Düzensiz Göçmenler İtalya, STK Gemisindeki Göçmenleri “Seçerek” Aldı

İtalya, Akdeniz'de düzensiz göçmenleri kurtaran Fransa merkezli sivil toplum kuruluşu (STK) Sınır Tanımayan Doktorlar'a ait Geo Barents gemisindeki 572 düzensiz göçmenden sadece 357'sinin karaya çıkmasına izin verdi.

Enise Yılmaz 7 Kasım 2022

Akdeniz’de son haftalarda yaptığı operasyonlarla göçmenleri kurtaran ve bu insanların tahliyesi için açık denizde günlerce İtalya’dan güvenli liman tayin etmesini bekleyen Fransa merkezli sivil toplum kuruluşu (STK) Sınır Tanımayan Doktorlar’a ait Geo Barents gemisinin dün akşamüstü Katanya Limanı’na gelmesine izin verildi.

Giorgia Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümetinin kısa süre önce kabul ettiği kararname çerçevesinde gemideki 572 göçmenin tamamının inmesine izin verilmedi.

İtalyan basınında yer alan haberlere göre, gemiye çıkan yetkililer göçmenlerin sağlık durumlarını tek tek değerlendirdi ve sadece durumu hassas kabul edilen 357 kişinin karaya çıkmasına yeşil ışık yaktı. 215 göçmen ise gemide kaldı.

MSF’den yapılan açıklamada, “Bir kurtarma operasyonu ancak tüm kurtarılanların güvenli bir yere tahliye edilmesiyle tamamlanmış sayılabilir. İtalyan yetkililerin önerdiği kısmi ve seçici tahliye, uluslararası deniz hukukuna göre yasal olarak değerlendirilemez.” ifadeleri kullanıldı.

İtalya Hükümetine Karşı Yasal Yollara Başvurulacak

Katanya Limanı’na dün sabaha karşı yanaşan ilk gemi olan Almanya merkezli STK Sos Humanity’nin Humanity-1 isimli gemisi ise güvertesindeki 179 göçmenden 144’ünü tahliye edebilmişti. 35 kişi ise durumu aciliyet gerektirmeyen sağlıklı olarak değerlendirilmiş ve gemide bırakılmıştı.

SOS Humanity’den yapılan yazılı açıklamada, İtalyan makamlarının, Humanity-1 gemisine bu 35 kişiyle limandan ayrılması talimatı verdiği ancak gemi kaptanının, kurtarılanların tamamının tahliyesi gerçekleşmeden limandan ayrılmayı kabul etmediği bildirildi. Açıklamada, SOS Humanity’nin, İtalyan hükümetinin 35 kişinin karaya çıkmasına izin vermeyen uygulamaya yol açan kararnamesine karşı yasal işlem başlatacağı belirtildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Matteo Salvini, İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ve Savunma Bakanı Guido Crosetto’nun imzaladığı üçlü kararnameyle, Humanity-1 ve Geo Barents gemilerine, güvertelerindeki durumu aciliyet içeren insanlara yardım sağlamak için gereken sürenin dışında İtalyan kara sularında durma yasağı getirilmişti.

Diğer yandan, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Bahreyn ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilere, düzensiz göç sorununda Avrupa Birliği’nin Akdeniz’de daha fazla işbirliği ve yardıma yönelik bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.

Akdeniz’de Düzensiz Göç

Akdeniz’in İtalya, Malta ile Libya arasında kalan bölgesi, son yıllarda Afrika’dan Avrupa’ya geçişte sık kullanılan düzensiz göç rotalarından biri olarak öne çıkıyor.

Deniz ve hava koşullarının iyi seyrettiği günlerde söz konusu güzergahta göç hareketliliği yoğunlaşıyor. Denizde yardım çağrısı yapan düzensiz göçmenleri, Avrupalı devletler yerine genellikle Avrupa menşeli sivil toplum kuruluşları kurtarıyor. Söz konusu STK’ler, Avrupalı devletlerin “güvenli liman” vermemesinden ötürü zaman zaman kurtardıkları göçmenleri tahliye etmekte güçlük yaşıyor.

Akdeniz’i geçebilen ya da kurtarılan göçmenlerin Avrupa’da ilk ayak bastıkları yer, genellikle İtalya oluyor. Teknelerin alabora olması ya da teknelerdeki aşırı kalabalık nedeniyle susuz ve havasız kalınması yüzünden her yıl çok sayıda göçmen, Akdeniz’i geçmeye çalışırken hayatını kaybediyor. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |