Druzhba Krizi Çözülüyor: Vetoları Aşan AB’den Ukrayna’ya 90 Milyar Avroluk Kredi
Druzhba boru hattındaki hasar nedeniyle tıkanan süreç, onarımın tamamlanması ve 16 yıllık Orbán iktidarının bittiği Macaristan’daki siyasi değişimle çözülüyor. AB’nin Ukrayna’ya sağlayacağı 90 milyar avroluk kredi paketi yeniden gündemde.
Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya vermeyi taahhüt ettiği 90 milyar avroluk dev destek paketi bir enerji hattı üzerinden kilitlenmişti. Rus petrolünü Avrupa’ya taşıyan Druzhba boru hattında yaşanan hasar, Ukrayna ile Macaristan arasında aylar süren bir gerilime yol açmış ve milyarlarca avroluk yardımın kaderi botu hattının onarım sürecine bağlanmıştı.
Ukrayna’nın hattı yeniden devreye almasıyla birlikte bu çıkmaz çözülmeye başlarken, ortaya çıkan tablo Avrupa’nın enerji bağımlılığı, siyasi kırılganlıkları ve savaş koşullarında alınan kararların ne kadar iç içe geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Krizin Merkezindeki Druzhba Petrol Boru Hattı
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin dördüncü yılına girilirken, Avrupa Birliği’nin Kiev’e sağlamayı planladığı 90 milyar avroluk mali destek paketi, aylar süren siyasi ve teknik bir çıkmazın ardından yeniden gündemde. Bu sürecin merkezinde ise Sovyet döneminden kalma Druzhba petrol boru hattı yer alıyor.
Bu boru hattı, Sovyetler Birliği’nin enerji ihtiyacı yüksek batı bölgelerine, eski Sovyet bloğundaki “kardeş sosyalist müttefiklere” petrol sağlaması icin kurulmuştur. Günümüzde ise Avrupa kıtasına Rus (ve Kazak) petrolünün taşınmasındaki en büyük ana arter konumundadır. Druzhba boru hattı, özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden etkilenen başlıca hatlardan biridir; bu süreçte bazı kollarında kesintiler yaşanmış ve bazı bölümleri devre dışı bırakılmıştır.
Geçtiğimiz Ocak ayı sonunda düzenlenen Rus saldırılarında boru hattı hasar görmüştü. Kiev yönetimi, saldırının ardından petrol akışını durdurmak zorunda kaldı. Bu durum, özellikle Rus petrolüne bağımlı olan Macaristan ve Slovakya’da ciddi tepkiye yol açtı. Ukrayna onarım sürecini “teknik nedenlerle” geciktirdiğini belirtirken, Budapeşte ve Bratislava Kiev’i kasıtlı sabotaj ve siyasi şantajla suçladı. Gerilim 18 Şubat’ta Macaristan ve Slovakya’nın Ukrayna’ya dizel ihracatını durdurmasıyla tırmandı; Slovakya daha sonra acil elektrik tedarikini de kesti. 20 Şubat’ta ise Viktor Orbán yönetimindeki Macaristan, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk AB kredisini ve Rusya’ya karşı yaptırımları bloke etti. Ukrayna ise tüm bu gelişmelerde sorumluluğu reddederek tırmanmanın asıl nedeninin Rusya olduğunu savundu. Budapeşte ve Bratislava, enerji arzlarının kesintiye uğramasını doğrudan Ukrayna’nın sorumluluğu olarak değerlendiriyor.
Söz konusu kredi, Ukrayna’nın hem savaş koşullarında artan savunma harcamalarını karşılaması hem de ekonomik istikrarını koruyabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Ukraynalı yetkililer, paketin yaklaşık üçte ikisinin savunma ihtiyaçlarına ayrılacağını, geri kalan kısmının ise genel bütçe desteği olarak kullanılacağını ifade ediyor.
Kredi aslında 2025 yılı sonunda AB liderleri tarafından prensipte kabul edilmişti. Ancak uygulanabilmesi için gerekli olan oybirliği şartı, Macaristan’ın vetosu nedeniyle sağlanamadı. Süreç ilerledikçe, boru hattındaki teknik sorunlar siyasi bir krize dönüştü.
Druzhba Petrol Boru Hattı Yeniden çalışmaya Başlıyor
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, boru hattının onarımını Avrupa’dan beklenen finansmanın serbest bırakılmasıyla doğrudan ilişkilendirdi. Zelenskiy, Ukrayna’nın üzerine düşen tüm teknik adımları attığını vurgulayarak, Avrupa Birliği’nden de taahhütlerini yerine getirmesini beklediklerini dile getirdi.
Onarım süreci, devam eden Rus saldırıları nedeniyle zorlu koşullarda yürütüldü. Ukraynalı yetkililer, insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların sadece altyapıyı değil, aynı zamanda onarım çalışmalarında görev alan teknik personelin güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti.
Kiev’den gelen son açıklamalar, sürecin kırılma noktası oldu. Ukrayna, Druzhba hattındaki hasarlı bölümün onarıldığını ve petrol akışının yeniden başlatılabileceğini duyurdu. Yetkililer, teknik olarak sevkiyatın resmi talep gelir gelmez başlayabileceğini ifade etti.
Bu gelişmenin ardından Macaristan ve Slovakya’ya petrol sevkiyatının yeniden başlaması için hazırlıklar hız kazandı. Macar enerji şirketi MOL, yaklaşık 100 bin tonluk ilk sevkiyat için talepte bulundu. Slovak yetkililer de petrolün birkaç gün içinde ülkeye ulaşmasını beklediklerini açıkladı.
Petrol akışının yeniden başlaması, aylar süren siyasi gerilimin çözülmesinde belirleyici oldu. Macaristan, kredi paketine ilişkin vetosunu kaldırma yönünde sinyal verirken, AB içinde de karar alma süreci hızlandı. Brüksel’de toplanan üye ülke temsilcileri, “yazılı prosedür” olarak bilinen mekanizma kapsamında kredi paketine ön onay verdi. Üye devletlere itiraz için 24 saat süre tanınırken, nihai kararın kısa sürede resmîleştirilmesi bekleniyor.
AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, anlaşmanın yakın olduğunu belirterek, sürecin olumlu sonuçlanacağına dair beklentisini dile getirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapılan temaslarda da kredinin önünün açılması ana gündem maddesi oldu.
AB’den Rusya’ya Yeni Yaptırım Paketi Geliyor
Bu süreçte Macaristan’daki siyasi gelişmeler de sürecin ilerlemesine katkı sağladı. 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orbán’ın 12 Nisan’daki genel seçimlerde yenilgiye uğraması ve yerine Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden düzenlemeyi vaat eden Péter Magyar’ın öne çıkması, Brüksel’de sürecin hızlanacağı yönünde beklentileri güçlendirdi.
Kredi paketinin yanı sıra, Avrupa Birliği ülkeleri Rusya’ya yönelik yeni yaptırım adımlarını da gündeme aldı. 2022’de başlayan savaşın ardından hazırlanan 20. yaptırım paketi, enerji, bankacılık ve ticaret sektörlerini hedef alacak şekilde planlandı. Ancak bu paket de Macaristan ve Slovakya tarafından, yine boru hattı krizi nedeniyle geciktirilmişti.
Öte yandan, ABD’nin Rus petrolüne yönelik bazı yaptırımları gevşetmesi Avrupa’da rahatsızlık yarattı. Bu durum, AB içinde Moskova’ya karşı izlenecek politikalara ilişkin görüş ayrılıklarını daha görünür hale getirdi.
Ukrayna tarafı ise bir yandan Avrupa’dan finansal destek beklerken, diğer yandan Rusya’nın enerji gelirlerini azaltmaya yönelik adımlarını sürdürüyor. Kiev yönetimi, son aylarda Rusya içindeki enerji altyapılarını hedef alan saldırılarını artırdı ve bu stratejiyi “uzun menzilli yaptırımlar” olarak tanımladı. Buna rağmen Ukrayna liderliği, Avrupa ülkelerinin Rus petrolü ve gazı ithalatını sürdürmesine eleştirel yaklaşmaya devam ediyor. Zelenskiy, bu gelirlerin Moskova’nın savaş kapasitesini doğrudan beslediğini vurguladı.
Druzhba hattının yeniden devreye alınmasıyla birlikte, Ukrayna’nın Avrupa ile ilişkilerinde yeni bir aşamaya geçilmesi bekleniyor. Ancak Kiev yönetimi, Rusya’nın altyapıya yönelik saldırılarını tekrar edebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Kredi paketinin resmen yürürlüğe girmesi halinde, fonların Ukrayna’ya ulaşmasının birkaç hafta sürebileceği belirtiliyor. Buna rağmen, sürecin ilerlemesi Kiev açısından hem ekonomik hem de siyasi açıdan önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.