Myanmar'da Askeri Darbe “Myanmar’a İnancımızı Yitirdik Ama Darbe Karşıtlarını Destekliyoruz”

Malezya'da Arakanlı Müslüman mültecilere yardım amaçlı kurulan Selangor İnsani Yardım Derneğinin Başkanı Ustaz Rafik, Myanmar'daki askeri darbe ve darbe karşıtı protestolara ilişkin, "Myanmar'a inancımızı yitirdik ama yine de darbe karşıtlarını destekliyoruz." dedi.

Enise Yılmaz 13 Nisan 2021

Myanmar‘da Arakanlıların 1982’de vatandaşlıktan çıkarılmasının ardından 1985’te Malezya’ya sığınan Selangor İnsani Yardım Derneğinin Başkanı Ustaz Rafik, Malezya’daki Arakanlılar için yaptığı faaliyetleri ve askeri darbe sonrası Myanmar‘daki Arakanlı Müslümanların genel durumunu değerlendirdi.

Rafik, kuruluşunda rol oynadığı Selangor İnsani Yardım Derneğinin faaliyetlerine ilişkin, “Derneğin olduğu bölgede en az 50 bin Arakanlı mülteci bulunuyor. Buradaki Arakanlı çocuklar, Malezya’daki devlet veya özel okullarda okuyamadığı için ilkokul eğitimlerini biz veriyoruz. Onun dışında birkaç yerel sivil toplum kuruluşunun yardımıyla belirli aralıklarla yemek yardımı yapıyoruz.” şeklinde konuştu.

Myanmar‘daki askeri darbenin ardından yaşanan insanlık suçlarının kendileri için ilk olmadığını belirten Rafik, Arakanlıların ve diğer etnik grupların, 70 yıldan fazladır ordunun baskısı altında olduğunu vurguladı.

“Bangladeş’te Mülteci Kampındaki Yangın Kasıtlı Çıkarıldı”

Rafik, Myanmar‘daki Arakanlıların diğer birçok etnik grup gibi darbeye karşı olduğunu ifade ederek, “Şimdilik Arakan’da halk ile ordu arasında bir çatışma yok. Fakat Myanmar ordusu, darbeye karşı tavır aldıkları için Arakanlı Müslümanları da hedefe koymuş durumda.” ifadelerini kullandı.

Bangladeş’in Cox’s Bazar kentindeki Arakanlı mültecilerin kaldığı bir kampta 23 Mart’ta çıkan ve 10 binden fazla barınağın yok olduğu yangının, Arakanlıların Myanmar‘daki darbeye karşı tavır almasıyla bağlantılı olduğunu öne süren Rafik, “Oradaki arkadaşlarımızın yaptığı araştırma, bu yangının kasıtlı olarak çıkarıldığını işaret ediyor. Mülteci kamplarında Myanmar ordusundan bazı ajanların bulunduğunu biliyoruz. Yangını onlar çıkarmış olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Rafik, askeri darbenin ardından ordunun sivillere yönelik silahlı şiddeti ve mevcut durumda Arakanlıların akıbetine ilişkin şunları söyledi: “Myanmar ordusunun herhangi bir dini veya insani değeri olmadığını bir kez daha gördük. Din olarak Budizme inandıklarını söylüyorlar, fakat yıllardır bize yaptıkları, inançlarının öğretileriyle uyuşmuyor. İnsani değerleri de yok, çünkü şimdiye kadar Arakan’da binlerce sivili kadın ve çocuk demeden öldürdüler, diri diri yaktılar ve işkenceye maruz bıraktılar. Bundan önce çok defa zulüm görmüş olmamıza rağmen Nobel Barış Ödüllü Aung San Suu Çii ve destekçileri bize hiç destek olmadı. Buna rağmen biz, ordunun insanlık dışı uygulamalarını çok iyi bildiğimiz için Myanmar halkının darbeye karşı başlattığı devrim hareketini destekliyoruz.”

“Dinimiz Bize Haklının Yanında Durmayı Öğütlüyor”

Myanmar‘ın eski fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Suu Çii’nin, Arakan’da 2017’de ordunun yaptığı etnik temizlik karşısında orduyu savunarak büyük hata yaptığını kaydeden Rafik, “Dün savunduğu ordu bugün onu iktidarından ederek hapse attı. Suu Çii’nin iktidarı döneminde bize çok haksızlıklar yapıldı fakat dinimiz bize affetmeyi ve haklının yanında durmayı öğütlüyor. Bu yüzden mağdur olanların yanında durmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Rafik, Myanmar‘da darbe karşıtı milletvekillerinin kurduğu Ulusal Meclisi Temsil Komitesinin (CRPH), Myanmar ordusuna karşı geçici sivil hükümet ve federal ordu kurma planına ilişkin, “Dürüst olmak gerekirse Arakanlı Müslümanlar olarak Myanmar‘a inancımızı yitirdik ama yine de darbe karşıtlarını destekliyoruz. CRPH bizi federal ordu ve sivil hükümet planına dahil eder mi bilinmez. Henüz net bir şey yok fakat biz CRPH ile birlikte hareket etmek isteriz. Bunun karşılığında da Myanmar‘da vatandaşlık hakkımızın geri alınması ve Arakanlılara yönelik soykırım dosyasının Uluslararası Ceza Mahkemesinde yeniden gündeme getirilmesi gibi taleplerimiz olacaktır.” dedi.

“Arakanlıların Geri Dönüş Süreci Daha Zorlaştı”

Myanmar ordusunun, ülkedeki barış ve huzurun önündeki en büyük sorun olduğunu belirten Rafik, ordunun gücü bastırılmadığı sürece Myanmar halkının eziyet çekmeye devam edeceği uyarısında bulundu.

Rafik, dünyanın birçok yerinde mülteci olarak yaşayan Arakanlı Müslümanların anavatanlarına döneceği günü beklediklerini ifade ederek, “Askeri darbe, Arakanlıların geri dönüş sürecini daha da zora sokmuş durumda. Dünyanın her köşesinde yaşayan Arakanlıların, özellikle Malezya’dakilerin hiçbir güvencesi ve geleceği yok. Benim gibi burada uzun süredir yaşayanlara hükümet vatandaşlık teklif etti, ama ben reddettim. Çünkü birkaç kişinin vatandaşlık almasıyla buradaki Arakanlıların sorunu çözülmez. Bir çözüm olacaksa hepimizin sorunu çözülmeli. Çile çeksek de hep beraber çekeceğiz.” diye konuştu. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar