Vatandaşlık Düzenlemeleri Scholz: “Alman Vatandaşlık Yasasını Modernleştirmek İstiyoruz”

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ülkesindeki vatandaşlık yasasını dünyadaki en modern düzeye getirmek istediklerini belirtti. Almanya Uyum Vakfı'nın Berlin'deki etkinliğinde konuşan Scholz, "Almanya'daki vatandaşlık yasamızı dünyadaki en modern düzeye getirmemizi istiyorum." dedi.

Enise Yılmaz 21 Haziran 2022

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Hamburg Belediye Başkanı olduğu dönemde kendisini etkileyen en önemli olaylardan birisinin Alman vatandaşlığına kabul edilmiş kişilere belge teslim töreni olduğunu aktararak, orada çok duygulu anlar yaşadığını dile getirdi.
Almanya’da vatandaşlıkla bir engeli aşmaları gerektiğini vurgulayan Scholz, şunları söyledi:

“Herkesin bilmediği bir şey var. Vatandaşlığa kabullerin yüzde 50’si birden fazla uyruğun da kabul edilmesiyle gerçekleşiyor ve diğerlerinde neden böyle olmadığını açıklamak zor. Sanırım son birkaç yılda öğrendiğimiz bir şey var; birçok insan, geldikleri ülkeye asla geri dönemeyebileceklerini biliyor. Gerçek şu ki, nerede kendinizi evinizde hissedeceğinize hayat karar verir. Bu, içten gelmesi gereken bir bağlılık ve bence vatandaşlık yasamızı bu bakış açısıyla modernize etmemiz doğru.”

“Uyuma Giden Yolun Irkçılık Birçok Zorluk Tarafından Tehdit Edilmemeli”

Almanya’da uyumla ilgili görevlerden birisine değinmek istediğine işaret eden Scholz, “Uyuma giden yolun çok taşlı olmamasını, ırkçılık, önyargı gibi devam eden birçok zorluk tarafından tehdit edilmemesini sağlamalıyız.” dedi.

Scholz, 30 yıl önce Almanya’da sosyal güvenlik sistemi ve iş gücü piyasasının karşılaşacağı zorlukların tartışıldığını hatırlatarak, “Yaklaşık 6 milyon işçi eksiğimiz olacaktı. Gerçek şu ki, onlar şu an burada ama bir şekilde ortaya çıkmadılar, sizin gibi bu ülkede kendine yer bulmuş, kendi göç etmiş, anne babası göç etmiş kadın ve erkekler. Ülkemizin sahip olduğu ekonomik güç, gelişme, bu kadar çok insanın Almanya’ya göçü olmasaydı asla başarılı olamazdı. Bunu unutmamalıyız.” diye konuştu.

“Yasa Paketini Hızla Kabul Etmek İstiyoruz”

Dünyaya açık bir ülkeye ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Alman Şansölye, toplumun çeşitliliğinin kendilerini güçlü kılan şey olmasını sağlamak istediklerini kaydetti.

Scholz, Avrupa’da ortak politikalar geliştirmeye, iltica ve mülteci politikalarında ilerlemeye ihtiyaçları bulunduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Planımız uzun süredir burada bulunanlara, iyi entegre olanlara ve umut arayanlara yardımcı olacak bir oturma izni geliştirmek. İşte o zaman bir süreliğine de olsa topluma katkı olarak içinizde olanı fark etme şansına sahip olacaksınız ve tüm bunların gerektirdiği yasa paketini hızla kabul etmek istiyoruz.”

Scholz, düzensiz göçü azaltmak ve düzenli göçü kolaylaştırmak istediklerini de belirtti.

“Irkçılığa Karşı Mücadele Edeceğiz”

Almanya’da kayıtlı 800 bin Ukraynalı bulunduğuna dikkati çeken Scholz, “Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı korkunç, acımasız savaş sona erdiğinde ve ülke geleceğini yeniden şekillendirebildiğinde bağımsız, egemen bir şekilde ve kendi demokrasisini kendisi geliştirebildiğinde Ukraynalıların birçoğu kalacak, birçoğu dönecek.” diye konuştu.

Şansölye, ırkçılığın Almanya’da da bir gerçek olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bu, aşılması gereken bir gerçektir. Halle, Münih, Hanau ve daha pek çok yerde yapılan saldırıları hatırlıyoruz. Almanya’da 20 bin aşırı sağcı, ırkçı var. Bence bu, çok yüksek bir rakam ve bu yüzden bunu değiştirmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Bu konuda bir şeyler yapacağız. Ulusal eylem planıyla, demokrasiyi geliştirme yasasıyla ırkçılığa karşı mücadele edeceğiz.” (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |