Özbekistan’dan Florida’ya: Epstein’in Kurduğu İstismar Ağının İzleri
Özbekistan’dan ABD’ye modellik vaadiyle getirilen genç kadınların tanıklıkları, Jeffrey Epstein’in istismar ağının yalnızca Florida’daki malikânelerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Yeni belgeler ve mağdur ifadeleri, ağın Avrupa’daki model ajansları, aracılar, vize süreçleri ve borç ilişkileri üzerinden Orta Asya’ya kadar uzandığını ortaya koyuyor.
Cinsel suçlu olarak hüküm giydiği bilinmesine rağmen Jeffrey Epstein yıllarca siyaset, finans, moda ve bilim dünyasının en tepesindeki isimlerle kurduğu güç ilişkilerinin arkasına saklanarak bir istismar ağı yönetti. ABD Adalet Bakanlığının Ocak 2026’ta yayımladığı soruşturma dosyaları ve arşiv belgeleri, bu ağın bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarmaya hâlen devam ediyor. Kamuoyunda uzun süre sadece Florida’nın Palm Beach bölgesindeki malikâneleri ve adalarındaki gizli partilerle anılan bu istismar ağı aslında sanılandan çok daha geniş bir coğrafyaya uzanıyordu.
Almanya’daki Süddeutsche Zeitung gazetesinin, Kuzey Alman Radyo Televizyonu (NDR) ve Batı Alman Radyo Televizyonu (WDR) ile ortaklaşa yayımladığı araştırma raporu, Epstein’in kurduğu istismar ağının Doğu Avrupa’dan Orta Asya’ya, hatta Özbekistan’a kadar uzanan bağlantılarını ortaya koydu.
Epstein’in Genç Kadınları Savunmasız Bırakan Tuzağı
Epstein’in kurduğu ağ, genç kadınların ekonomik kırılganlıklarını ve çaresizliklerini hedef alıyordu. Aileleri zor koşullarda geçinen, yoksulluktan çıkmak isteyen ve uluslararası bir kariyer umudu taşıyan genç kadınlar, model ajansları ve aracılar üzerinden bu yapının içine çekiliyordu. Özbekistan’dan getirilen Roza G. gibi mağdurlar, Batılı model avcıları tarafından keşfediliyor; onlara kariyer, gelir ve yeni bir hayat vaadi sunuluyordu.
Amerika’ya yasal yollarla yabancı uyruklu kişileri getirmek normal şartlarda zorlu bir süreçti. Ancak Epstein’in serveti bu engelin aşılmasını sağlıyordu. Genellikle bilim insanları, üst düzey sanatçılar veya olağanüstü yetenek sahibi kişilere verilen ve kamuoyunda “Einstein Vizesi” olarak bilinen O-1 vizesi, Epstein’in finanse ettiği özel avukatlar aracılığıyla bu genç kadınlar için de kullanılabiliyordu. Böylece mağdurların ABD’deki yasal varlığı, büyük ölçüde Epstein’in sponsorluğuna ve kurduğu ilişki ağına bağlı hâle geliyordu.
New York veya Miami’ye ayak basan yabancı modeller, lüks ajanslar tarafından konaklama, portfolyo çekimi ve ulaşım masrafları gerekçe gösterilerek kısa sürede 5 ila 10 bin dolar arasında borçlandırılıyordu. Dil bilmeyen, hukuki haklarına erişemeyen ve ABD’de kalış statüsü başkalarının kontrolüne bağlı olan genç kadınlar, daha podyuma adım atmadan borç, bağımlılık ve yalnızlıkla çevrelenen bir düzenin içine çekiliyordu.
Özbekistan’dan Getirilen Roza Anlatıyor: Üç Yıl Süren Kabus
Araştırma raporlarına göre, Özbekistan’ın başkenti Taşkent, şebekenin Orta Asya’daki odak noktalarından biriydi. Özbek asıllı mağdur Roza G., ABD Temsilciler Meclisi Demokrat üyeleri tarafından Florida West Palm Beach’te düzenlenen resmî saha oturumunda ilk kez kamuoyu önünde konuştu. BBC‘nin aktardığı oturum kayıtlarına göre Roza, ailesinin maddi durumunun çok kötü olması nedeniyle şebeke açısından kolay hedef hâline geldiğini anlattı.
Roza G., 2008 yılında henüz 18 yaşındayken Özbekistan’da Epstein’in ortağı olan model ajanı Jean-Luc Brunel ile tanıştı. Brunel, genç kadına parlak bir modellik kariyeri vadederek güvenini kazandı. Mayıs 2009’da New York’a getirilen Roza, Temmuz 2009’da Brunel tarafından Epstein ile tanıştırıldı. Epstein, Roza’ya maddi sıkıntılarını çözme vaadiyle iş teklif etti.
Roza’nın anlatımına göre istismar, Epstein’in reşit olmayan bir gence fuhuş yaptırmak suçundan hüküm giydiği ve ayak bileğinde elektronik kelepçeyle West Palm Beach’teki evinde cezasını çektiği dönemde başladı. Epstein, o sırada Florida Bilim Vakfı (Florida Science Foundation) adına çalışıyor göründüğü gerekçesiyle haftanın altı günü dışarı çıkmasına imkân tanıyan özel bir düzenlemeden yararlanıyordu. Roza, bu süreçte başlayan istismar ve tecavüzün üç yıl boyunca sürdüğünü ifade etti.
Genç Kadınları Modellik Vaadiyle Epstein’e Götüren İsim: Jean-Luc Brunel
İstismar ağının kurumsal görünüme bürünen yüzlerinden biri, Epstein’in 1 milyon dolarlık başlangıç sermayesiyle 2005 yılında kurulan MC2 adlı model ajansıydı. Ajansın başındaki isim, moda dünyasının etkili figürlerinden Jean-Luc Brunel’di. Brunel, aynı zamanda Epstein’in yakın çevresinde yer alıyordu. Belgeler, Brunel’in Epstein cezaevindeyken onu 13 ay içinde 67 kez ziyaret ettiğini gösteriyor.
MC2 ajansının ofisleri de tesadüfen seçilmiş değildi. Ajans, Epstein’in malikânelerinin bulunduğu New York ve Miami’de konumlanmıştı. Doğu Avrupa ve İskandinavya başta olmak üzere farklı bölgelerde “yeni yüzler” arayan ajans, genç kadınları uluslararası modellik kariyeri vaadiyle ABD’ye taşıyan hatlardan biri olarak öne çıkıyordu.
Özbek asıllı Roza, Bruneli’in ağına düşürdüğü tek kurban degildi. Süddeutsche Zeitung raporunda aktarıldığı üzere, Hollandalı eski model Thysia Huisman da kurbanlardan biriydi. Huisman, henüz 18 yaşındayken 1991 yılında Brunel tarafından Paris’e davet edildiğini, onun evinde Jeffrey Epstein ile tanıştırıldığını ve aynı hafta içinde Brunel tarafından uyuşturularak cinsel istismara uğradığını resmî makamlara bildirdi. Huisman’ın 2019’da Fransa’da yaptığı suç duyurusu, Brunel hakkında Avrupa’da yürütülen soruşturmaların önünü açan kritik adımlardan biri oldu.
The Guardian gazetesine konuşan Hollandalı eski modelin beyanlarına göre Brunel, genç modelleri kariyer basamaklarını tırmandırma vaadiyle lüks akşam yemeklerine götürüyor, ardından alkol veya uyuşturucu maddelerle dirençlerini kırıyordu. Genç kadınları modellik vaadiyle Epstein’in çevresine taşıdığı iddia edilen Brunel, hakkında dava süreci devam ederken Şubat 2022’de tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulundu.
İstismar Ağının Avrupa Sorumlusu: “Bazen Bir Balıkçı Gibi Hissediyorum”
Epstein’in Avrupa’daki bağlantılarından biri de İsveçli model avcısı Daniel S.’ydi. Belgeler, Daniel S.’nin İspanya’dan Baltık ülkelerine uzanan geniş bir bölgede genç kadınlarla temas kurduğunu ve Epstein’e düzenli olarak fotoğraf gönderdiğini ortaya koyuyor. Letonya, Slovakya, İsveç ve Rusya’dan en az 52 genç kadının fotoğrafları, isimleri dahi anılmadan; yalnızca fiziksel özellikleri ve yaşlarıyla Epstein’e iletilmişti.
Daniel S., Temmuz 2014’te Jeffrey Epstein’a gönderdiği e-postada, dünyanın dört bir yanında model aramanın zorluklarını ve sistemin işleyişini şu sözlerle itiraf ediyordu: “Bu yoğun koşturmacada bazen kendimi bir balıkçı gibi hissediyorum; bazen hızlıca yakalıyorum, bazense hiç balık çıkmıyor.”
Epstein sık sık Daniel S.’a “Yeni kızlar var mı?”, “Herhangi bir haber var mı?” veya “Paris’e gelmeye değecek ilginç bir kadın var mı?” şeklinde kısa mesajlar gönderdiği görülüyor. Yazışmalarda kadınlardan çoğu zaman isimleriyle değil, uyrukları veya fiziksel özellikleriyle söz ediliyordu.
The Guardian’ın aktardığına göre eski model Ebba Karlsson, 1990 yılında henüz 20 yaşındayken Stockholm’de Daniel S. tarafından keşfedildi, Fransa’ya götürüldü ve orada cinsel istismara uğradığını bildirdi. Paris’te resmî suç duyurusunda bulunan Karlsson, Daniel S.’nin o dönem farklı bir isim kullanması nedeniyle onu ancak yeni yayımlanan Epstein dosyalarındaki fotoğraflar üzerinden teşhis edebildiğini açıkladı.
Ayrıca 2022 yılında Fransız polisine ismini saklı tutarak (anonim) ifade veren bir başka kadın da, Siad’ın 2013 yılında Paris’te kendisini modellik vaadinde bulunduğunu, ardından New York’lu güçlü bir finansör olarak tanıttığı Epstein’ın Paris’teki dairesine götürerek masöz olarak işe başlamasını sağladığını söyledi. İfadeye göre Siad, daha sonra bu kadından Epstein için başka kızlar da bulmasını talep etmişti.
Daniel S.’in, hakkındaki iddialara ve belgelerde adının yoğun şekilde geçmesine rağmen, Epstein’ın suç ağı ile bağlantılı olarak tutuklandığına veya hakkında bir dava açıldığına dair bir gelişme yok. Fransız medyasında kendini savunan Daniel S., sadece bir model avcısı olarak görev yaptığını, Epstein’ın tehlikeli biri olduğunu bilmediğini ve onun güvenini suistimal ettiğini öne sürdü. Daniel S.’in avukatı da müvekkilinin sadece model bilgilerini ileten bir aracı olduğunu savundu.
7 Yıl Önce Ölen Epstein’in Ördüğü Ağın İzleri Hâlâ Sürülüyor
Epstein 10 Ağustos 2019’da New York’taki hücresinde ölü bulunmuş olsa da, uluslararası ortaklarının ve kurumsal paravanlarının deşifre edilmesi süreci küresel çapta halen devam ediyor. Arşivlerden çıkacak yeni belgeler ve gizli yazışmalar gün yüzüne kavuştukça, skandal sadece moda dünyasıyla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor.
Diğer bir deyişle, Epstein ölmüş olsa da arşivlerden çıkan yeni belgeler, gizli yazışmalar ve mağdur ifadeleri, skandalın kapanmadığını gösteriyor. Her yeni dosya, bu suç ağının yalnızca bireysel faillerden değil; paravan şirketlerden, aracılardan, avukatlardan, model ajanslarından ve uluslararası güç ilişkilerinden oluşan daha geniş bir yapı içinde işlediğini biraz daha görünür kılıyor.