ALMANYA Almanya’da Aşırı Sağa Karşı Eylem Planı Hazırlanacak

Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, aşırı sağla mücadeleye ilişkin nisan ortasına kadar bir eylem planı hazırlayacağını söyledi. Bunun yanı sıra, Telegram mesajlaşma uygulamasının da kapatılabileceğini ekledi.

ehisim 13 Ocak 2022

Faeser, Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, hükümetin tüm tehditleri göz önünde bulundurduğunu, ancak demokrasi için en büyük tehlikenin aşırı sağdan geldiğini belirtti. Bu yüzden aşırı sağla mücadelenin öncelik taşıdığını vurgulayan Faeser, nisan ortasına kadar aşırı sağa karşı mücadele edilmesi konusunda bir eylem planı hazırlayacağını kaydetti. İçişleri Bakanı Faeser, “Radikalleşmeyi durdurmak, aşırı sağcı ağları çökertmek ve aşırıların silahlarını ellerinden almak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.” ifadesini kullandı.

“Devlet, Kurbanlara Daha Fazla Cevaplar Borçlu”

Aile Bakanı Anne Spiegel ile “demokrasiyi destekleme yasası” çıkaracağını söyleyen Faeser, böylelikle aşırılıkla mücadele eden dernek, girişim ve projelerin kalıcı bir şekilde destekleneceğini dile getirdi. Faeser, ülkede son 20 yılda gerçekleşen aşırı sağcı terör eylemlerine işaret ederek, “Devlet, kurbanlara daha fazla cevaplar borçlu.” dedi. Bu yüzden ırkçı cinayetlerin aydınlatılmasının sürdürüleceğini belirten Faeser, aşırı sağ terör saldırılarında hayatını kaybedenlerin de hiçbir zaman unutulmayacağı sözünü verdi. İçişleri Bakanı Faeser, ülkede tehdit edilen ve saldırıya uğrayan insanları korumak için de her şeyin yapılacağını vurguladı.

Telegram Uygulamasını Kapatma Uyarısı

Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, yanı sıra Alman yasalarına uymaması durumunda Telegram mesajlaşma uygulamasının son çare olarak kapatılabileceğini söyledi. Faeser, Alman güvenlik birimlerinin, aşırı sağcıların ve komplo teorilerine inananların internet üzerinden nefret söylemlerini yaydığı platform olarak gösterdiği Telegram mesajlaşma programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“1 Şubat’tan itibaren sosyal ağlar artık sadece nefret söylemlerini ve ölüm tehditlerini silmekle kalmayacak, aynı zamanda bunları Federal Suç Dairesi’ne de bildirmek zorunda kalacak. Bu yapılmazsa ne olacak?” şeklindeki soruya cevap veren Faeser, o zaman bunun uygulanması için yolların bulunması gerektiğini belirtti. Faeser, Almanya‘daki Ağ Yaptırım Yasası’na (NetzDG) göre sosyal ağ platformlarının Avrupa’da bir adres göstermeleri gerektiğini ancak buna bazılarının uymadığını ifade ederek, bundan dolayı Almanya Adalet Bakanı Marco Buschmann’ın, Telegram uygulamasıyla ilgili harekete geçtiğini aktardı.

“Tek Başımıza Bir Şansımız Yok”

Konunun Avrupa düzeyinde çözülmesi gerektiğini vurgulayan Faeser, “Çünkü tek başımıza bir şansımız yok. Telegram’ın merkezi bugün Dubai’de yarın belki Cayman Adaları’nda olur. Yasayı uygulamak için çok daha fazla güce ihtiyacımız olacak. Alman devleti olarak bunu tek başımıza yapamayız.” değerlendirmesinde bulundu. Faeser, “Hiçbir şey fayda etmezse Telegram’ı kapatmak son çare olur mu?” şeklindeki soru üzerine, “Biz hukuk devletiyiz ancak bunu da kesin olarak dışlayamayız. Kapatmak çok ağır ve son çare olur. Diğer tüm seçeneklerin önceden başarısız olması gerekir.” ifadesini kullandı.

“Son Çare”

Almanya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Marek Wede ise Berlin’de düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin Telegram’ın kapatılmasının nasıl uygulanacağına ilişkin soruya, “İçişleri Bakanı bu seçeneğin son çare olarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Ancak şu anda bunun nasıl uygulanabileceği konusunda size herhangi bir teknik veya yasal ayrıntı veremem.” cevabını verdi. Adalet Bakanı Buschmann daha önce Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açılamada, Telegram için de ülkedeki yasaların geçerli olduğunu belirterek, Telegram’ın Almanya’da bir muhatap belirtmesi gerektiğini ifade etmişti. Almanya‘da 1 Şubat’tan itibaren yürürlüğe girecek NetzDG adlı yasası kapsamında sosyal ağ platformları nefret söylemleri gibi suç teşkil eden içerikleri sadece silmekle kalmayacak aynı zamanda bunları Federal Suç Dairesine (BKA) bildirmek zorunda kalacak. (AA/P)

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |