Almanya “Göçmen Örgütleri Entegrasyon Politikasının Önemli Ortaklarıdır”

Siyasetin şekillenmesine yardımcı olmak, topluma etki eden kararlarda söz sahibi olmak anlamına geliyor. Göçmen kuruluşları, Almanya'da eşit katılımla ilgili konularda muhatap alınmak istiyor. Peki, politikacılar bu talebe nasıl yaklaşıyor?

bgucin 18 Kasım 2022

Almanya’da göçmenlerin kurduğu 14 bin 300 kadar resmî kuruluş olduğu ve bunların birçoğunun taleplerini temsil noktasında daha etkili olabilmek için birleşerek daha büyük dernekler veya dinî topluluklar oluşturduğu biliniyor.

Almanya’daki Göçmen Çatı Kuruluşları

Dosya: Göçün 60. Yılı

“Yaşananlar, Alman Tarihi ve Kültürel Mirasının Bir Parçası Olarak Kabul Görmeli”

1 Eylül 2021

Alman Vakıfları Uyum ve Göç Bilirkişi Konseyi (SVR) tarafından yürütülen bir araştırma projesi, Almanya’nın entegrasyon politikasını şekillendirirken siyasetin ve göçmenlerin çatı kuruluşlarının karşılıklı beklentilerinin nasıl bir araya geldiği sorusuna cevap arıyor.

“Bir Ortak Arayışı İçinde Misiniz? Entegrasyon Politikasında Göçmenlere Yönelik Devlet ve Şemsiye Kuruluşlar” başlıklı rapor, federal düzeydeki bu çatı kuruluşların özellikleri, hedefleri ve işlevlerine ilişkin ilk bulguları kamuoyuyla paylaşıyor. Bu amaçla, öncelikle federal düzeyde faaliyet gösteren ve farklı mesleki odaklara ve hedef gruplara sahip yaklaşık 30 çatı kuruluşu belirlenerek mercek altına alındı.

SVR’nin araştırma görevlilerinden Dr. Marie Mualem Sultan, göçmenlerin çatı kuruşlarlar altında bir araya gelmesini ve amaçlarını değerlendirirken kendi aralarındaki çeşitliliğe dikkat çekiyor:

“Amaç açık: Göçmen örgütleri kendi çıkarlarını daha etkin bir şekilde temsil etmek istiyorlar ve bu birlikte daha kolay. Göçmenlerin çatı kuruluşları, farklı siyasi düzeylerde bulunabilir, yani belediyeler ve eyaletlerde olduğu kadar federal düzeyde de olabilir. Çatı kuruluşlar içerik, yapı, icraat ve temsil profilleri bakımından çok çeşitli. Bunlar, Almanya’daki örgütlenmiş çıkarların genel olarak giderek farklılaşmasını yansıtıyor.”

“Dernekler Toplumdaki Çıkar Eşitliğini Temsil Eder”

On yıldan uzun bir süredir, göçmenler için çatı örgütlerin kurulması da devlet tarafından giderek daha fazla teşvik ediliyor. Bu tutumu değerlendiren SVR’nin araştırma ekibinin başkanı Dr. Jan Schneider, “Siyasette derneklere daha önemli bir alan açma noktasında bir istek var .” diyor ve ekliyor:

“Dernekleri bir araya getiren bu çatı kuruluşlar, göçmen kuruluşlarının bağlılık ve uzmanlıklarının net bir şekilde yapılandırılmasına yardımcı olmalı ve entegrasyon ve göçe ilişkin konularda siyaset ve yönetimi giderek daha fazla desteklemelidir. Dernekler toplumdaki çıkar çeşitliliğini temsil eder ve böylece demokratik karar alma sürecine katkıda bulunur. Buna ek olarak, genellikle siyasi kararların uygulanmasına katılır, hizmet sunar ve çalışmaları aracılığıyla toplumun demokratik kültürünü şekillendirirler. Bu, siyaseti şekillendirmek için büyük bir avantaj.”

Göçmen Kuruluşlarının Topluma Katkıları

Dosya: Göçün 60. Yılı

Göç Sorun Değil, Güçtür

1 Eylül 2021

Peki, göçmen örgütleri ve onların çatı kuruluşları kendilerine yönelik oluşan beklentilerin ne kadarını karşılayabiliyor? Bu soruya cevap veren Dr. Sultan, göçmenlere yönelik hedef gruba özel bakım ve hizmetlere özellikle dikkat çekiyor. Örnek olarak; dil becerileri ve yüksek kültürlerarası duyarlılıkları sayesinde sahip oldukları önemi kanıtladıklarının altını çiziyor:

“Kovid-19 pandemisi sırasında, göçmenlere ait çatı kuruluşlar, enfeksiyon kontrol önlemlerine ilişkin bilgilerin yaygınlaştırılmasında önemli destek sağladılar. Ayrıca, federal bir katılım yasası için ortak bir taslak hazırlayarak politikayı şekillendirmek için siyasi irade gösterdiler. Bu öneri koalisyon hükûmetinin kendi arasında imzaladığı anlaşmada ele alındı. Ancak, farklı göçmen çatı örgütlerinin hangi siyasi erişim fırsatlarına sahip oldukları ve hangi gerilim alanlarıyla karşılaşabilecekleri henüz pek araştırılmış değil. Biz, şimdi, bunun üzerinde çalışıyoruz.” (P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |