NATO NATO Dokuzuncu Genişlemesine Hazırlanıyor

Kuruluşundan itibaren geçen 73 yılda üye sayısını 12'den 30'a çıkaran NATO, 9'ucu genişlemesi için İsveç ve Finlandiya'ya davet gönderirken, Ukrayna, Gürcistan ve Bosna Hersek yıllardır ittifaka üye olmak için bekliyor.

ehisim 30 Haziran 2022

Madrid Zirvesi’nde Türkiye ile imzalanan üçlü muhtıra neticesinde İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine davet edilmesiyle halihazırda 30 üyeli ittifakın yıllar içindeki genişlemesi gündeme geldi. NATO’nun temelleri, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Fransa ve İngiltere’nin, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Brüksel Paktı altında kolektif savunma için bir araya gelmesiyle atıldı. Brüksel Paktı, bir sene sonra ABD, Kanada, İzlanda, İtalya, Portekiz, Norveç ve Danimarka’nın da katılmasıyla yerini NATO’ya bıraktı.NATO, böylece 1949’da 12 ülkeyle kurulmuş oldu.

“Açık kapı” politikası izlediği için NATO, yıllar içinde 8 kez genişleyerek üye sayısını 30’a çıkardı. İlk genişleme, Türkiye ve Yunanistan’ın 1952’de NATO’ya katılmalarıyla oldu. 1955’te o zamanki adıyla Federal Almanya, 1982’de İspanya ittifaka katıldı. 1999’a gelindiğinde Çekya, Macaristan ve Polonya, 2004’te Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Estonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, 2009’da Arnavutluk ve Hırvatistan, 2017’de Karadağ NATO’ya girdi. Son genişleme, 2020’de Kuzey Makedonya’nın katılımıyla oldu.

NATO’nun Kapıları Açık Ancak Katılım Zor

NATO, “açık kapı” politikası izlese de ittifaka üye olabilmek için oy birliği şartı ve oldukça uzun, çok aşamalı bir süreç gerekiyor. Süreç, İsveç ve Finlandiya örneğinde olduğu gibi, NATO müttefiklerinin ittifaka yeni bir ülkenin katılmasını kararlaştırması, bunu takiben de NATO’nun gönderdiği resmi davetle başlıyor. Bundan sonra Brüksel’deki ana karargahta söz konusu ülkenin NATO’nun siyasi, yasal ve askeri şartlarını karşılayıp karşılamadığı, NATO üyeliğinin ekonomik, askeri, yasal, siyasi ve istihbaratla ilgili yükümlülüklerini yerine getirip getiremeyeceği müzakere ediliyor.

Sonraki adımda davet edilen ülke, NATO üyeliğinin şart ve yükümlülüklerini kabul ettiğini bildirdiği ve müzakerelerde kararlaştırılmışsa reform planını içeren niyet mektubunu NATO Genel Sekreterine gönderiyor. Bunu takiben NATO, Washington Antlaşması’na ilave katılım protokollerini hazırlıyor. Bu protokoller, NATO ülkeleri tarafından imzalanıyor.

Ardından protokollerin NATO üyesi ülkeler tarafından kendi ulusal yasaları ve prosedürleri uyarınca onaylanması gerekiyor. Tüm üye ülkeler, kendi onay süreçlerini tamamladıktan sonra Washington Antlaşması’nı saklayan ABD’ye yeni üyenin katılımını öngören protokolleri kabul ettiklerine dair bildirim yapıyor. Bütün aşamalar tamamlanınca NATO Genel Sekreteri, yeni üyeyi ittifaka katılmaya davet ediyor. Son olarak yeni üye de kendi ulusal yasal sürecini tamamlayarak katılım belgesini ABD’ye teslim ediyor ve katılım süreci tamamlanıyor.

Ukrayna, Gürcistan ve Bosna Hersek Bekliyor

Üç ülke 2000’lerin başından bu yana NATO’ya üyelik hedeflerini ifade ediyor. Ancak NATO, üç ülkenin de henüz gerekli şartlar ile yükümlülükleri karşılamaya hazır olmadığını bildiriyor. 2008’de Romanya’nın başkenti Bükreş’teki zirvede NATO, Ukrayna ve Gürcistan’ın gelecekte üye olacağı konusunda uzlaştı. O tarihten itibaren “ortak” olarak anılan bu ülkeler ile NATO iş birliği gelişti. İki ülke de NATO’nun operasyonlarına katılım sağlarken, NATO da bu ülkelerin savunma kapasitelerini artırmaları için destek veriyor.

Ancak halen Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliği için herhangi bir tarih zikredilmiyor. Aynı zirvede Karadağ ve Bosna Hersek ile “yoğunlaştırılmış diyalog” kurulmasına karar verilirken, Karadağ 2017’de NATO üyesi oldu ancak Bosna Hersek ile ilgili henüz bir karar bulunmuyor. 2010 yılında Üyelik Eylem Planı’na dahil olmaya davet edilen Bosna Hersek, NATO’nun pek çok programına katılıyor. (AA)

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |