksika’ya taşımasına onay verdi. FIFA, takımın grup maçlarına çıkmak için ABD sınırını geçeceğini doğrulasa da 11 Haziran’daki açılışa sayılı günler kala oyuncular hâlâ vizelerinin çıkmasını bekliyordu.

ABD, 11 farklı şehirde Dünya Kupası maçlarının yaklaşık dörtte üçüne, yani 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak. Kanada iki, Meksika ise üç şehirde 13’er maç ağırlayacak. Turnuvanın etrafını saran jeopolitik gerilimler hesaba katıldığında gözlemciler, bir milyondan fazla uluslararası ziyaretçiyi çekmesi beklenen bu Dünya Kupası’nın pratikte nasıl geçeceğini merak ediyor.

Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Afrika Uzmanı Ebenezer Obadare durumu, “Bu turnuvanın önceki Dünya Kupaları kadar sorunsuz geçeceğini sanmıyorum” sözleriyle özetliyor. Bu yılın başlarında Trump yönetimi, 39 ülke vatandaşının ABD’ye girişini tamamen veya kısmen engelleyen bir seyahat yasağını yürürlüğe koymuştu. Yönetim, 75 ülke için göçmen vizesi işlemlerini askıya almak da dahil olmak üzere seyahat kısıtlamalarının kapsamını giderek genişletti.

ABD bu yıl erkekler Dünya Kupası’nın yanı sıra 2028 Yaz Olimpiyatları’na da ev sahipliği yapacak. Bu yüzden yönetim, söz konusu turnuvalarda (ve seçili birkaç spor etkinliğinde) yer alacak sporcuların, antrenörlerin ve destek ekiplerinin bu kısıtlamalardan muaf tutulacağını duyurdu. Dışişleri Bakanlığı ise bu muafiyetten ‘sadece çok küçük bir yolcu grubunun’ yararlanabileceğini belirterek; Trump yönetiminin seyahat politikalarına takılan ülkelerden gelecek taraftarların, yabancı seyircilerin, medya mensuplarının ve kurumsal sponsorların turnuvaya katılamayabileceği sinyalini verdi.

Dünya Kupası biletini kapan dört ülke, Trump’ın seyahat yasağı listesinde yer alıyor: Haiti ve İran vatandaşlarına tam bir giriş yasağı uygulanırken, Fildişi Sahili ve Senegal vatandaşları kısmi kısıtlamalara tabi. Bu ülkelerin taraftarları, ABD’de yasal olarak ikamet etmiyorlarsa veya yasak listesinde olmayan başka bir ülkenin çifte vatandaşlığına sahip değillerse ABD’de oynanacak maçlara gidemeyecek.

Turnuvaya katılma hakkı kazanan Mısır, Gana, Ürdün, Fas, Uruguay ve Özbekistan gibi pek çok ülke de Trump yönetiminin sadece göçmen vizelerini hedef alan vize durdurma listesinde bulunuyor. CFR Göçmenlik Uzmanı Edward Alden, “Bu durum aslında o ülkelerdeki taraftarların turist vizesi almasına engel olmamalı. Ama oralardan gelen herkesin gümrükte fazlasıyla didik didik edileceğinden emin olabilirsiniz” değerlendirmesini yaptı.

Dünya Kupası’nın Artan Katılım Masrafları ve Sıkı Güvenlik Taramaları

ABD’deki maçlara girmek için yasal engelleri aşmayı başaran taraftarları bekleyen bir diğer zorluk ise maliyetler. Bu yılki maçların biletleri turnuva tarihinin en pahalı biletleri olmakla kalmadı, İran savaşı yüzünden uçak bileti fiyatları da uçuşa geçti. Üstelik turnuvaya katılan Cezayir, Cape Verde (Yeşil Burun Adaları), Fildişi Sahili, Senegal ve Tunus olmak üzere beş ülkeden gelen göçmen olmayan vize sahiplerinin, ABD topraklarındaki maçları izleyebilmek için 15.000 dolarlık bir teminat bedeli ödemesi bekleniyordu. Neyse ki ABD hükûmeti, mayıs ayı ortasında aldığı bir kararla nisan ortasına kadar biletlerini almış olan bu beş ülkenin taraftarları için teminat şartını iptal etti.

İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), mevcut seyahat yasaklarından etkilenmeyen ülkelerden gelen ziyaretçiler için de güvenlik taramalarını sıkılaştırabilir. Masadaki tekliflerden biri, aralarında ABD’nin yakın müttefiklerinin de bulunduğu 42 ülkeden gelen başvuru sahiplerinin kişisel dijital verilerini kapsamlı bir şekilde yetkililerle paylaşmasını zorunlu kılıyor. Turnuvanın başlamasına sadece bir hafta kalmasına rağmen bu teklif henüz karara bağlanmış değil. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi mayıs ayında yaptığı açıklamada, yeni kuralın muhtemelen yıl sonuna kadar kesinleşmeyeceğini belirtse de kurumun belirli yolcular üzerinde daha odaklı sosyal medya taramaları yapmayı planladığı biliniyor.

Yüksek maliyetler, yorucu başvuru süreçleri ve yasakların ötesinde CFR Göçmenlik Uzmanı Edward Alden, aşılması gereken psikolojik bir engel daha olduğuna dikkat çekti: “Peki, insanlar ABD’ye girmeye korkacak mı?”

CFR Afrika Uzmanı Ebenezer Obadare, 2026 Dünya Kupası’nın Afrika kıtasından 10 takım ile rekor sayıda ekibi ağırlayacağı için tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Ama ABD vizesi olan pek çok Afrikalı taraftar rotasını çoktan değiştirdi. Obadare durumu şöyle açıklıyor: “İnsanlar bu atmosferde rahatsız edici bir şeyler seziyor. ‘Havaalanına gidip üç saat boyunca kendimi izah etmek istemiyorum, sonra da birinin çıkıp telefonumu karıştırmasını hiç istemiyorum.’ diye düşünüyorlar. Bu yüzden ABD’yi es geçip Kanada’ya ya da Meksika’ya gidiyorlar.”

Seyahat kısıtlamalarının bir başka yansımasının da bizzat sahadaki psikolojiyi etkileyeceğini savunan Obadare, kendi ülkesi Nijerya’dan taraftarların 1994 Olimpiyatları için Atlanta’ya nasıl akın ettiğini anımsatarak şunları söyledi: ‘Taraftarınızın stadyumda olması, sizi desteklemesi, sizin için avazı çıktığı kadar bağırması bambaşka bir histir. Eğer o coşku dolu insanlar tribünde değilse, futbol aynı futbol olmaz.’

Turnuvada Güvenlik Ne Durumda?

İş potansiyel güvenlik tehditlerine geldiğinde, turnuvanın birkaç yönü mercek altına alınıyor.

Bunlardan ilk öne çıkanı, stadyumlar: Büyük çaplı spor etkinliklerinde güvenlik her daim başlıca endişe kaynağı olmuştur. Turnuva tarihinin gelmiş geçmiş en büyük organizasyonu olan bu yılki Dünya Kupası için de bu durum geçerli. ABD hükûmeti, maçlara ev sahipliği yapan 11 şehirdeki siber güvenliği, acil müdahale kapasitesini, genel güvenliği ve drone korumasını artırmak için 9 eyalete toplam 846 milyon dolarlık bütçe aktardı.

Bir diğeri ise, istihbarat raporları: Reuters‘ın ulaştığı ve ABD’li yetkililer ile FIFA tarafından hazırlanan 20 Mart tarihli istihbarat raporları oldukça çarpıcı. Raporlar; Trump’ın göçmenlik politikaları ve İran’daki savaşın tetiklediği gerilimler yüzünden maçlara, taraftar etkinliklerine veya ulaşım hatlarına yönelik aşırılıkçı saldırı riskinin ve olası sivil kargaşa ihtimalinin arttığına dikkat çekiyor.

Maçlar Üç Ayrı Ülkede Oynanacak: ABD, Kanada ve Meksika

ABD, 11 farklı şehirde oynanacak 104 maçın 78’ine ev sahipliği yapacak. Meksika üç şehirde 13 maçı, Kanada ise iki şehirde 13 maçı ağırlayacak. Öte yandan, turnuva başlamadan önceki aylarda Meksika’da patlak veren kartel şiddeti, ev sahibi stadyumlardan birinde planları altüst etti.

Şubat ayında ABD istihbaratının da destek verdiği bir operasyonla uyuşturucu baronu El Mencho’nun öldürülmesinin ardından Guadalajara’da ortalık karışmıştı. Organize suç örgütleri kamu binalarını ateşe verip yollardaki araçlara saldırınca bölgedeki turizm de bu durumdan ağır yara aldı. Kanada’daki ev sahibi şehirler veya stadyumlara dair ise kayda değer bir güvenlik endişesi bulunmuyor.

Kolluk Kuvvetleri ve Sıkı Denetimler

İç Güvenlik Bakanlığına (DHS) bağlı ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminin şubat ayında Dünya Kupası güvenliğinde “kilit bir rol” üstlenmeyi planladığını açıklaması, kurumun turnuvadaki konumuyla ilgili soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Bu durum katılımcı bazı ülkeler için fazlasıyla endişe verici olabilir. Örneğin Almanya ve Birleşik Krallık, DHS’nin sıkı denetimleri yüzünden ABD’ye seyahat edilmemesi yönünde uyarılarda bulunurken, Ekvador ICE’ın göçmen baskınlarını sert bir dille kınadı. İtalyan yetkililer de kurumun Minnesota’daki agresif operasyonları devam ederken, ABD’nin şubat ayındaki Milano Kış Olimpiyatları’na güvenlik desteği için ICE ekiplerini gönderme planına karşı çıkmıştı. Mart ayında Demokrat vekiller, yolcuların ve katılımcıların güvenlik endişelerini göz önünde bulundurarak Dünya Kupası’ndaki göçmenlik denetimlerini sınırlamayı hedefleyen üç yasa tasarısı sundu. Ama bunların hiçbirinin turnuva başlamadan önce Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Kongre’den geçmesi beklenmiyor.

ICE’ın Dünya Kupası’nda sahada olma ihtimali bazı stadyum çalışanlarını da ayaklandırdı. Sekiz maça ev sahipliği yapacak Los Angeles’taki SoFi Stadyumu’nda iki bin hizmet sektörü çalışanını temsil eden sendika, çalışma koşullarını iyileştirmek ve ICE ekiplerini stadyumdan uzak tutmak için yönetimle yürüttüğü sözleşme görüşmelerini 29 Mayıs’ta yarıda kesti. Sendika işçileri, resmi grev kararı için oylamaya gideceklerini duyurdu.

Göçmenlik uzmanı Edward Alden’a göre ICE’ın maçlarda görev alması için mantıklı hiçbir gerekçe yok. Alden durumu şöyle özetliyor: ‘Dünya Kupası taraftarlarının büyük çoğunluğu vize sürelerini ihlal edecek profilde insanlar değil. Bu küresel çapta bir etkinlik ve böylesi bir organizasyonu yoğun bir ICE varlığıyla huzursuz etmenin hiçbir anlamı yok.’

Futbolcuların Güvenliği

Futbolcuların güvenliğine dair endişelerin temelinde ise büyük ölçüde devam eden İran savaşı yatıyor. Güvenlik gerekçesiyle en başta ABD’deki maçları “boykot” etme tehdidi savuran İran, takımın ABD topraklarında geçireceği süreyi en aza indirmek için kamp merkezini Arizona’dan Meksika’nın Tijuana kentine taşımak üzere bir anlaşma sağladı. Fakat FIFA’nın, İran milli takımının ABD’deki maçlar için sınırı geçeceğini doğrulamasının ardından bile lojistik pürüzler ucu ucuna yetişiyor gibi görünüyor. İranlı bir federasyon yetkilisi, takımın ABD ve Meksika vizelerini ilk düdükten sadece iki gün önce almayı beklediğini ve bu süre zarfında İspanya’ya gitmeyi planladıklarını aktardı.

Siyasi gerginliklerin ötesinde, bunaltıcı sıcaklıklar da oyuncu güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Los Angeles ve Mexico City gibi ev sahibi bazı şehirler, sıcaklığa bağlı sağlık sorunları açısından oyuncular için yüksek risk taşıyor. Örneğin; Atlanta ve Arlington, Teksas’takiler gibi bazı stadyumlarda ise özel iklimlendirme sistemleri mevcut. Geçtiğimiz yıl ABD’de düzenlenen Kulüpler Dünya Kupası’nda öğleden sonra oynanan maçların sıcak çarpmalarına yol açması, futbolcuların bu yıl da benzer zorluklarla boğuşabileceği endişesini artırıyor.

Dünya Kupası’nın Boykot Edilme İhtimali Var mı?

Bu Dünya Kupası’na yönelik boykot söylentileri; aralarında 20 Avrupa futbol federasyonu başkanının da bulunduğu teknik direktörler, siyasiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından defalarca gündeme getirildi. Ancak bunların hiçbiri somut bir eyleme dönüşmedi. Ebenezer Obadare’ye göre pek çok kesim ABD’nin mevcut politikalarını ya da 2026 organizasyonunu eleştirse de ülkelerin takımlarını turnuvadan çekeceği geniş çaplı bir boykot ihtimali yok denecek kadar az. Obadare durumu şöyle açıklıyor: “Günün sonunda tüm oyuncular o sahaya çıkıp kendilerini göstermek ister.”

Öte yandan, bireylerden veya taraftar gruplarından gelebilecek boykotlar çok daha olası. Los Angeles Times gazetesinin şubat ayı başlarında yaptığı bir habere göre FIFA, bilet satışlarındaki alıcı ve satıcıdan yüzde 15 komisyon keserek bu işten kârlı çıksa da pek çok kişinin biletlerini elden çıkardığı konuşuluyor.

Tabii Dünya Kupası maçlarının etrafında daha önce de boykot rüzgarları esmişti. 1964 yılında 10’dan fazla Afrika takımı, FIFA’nın bölgesel eleme politikalarına tepki göstererek turnuvadan çekilmişti.

Olası Bir Boykot Konusunda FIFA’nın Tavrı Ne Olur?

FIFA’nın kuralları, Birleşmiş Milletler normlarıyla uyumlu insan hakları yönergelerini içeriyor ve Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak ülkelerin de bu standartlara harfiyen uymasını şart koşuyor. 2026 turnuvası, ihale sürecine insan hakları kriterlerinin dahil edildiği ilk organizasyon oldu. Ev sahibi her şehir, insan haklarını nasıl destekleyeceğini taahhüt eden birer eylem planı yayınladı. Örneğin Atlanta turnuva süresince saatlik asgari ücreti 17,50 dolara çıkarmayı vaat ederken, Dallas insan kaçakçılığıyla mücadele edeceğini bildirdi. Vancouver ise “her türlü ayrımcılığa” karşı “sıfır tolerans” göstereceğinin altını çizdi.

Ne var ki Uluslararası Af Örgütü mart ayı sonlarında yayınladığı bir raporda, ABD’de göçmenlere ve sınırlarda uygulanan kötü muameleler, ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve LGBTQ+ bireylere yönelik ayrımcılık yüzünden adeta bir “insan hakları acil durumu” yaşandığını savundu. İnsan Hakları İzleme Örgütü de nisan ayındaki raporunda, ev sahibi şehir komitelerinden ‘biri hariç hepsinin’ ya gerekli eylem planlarını sunamadığını ya da riskleri yeterince ele almayan cılız planlar hazırladığını belirtti.

Aslında FIFA ve turnuva ev sahipleri daha önce de benzer okların hedefi olmuştu. 2025 Kulüpler Dünya Kupası’nda tribünlerden küfürlü tezahüratlar yükselmesine rağmen FIFA yıllardır sürdürdüğü ayrımcılık karşıtı mesaj kampanyasını iptal etmişti. 2022 Katar Dünya Kupası‘nda İran’daki “Kadın, Yaşam, Özgürlük” hareketi gibi konularda sesini duyurmaya çalışan protestocular yaka paça stadyumlardan atılırken, stadyum inşaatlarında çalışan çok sayıda göçmen işçi güvensiz koşullar nedeniyle hayatını kaybetmişti. Geçmiş yıllarda Rusya, Brezilya ve Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı turnuvaların hazırlık aşamalarında da işçi ölümleri gündeme gelmişti.

FIFA’nın ev sahibi bir ülkeyi karşısına alıp açıkça eleştirmesi pek beklenen bir durum değil. Obadare’nin de dikkat çektiği üzere Dünya Kupası, kurumun neredeyse tüm gelir kaynağını oluşturuyor. Öyle ki, 2022 Katar organizasyonu (2018’i takip eden dört yıllık dönemde) FIFA’nın toplam gelirinin yüzde 83’ünü tek başına karşılamıştı. Uluslararası Af Örgütüne göre bu yılki turnuvanın 11 milyar dolara ulaşması beklenen geliriyle bugüne kadarki en kazançlı organizasyon olması öngörülüyor.

Turnuvayı Gölgeleyen Diğer Jeopolitik Meseleler

Trump, Dünya Kupası’nın devasa bir spor diplomasisi fırsatı sunduğunu sıkça dile getiriyor. Politico tarafından incelenen Dışişleri Bakanlığına ait ‘Spor Diplomasisi Başucu Kitabı’ da Washington’ın bu dev etkinliği yabancı yatırımları çekmek ve yumuşak güç hedeflerini ilerletmek için nasıl bir koz olarak kullanabileceğinin yol haritasını çiziyor. Trump ayrıca geçtiğimiz yıl, Rusya’ya 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından getirilen turnuvadan men cezasını kaldırmaya sıcak baktığını ima etse de bu yasak geçerliliğini korudu. Diğer yandan, Gazze’deki işgali nedeniyle İsrail’in turnuvadan men edilmesine yönelik çağrılar da Dışişleri Bakanlığının bu tarz girişimleri ‘tamamen engellemek için çalışacağını’ duyurmasıyla havada kalacak gibi görünüyordu. Ama neticede İsrail elemeleri geçemeyerek turnuvaya katılamadı.

Madalyonun biraz daha aydınlık yüzüne bakacak olursak; bu yıl dört takım; Cape Verde (Yeşil Burun Adaları), Curaçao, Ürdün ve Özbekistan Dünya Kupası çimlerine ilk kez ayak basacak. Bu dört yeni ülkenin heyecanı ve 48 takıma çıkarılan yeni format sayesinde, daha önce yeşil sahada hiç kozlarını paylaşmamış takımların karşılaşmalarına tanık olacağız. Bu durum da hem dostane bir rekabet hem de yepyeni yumuşak güç gösterileri için taze bir zemin sunacak.

Pratik açıdan bakıldığında, FIFA yetkilileri Kuzey Amerikalı komşuların ortaklaşa düzenleyeceği bu ilk turnuvadan epey ders çıkaracak. 2030 Dünya Kupası’nın Fas, Portekiz ve İspanya arasında paylaştırılacağı düşünüldüğünde, bu yılki organizasyon ‘ortak ev sahipliği’ modeli için adeta dev bir sınav niteliği taşıyor.

Ev sahibi ülkeler her ne kadar omuz omuza çalışma sözü vermiş olsalar da Kanada ve Meksika’nın ABD ile olan ilişkileri Trump’ın ikinci döneminde gözle görülür bir değişime uğradı. Ticaret, göç politikaları ve daha pek çok konudaki anlaşmazlıklar, jeopolitiğin maçlar üzerindeki gölgesini daha da belirgin kılabilir. Obadare’nin de altını çizdiği gibi, masadaki tüm bu dinamikler göz önüne alındığında Dünya Kupası bu yıl sahiden de “çok farklı bir turnuvaya” sahne olabilir.

NOT: Bu yazı, Council on Foreign Relations (CFR) tarafından yayımlanan “FIFA World Cup 2026: The Geopolitical Tensions at Play Off the Pitch” başlıklı makalenin tercümesidir. Orijinal içerik CFR tarafından sağlanmıştır ve Creative Commons Attribution 4.0 International (CC BY 4.0) lisansı altında tercüme edilmiştir.

Mariel Ferragamo

Afrika, Orta Doğu ve küresel sağlık konularını inceleyen Mariel Ferragamo, Daily News Brief’in baş editörlüğünü yapmış, Energy for Growth Hub ve ABD Kongresi’nde görevler üstlenmiştir. Mariel, Colby College’dan çevre politikası alanında lisans derecesine ve New York Üniversitesi’nden gazetecilik sertifikasına sahiptir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler