Göçün 60. Yılı “60 Yıl Önce Almanya’ya Gelen Misafir İşçiler Ülkemizi Kalkındırdılar”

Türkiye Araştırmalar Merkezi, Türkiye ile Almanya arasında imzalanan iş gücü anlaşmasının 60'ıncı yılı dolayısıyla etkinlik düzenledi. Etkinliğe CDU Lideri Armin Laschet de katıldı.

Burak Gücin 29 Ekim 2021

Hristiyan Demokrat Parti (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, 60 yıl önce Almanya’ya gelen Türk işçilerinin Almanya’ya yaptıkları katkının takdir edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Araştırmalar Merkezinin (TAM) Türkiye ile Almanya arasında imzalanan iş gücü anlaşmasının 60’ıncı yılı dolayısıyla Düsseldorf’ta düzenlediği etkinlikte konuşan Laschet, “60 yıl önce ülkemize çalışmaya gelen o insanlar bizim ülkemizi kalkındırdılar. Onlar bize ait ve takdiri edilmeyi herkesten çok hak ediyorlar. Ben de buradan bir kez daha hepsine teşekkür ediyorum.” dedi.

“Anıt veya Hatıra Yerleri Yapmalıyız”

Dosya: Göçün 60. Yılı

Göç Sorun Değil, Güçtür

1 Eylül 2021

Laschet, 10 yıl sonra Almanya’da birinci kuşak neslin belki de kalmayacağına işaret ederek, “Ülkemize çalışmaya gelen birinci kuşağın gelecek nesiller tarafından tanınması, bilinmesi için daha fazla anıt veya hatıra yerleri yapmalıyız. Onları belki bu şekilde takdir edebiliriz” diye konuştu.

Türkiye’den o dönem Almanya’ya çalışmaya gelen herkesin ülkesinde bir işi olduğuna dikkati çeken Laschet, şunları söyledi:

“Bir müddet sonra iş gücü alımı durduruldu. Bu sefer aile birleşimleri başladı. Ama biz hala burada kalıcı olduklarını kabullenmek istemedik ve hala misafir işçi gözüyle baktık. O insanlar Almanya’da biraz para kazanıp tekrar dönmeyi planladılar ancak bambaşka bir hayat sahibi oldular. Almanya bu insanları 2000’li yıllara kadar hala misafir olarak gördü. Ondan sonra bu insanların uyumu eğitimi konuşulmaya başlandı.”

“İstenmediklerini Düşündüler. Biz Bunu Yıllar Sonra Fark Ettik”

Türklere 1980’li yıllarda ülkelerine geri dönmeleri için prim teklif edildiğini aktaran Laschet, “Biz Almanlar bunun iyi olduğunu düşündük hem para alacaklar hem de memleketlerine dönüp mutlu olacaklar. Ancak onlar bunu parayı al ve git olarak algıladı. İstenmediklerini düşündüler. Biz ise bunu yıllar sonra fark ettik.” diye konuştu.

Laschet, “Biz buradaki Türklere sizin temsilciniz biziz demedik. Almanya’ya aidiyetleri konusunda geç kalınmış söylemler oldu. Partimizden Başbakan Angela Merkel bile yıllar sonra buradaki Türklere ‘ben sizin de başbakanınızım’ ifadesini kullandı.” dedi.

Federal Mecliste 83 Göçmen Kökenli Milletvekili Var

Alman Federal Meclisinde 83 göçmen kökenli milletvekili bulunduğunu ifade eden Laschet, şunları kaydetti:

Dosya: Göçün 60. Yılı

Eşyası Az, Umudu Çok: İlk Nesil Göçmen Evleri

1 Eylül 2021

“Bundestag’ta milletvekili isimleri okunduğunda göçmen kökenlilerin isimlerine sıra geldiğinde Almanya için Alternatif Partisi üyeleri rahatsız oldular. Yeşiller partisinden Cem Özdemir 1994 yılında ilk meclise girdiğinde başkanlık divanında katip olarak oturmuştu. O dönem meclisin telefon hattı kitlendi. Arayanlar ‘o Türk orada ne yapıyor’ diye sordular. O dönem öyleydi ama bugün göçmen kökenli milletvekillerinin sayısının artması artık gayet normal hale geldi. Bence de bu kadar göçmen kökenlinin mecliste olması çok güzel bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

Güler: “Almanya’ya Çalışmaya Gelenlerin Katkısı Yadsınamaz”

Hristiyan Demokrat Parti (CDU) milletvekili Serap Güler de babasının 40 yıl madende çalıştığını ve bir gün rapor almadığına işaret ederek, “Bir gün çok kötü oluyor ve iş yeri hekimine gidiyor. Hekim ‘çalışabilirsin’ deyip kestirip atıyor. Babam hiç ses etmeden vardiyasına geri dönüyor. Bir şey yapamıyor, elinden bir şey gelmiyor. İşte buraya çalışmak için gelen babam gibi insanların gerçek yaşam hikayesi budur.” dedi.

Babasının hikayesini anlatırken gözleri dolan Güler, 60 yıl önce Almanya’ya çalışmaya gelen babası gibi kişilerin Almanya’nın kalkınmasına yadsınamaz katkılarda bulunduklarını vurgulayarak, “Gelen insanların eğitimine bakmadılar, onların fiziki güçlerine baktılar, çalışabilir mi çalışamaz mı diye. İşte o insanların çocukları bugün bilim adamları, sanatçı, iş adamları oldu. Kovid-19 aşısını bulup bir anlamda insanlığa çok büyük katkı sundular. O insanlar gibi, normal bir dönerci veya küçük iş sahibi fark etmez, hepsi Almanya toplumu için kazançtır. Onlar kabul edilmeyi ve takdiri fazlasıyla hak ettiler.” diye konuştu.

“Anlaşma İnsanların Yeni Bir Hayata Başlamalarına da Neden Oldu”

Federal Siyasal Eğitim Merkezi (BPB) Başkanı Thomas Krüger de 1956 ve 1973 yıllarında yaklaşık 870 bin kişinin Almanya’ya çalışmak için geldiğini ve Almanya’nın ekonomik ve sosyal başarı öyküsüne önemli katkılarda bulunduğunu hatırlattı.

Dosya: Göçün 60. Yılı

Paralel Toplum Eleştirisi Olarak Göçmen Mahalleleri

1 Eylül 2021

O dönem yapılan anlaşmanın Almanya’nın çoğulcu toplumunun temeline önemli bir katkı sunduğunu belirten Krüger, “Anlaşma, insanların yalnızca geçici iş gücü olarak değil, beraberinde getirdikleri her şeyle yeni bir hayata başlamalarına da neden oldu.” dedi.

Krüger, Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın 2020 raporuna göre Almanya’da her gün 60’tan fazla aşırı sağcı suç işlendiğini vurgulayarak, “Buna sözlü taciz, tehdit dahil değil. Bu gelişmeler hepimiz için bir tehdittir, ancak elbette özellikle göçmenleri etkiliyor. Devlet ve toplum bu insanların güvenliğini sağlayamadığı sürece inandırıcı olmaktan da söz edemeyiz. Bu yüzden demokratlar olarak hepimiz bir arada durmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Programda Almanya’ya 1960 yıllarda gelen birinci kuşağın hikayelerinin anlatıldığı görüntüler gösterildi, ardından birinci nesil Türkiye kökenlilere çiçek takdim edildi. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar