araştırma Alman İnsan Hakları Enstitüsü: “AfD, Aşırı Sağcı ve Irkçı Bir Parti”

Alman İnsan Hakları Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, ırkçılık ve aşırı sağcılığın anayasa ile bağdaşmazlığını açıklarken, Almanya için Alternatif (AfD) partisini de "ırkçı, milli ve aşırı sağcı bir parti" olarak sınıflandırdı.

admin 7 Haziran 2021

Alman İnsan Hakları Enstitüsü tarafından yapılan yeni bir araştırma, ırkçılık ve aşırı sağcılığın anayasa ile bağdaşmazlığını açıklarken ve Almanya için Alternatif (AfD) partisini “ırkçı, milli ve aşırı sağcı bir parti” olarak sınıflandırdı.

AfD’nin Konumu İnsan Haklarına Aykırı

Alman İnsan Hakları Enstitüsü, “Anayasa Temelinde Değil” adlı çalışma kapsamında, ırkçı ve aşırı sağcı tutumların, AfD programının, stratejisinin, liderlerinin ve partideki yetki sahiplerinin konumlarının ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu nedenle anayasanın ilk maddesinde yer alan insan haklarının vazgeçilmez ilkelerine karşı olduğunu belirtti. Partinin, tüm insanlar için geçerli tartışılmaz yasal eşitlik ilkesini reddettiğine değinen enstitü, AfD’nin liderlerinin ve seçilmiş yetkililerinin, şiddete karşı seslerini yükselttikleri pozisyonları dahi temsil ettiklerini söylüyor.

Enstitü, anayasal düzenin temellerini etkin bir şekilde savunmak için, anayasaya dayalı partilerin özellikle ırkçı ve aşırı sağcı tutumlarla çelişmesi, kendilerini bu tür konumları temsil eden partilerden açıkça ayırması ve doğrudan veya dolaylı olarak kazanmalarını engellemesi gerektiği çağrısında bulunuluyor.

AfD’nin ırkçı konumunu bazı örneklerle açıklayan araştırma, partinin başkanı Tino Chrupalla’nın sözlerini ele alıyor. 2018’de bir etkinlikte “Almanların soykırım tehdidi altında olduğunu” söyleyen Chrupalla, ardına “karışık toplumun” kalacağını belirtmiş ve nasyonal sosyalistlerin kelime hazinesinde bulunan “nüfus değişikliği”ni (Alm. “Umvolkung”) kullanmıştı. Ayrıca çalışma, AfD’nin konumunu Björn Höcke’nın rolüyle açıklıyor: 2017’de kamuoyuna sunduğu aşırı sağcı tutumları, AfD federal yöneticisinin kendisine karşı parti dışlama işlemleri başlatmasıyla sonuçlansa da, Höcke uzun zamandan beri partinin bir bütün olarak siyasi gidişatını belirleyen merkezi bir figür haline geldi.

Irkçı ve Aşırı Sağcı Pozisyonlar Arttı

Enstitünün yayımladığı rapora göre ırkçı ve aşırı sağcı pozisyonlar, kamusal ve siyasi alanda ciddi ölçüde arttı. Raporda bu durumun devlet, siyasi ve sosyal aktörler için önemli zorluklar teşkil ettiği belirtildi. Aynı zamanda, ırkçı ve aşırı sağcı konumların nasıl tanınabileceği sorusu ortaya koyuluyor.

Bağımsız bir kurum olarak, Almanya’da insan haklarının geliştirilmesine ve korunmasına katkıda bulunan enstitü, özellikle insan hakları ilkelerini destekleyerek insan onuru ve her türlü ayrımcılığın ve ırkçılığın yasaklanması gerektiği kanaatinde. Bu kapsamda önceki yıllarda da çalışmalar yapan enstitünün son çalışması, eğitim bağlamına ek olarak ırkçı ve aşırı sağcı konumları tanımalarını desteklemek için devlet, siyasi ve sosyal aktörlere yönelik gerçekleştirildi. (P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar