Yahudi Karşıtlığı Almanya: Sinagoglara Yapılan Saldırılar İçin Ortak Deklarasyon

Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi'nin (KRM) de içinde olduğu 28 farklı kuruluştan müteşekkil Kültürel Entegrasyon Girişimi, Yahudi karşıtı saldırıları şiddetle kınıyor. 

Burak Gücin 19 Mayıs 2021

Almanya toplumunun farklı kesimlerinden, federal hükümetten, eyaletlerden, belediyelerden, sivil toplumdan ve dinî topluluklardan 28 kurum ve örgütün bir araya gelmesiyle oluşan Kültürel Entegrasyon Girişimi (Alm. Initiative Kulturelle Integration), son zamanlardaki antisemitizm olaylarını ve sinagoglara yönelik saldırıları kınadığını ortak bir bildiriyle duyurdu.

ANATOMİ SERİSİ

Antisemitizm Nedir?

10 Mayıs 2020

Platform üyesi kuruluşlar, dinin de kamusal alana ait olduğuna kesin olarak inandıklarını belirtti. Bu anlamda, sinagogların Almanya’daki canlı dinî Yahudi yaşamının bir ifadesi olduğunu hatırlattı. Almanya’daki sinagoglara ve Yahudilere yönelik mevcut saldırılar karşısında dehşete düştüklerini ve Yahudi vatandaşların yanında durduklarını duyurdu.

Yahudi Soykırımı’nın (İbr. “Shoah”) Alman tarihinin en karanlık bölümü olduğu belirtildi ve bu nedenle Almanya’da anma kültüründe özel bir yere sahip olduğunun altı çizildi. Girişim, Shoah’ın anısını yaşatmanın ve aktarmanın Almanya’da doğanlar ve göçmenler için kalıcı bir zorunluluk olduğunu açıkladı. Ve dolayısıyla bunun her türlü anti-semitizme kararlı bir şekilde karşı çıkmayı içerdiğini söyledi.

Girişimin sözcüsü Olaf Zimmermann, “Demokratik bir tartışma kültürü, bireysel ve sosyal konumların gelişmesine katkıda bulunur. Dinleyerek ve yapıcı tartışmalarla şekillenen tartışmalar, birlikte yaşamaya önemli bir katkı sağlar. Sinagoglara yapılan saldırılar, demokratik tartışma ve tartışma kültürünün parçası değildir, katışıksız bir antisemitizmdir.” dedi.  Zimmermann, ayrıca, her türlü antisemitizme şiddetle karşı çıktıklarını ve farklılıklarla uyumu savunduklarını yineledi. Devlet yetkililerinden, son birkaç gündeki antisemitik saldırıları tüm tutarlılık ve ciddiyetle soruşturmalarını istedi. İnançları ve kökenleri ne olursa olsun, Almanya’daki tüm insanların bir arada yaşaması için herkesin ayağa kalkmak zorunda olduğunu açıkladı. (P)

 

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar