2021 Almanya Seçimleri Almanya’da Gündem: Merkel Sonrası Dönem ve Yapısal Değişiklikler

Merkel döneminde ülke ekonomisinde önemli reformlar görülürken, gelecek hafta yapılacak seçimleri kazanacak parti ya da partilerin masasında ekonomi alanında dijital dönüşüm, iklim dostu sanayi ve Alman sanayisinin rekabet gücünü artırma konularının olması bekleniyor.

Burak Gücin 17 Eylül 2021

Almanya’da gelecek hafta yapılacak seçimler sadece aday olmayan Angela Merkel döneminin sonunu değil, aynı zamanda Alman ekonomisinde yapısal bir değişikliği de beraberinde getirebilir. Merkel’in 16 yıllık döneminde Alman ekonomisinde önemli krizler ve değişimler görüldü. Almanya’nın ekonomik ve istihdam politikaları, 2008 finansal kriz ve avro krizini takip eden yıllarda köklü değişiklikler geçirdi. Uzmanlara göre, 2017 seçimlerinden bu yana çeşitli iniş çıkışlar yaşayan Alman ekonomisindeki bazı yapısal sorunlar devam ediyor.

Merkel döneminde işsizlik oranı azaldı ve ekonomideki kronik zayıf büyüme sorunu çözüldü. Merkel’in kamu borcunun GSYH’ye oranının azaltılmasında, kişi başına düşen milli gelirin artırılmasında ve bütçe açığının kapatılmasında başarılı olduğu kabul ediliyor.

Ekonomik Dönüşümün Eşiğindeki Almanya

2021 Almanya Seçimleri

Merkel Sonrası Almanya'ya Günler Kaldı

15 Eylül 2021

Bunun yanında Merkel döneminde “ekonominin rekabet gücünü güçlendirme” hedefi arka plana atılarak, odak nokta refah devletinin genişletilmesi oldu. Ayrıca, Merkel döneminde ülkenin enerji ve iklim hedefleri fazla ivme kazanamadı. Almanya, yenilenebilir enerjiyi teşvik etmek için çoğu sanayileşmiş ülkeden daha fazla para harcadı, ancak çok fazla başarılı olamadı.

Almanya sadece enerji sektöründe değil, ekonominin diğer sektörlerinde de geleceğe yeterince hazır değil. Ülke, kamuda dijital altyapı ve dijitalleşme açısından geride kalıyor. Ülke için hayati önem taşıyan otomotiv sektörü, “dizel manipülasyonu” skandalı ile çalkalandı.

Son yıllarda otomobil endüstrisinde çığır açan teknolojilerin Çin ve ABD’den gelmesi, dünyada çok satan dijital ürünlerde Alman imzası olmaması ve en fazla ziyaret edilen internet sitesi arasında Alman sitesinin bulunmaması Alman kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Kendi ulusal pazarını GAFA’ya (Google, Apple, Facebook, Amazon) kaptıran Almanya, bunu dijital inovasyonda geri kalmasına bağlıyor. Alman sanayisi, çeşitli faktörlerin yanı sıra devam eden ticari gerilimler nedeniyle 2018 ortasından itibaren kademeli bir düşüş gösterdi.

Genel Seçimler

Almanya'da Başbakan Adayları Canlı Yayında Karşı Karşıya Geldi

13 Eylül 2021

Kovid-19 salgınından zarar gören ilk sektör olan Alman sanayisi, salgının ikinci dalgası sırasında büyümenin itici gücü oldu. Alman sanayisi, şu anda tedarik zinciri sürtüşmelerinden muzdarip. Salgın, Almanya’nın dijitalleşme eksikliğinin bir başka hatırlatıcısı oldu. Yeni Alman hükûmetinin gelecek yıllarda dijital altyapı, eğitim sistemi ve e-devlet uygulamalarına odaklanması bekleniyor.

“Yatırımların Büyümesi Salgına kadar Çok Daha Zayıftı”

ING Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, 26 Eylül genel seçimlerinin ekonomiye etkisini değerlendirirken, “Alman uluslararası rekabet gücüne ilişkin sıralamada, Alman ekonomisi 2017-2019 döneminde daha da geriledi. Ülkenin altyapısının kalitesi zayıfladı ve yatırımların büyümesi Kovid-19 krizinin başlangıcına kadar Avro Bölgesi’nin geri kalanından çok daha zayıftı.” ifadelerini kullandı.

Ülkede internet erişiminin diğer birçok ülkeye kıyasla yavaş ve pahalı olmaya devam ettiğini aktaran Brzeski, “Enerji dönüşümün maliyetleri hala yüksek kalıyor. Pandemi nedeniyle yapısal ekonomik göstergelerin tümü 2020 veya 2021’de güncellenmedi ancak mevcut göstergelerde genel resim, 2017’dekinden pek farklı görünmüyor.” dedi.

Brzeski, görevdeki hükûmetin maliye politikasında salgın sırasındaki U dönüşünün, kamu harcamaları ve yatırımların daha genel kabul görmesi için zemin hazırladığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bu nedenle tüm partilerin önümüzdeki yıllarda nasıl ve nereye yatırım yapılacağına dair birçok plan sunmuş olması şaşırtıcı değil. İklim değişikliği, emeklilik ve sağlık hizmetleri üzerindeki etkisiyle demografik değişim, dijitalleşme, enerji dönüşümü ve imalattan hizmetlere yapısal değişim gibi sadece birkaç sıcak konu, partilerin vaatleri arasında. Bununla birlikte partilerin tüm bu vaatlerinin finansmanının çok net olmaması da dikkati çekiyor.”

Vergi Politikalarının Siyasi Tercihlere Etkisi

Bir sonraki hükûmete katılma olasılığı en yüksek olan 3 partiyi farklılaştıran şeyin vergiler olması dikkati çekiyor. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU)/Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) vergi artışını değil, farklı vergi indirimleri önerirken, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) en yüksek gelir grubu için vergi artışlarının yanı sıra bir varlık vergisi getirilmesini önerdi.

Almanya’da partiler 1949’da Federal Cumhuriyet’in kurulmasından sonra yeniden inşa edilen istikrarı, refahı ve uluslararası saygınlığı koruma sözü vererek seçimlere katılıyor. Ekonomi ve dış politikadaki önemli atılımlar partilerin seçim performansını etkiliyor.

Almanya’da Partilerin Vaatleri

Dosya: Avrupa'da Türkiye Kökenlilerin Siyasi Temsili

Almanya’daki Siyasi Partilerin Müslümanlara Yönelik İlgileri

1 Temmuz 2021

Almanya’da hükûmeti oluşturan muhafazakar CDU ve CSU partileri seçim programlarında, devletin 18 yaşına gelene kadar her yeni doğan çocuk için ayda 100 avronun yatırılacağı bir “Gelecek Nesil Fonu” kurulacağı vaadinde bulundu.

Devlet sübvansiyonlarıyla desteklenecek ve düşük ücretliler için zorunlu olacak emeklilik fonu da vadeden partiler, sosyal yardım ve barınma politikası olarak, 2025 yılına kadar 1,5 milyondan fazla yeni konut inşa etmek istiyor. Ayrıca, kamu çalışanlarının konutları için federal bir inşaat programı ve özel şirket konutlarının inşası için teşvikler öngörüyor.

Almanya’nın yaklaşık 2,3 trilyon avroluk kamu borcuna karşın partiler, seçim programında, salgın nedeniyle vergi artışları olmayacağına işaret etti. Program, vatandaşlar için önemli bir vergi indirimi öngörmüyor. Birlik partileri, kurumlar vergisini yüzde 25 ile sınırlamayı, gelir vergisinden muaf aylık ücreti 450 avrodan 550 avroya yükseltmeyi vadediyor.

AB’nin Kovid-19 kurtarma fonunun “tek seferlik ve geçici” kalmasını destekleyen birlik partilerinin programında, uzay yolculuğunun KOBİ’lerin de faydalanması gereken önemli bir endüstri olduğu belirtiliyor. Partiler, start-up ve KOBİ dostu bir uzay yasasını vadediyor. Partilerin seçim programında, “Gelecek nesillerin uzaya erişimini sağlamak için, uzayın sürdürülebilir kullanımı için uluslararası düzeyde çalışacağız.” deniliyor.

Yeşiller Partisinin 10 Yıllık Sosyo-Ekolojik Dönüşüm Planı

Yeşiller Partisi, hükûmetlerin çok fazla yeni borç almasını engelleyen borç freni mekanizmasını gözden geçireceğini açıkladı. Mevcut düşük faiz ortamının kaçırılmayacak kadar iyi bir fırsat olduğunu savunan Yeşiller Partisi, ekonominin “sosyo-ekolojik dönüşümü” için gelecek 10 yılda 500 milyar avro harcama vadediyor.

Almanya

Almanya'da Siyasal Katılım Düşüyor, Siyaset Dönüşüyor

4 Eylül 2021

Yeşiller, enerji ve dijital dönüşüm yoluyla yeni istihdam oluşturma sözü verirken, varlık vergisi ve sosyal ödemelerde yüzde 50’lik bir artışın Almanya’da gelir eşitsizliğin giderilmesine yardımcı olacağını savunuyor. Yeşiller’in seçim programında, ülkede AR-GE çalışmalarını teşvik etmek ve yenilikçi girişimleri desteklemek için yeni risk sermayesi fonları oluşturulması öngörülüyor.

Parti, Almanya’da yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırma ve düşük gelirlilerin elektrik faturalarını düşürme sözü veriyor. Yeşiller, değeri 2 milyonu aşan varlıklar için yüzde 1 vergi alarak, iddialı sosyal ve ekolojik harcama planını finanse etmek istiyor. Parti, asgari saat ücretinin 9,60 avrodan 12 avroya yükseltilmesi, yeni kiracılar için en fazla yüzde 2,5 kira artışı üst sınırı ve ürünlerin onarımını ve geri dönüşümünü teşvik eden döngüsel ekonominin genişlemesini diğer ekonomik taahhütleri olarak sıralıyor, ayrıca Avrupa Para Fonu kurulmasını öneriyor.

SPD’nin Programı ve AB Vizyonu

Konut edinmeyi daha ulaşabilir yapmayı ve asgari ücret saatini 9,60’dan avrodan 12 avroya yükseltmeyi vaat eden SPD ise ayrıca eğitim ve dijitalleşmeye yapılan yatırımları artırma sözü verirken, anayasal olarak korunan denk bütçe kuralından vazgeçmemeyi taahhüt ediyor.

SPD, ticaret ile ilgili programında sürdürülebilirlik vurgusu yaparak, Almanya’nın silah ihracatının daha güçlü bir şekilde düzenlemesi gerektiğini belirtiyor. Borç freni mekanizması konusunda partinin sessiz kalması dikkat çekiyor. Parti, ayrıca AB’nin bir mali, ekonomik ve sosyal birlik olarak genişlemesini savunuyor. (AA/P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar