GÜNDEM Fransa | Macron’dan Çıkış: “Din ve İnanç Özgürlüğünü Kabul Etmeliyiz”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, göreve geldiğinin ilk yıl dönümünde canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı. İslam ve ülkedeki Müslümanlarla  ilgili önemli açıklamalarda bulunan Macron, birlikte yaşamanın şartının inanç özgürlüğünü kabul etmekten geçtiğini söyledi. Başörtüsü ile ilgili ise tartışılacak sözlere imza atı.

admin 16 Nisan 2018

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cumhurbaşkanlığı koltuğunda geçirdiği bir yılını BFMTV ve Mediapart tarafından canlı yayınlanan özel programda değerlendirdi. İslam ve ülkedeki Müslümanlar ile ilgili de konuşan Macron, bir gazetecinin, “İslam Fransa’da toplumun bir bölümünde korku yaratıyor. Bu korkuyu anlıyor musunuz?” yönündeki sorusuna cevap verdi.

“İslam, Fransa Toplumu İçin Yeni Bir Din”

Cumhurbaşkanı Macron Fransa’nın tarihinde, Katoliklik, Protestanlık ve Yahudilikle bir etkileşim yaşadığını ancak İslam’ın Fransa için yeni bir din olduğunu söyledi. Onun için birçok vatandaşın bu yenilikten korktuğunu savundu. Yaşanan göçler ile İslam’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Fransa toplumunda önemli bir yer edindiğini kaydeden Macron, İslam dinine inanan Fransızların sayısının her geçen gün arttığına vurgu yaptı. Bugün itibariyle Fransa’daki Müslümanların sayısının 4,5 milyon ile 6 milyon arasında olduğunu aktardı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, “Eğer birlik olmak istiyorsak, bu din ve inanç özgürlüklerini kabul etmeliyiz.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Macron sözlerinin devamında ise “Birlikte omuz omuza vererek dinin toplumsal etkilerini pasifize etmeliyiz.” diyerek V. Cumhuriyet’in laik tutumunun İslam karşısında da değişmeyeceğinin sinyalini verdi.

“İslam İle Alakası Olmayan Radikal İslamcılık”

Fransa Cumhurbaşkanı, toplumda oluşan korkuda radikallik yanlılarının payına da dikkat çekti. Radikalleşme tehdidinin toplumun en büyük sorunlarından biri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı, “Bu korku, yüzleşmemiz gereken bir gerçeği besliyor: İslam’la alakası olmayan radikal İslamcılığı.” diye kaydetti. Macron bunun için okullardaki kontrolleri artırıp radikal İslam ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek gerektiğini dile getirdi. Macron ülkedeki “sorunlu” mahallelerde devletin başarısız olduğu itirafında da bulunarak, bu bölgelerde çocukların eğitimine yardım ederek, üniversiteye girmelerine olanak sağlanması gerektiğini vurguladı.

Ülkedeki radikallik yanlıları ile mücadele konusunda da bilgi veren Cumhurbaşkanı, 1 Kasım’dan beri 3 caminin kapatıldığını ve mücadelenin devam edeceğine dikkat çekti.

Sokakta Başörtülü Bir Kadın Görünce Saygı Duyuyorum

Cumhurbaşkanı Macron, Milli Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer’in “okul gezilerine başörtülü annelerinin katılmaması” yönündeki açıklamalarıyla başlayan tartışmaya da değindi. Fransa Cumhurbaşkanı, okul tarafından resmi bir görevi olanların başörtülü olamayacağını, ancak annelerin başörtülü katılmasında bir sorun görmediğini söyledi. Başörtüsü ile ilgili fikirlerini paylaşan Cumhurbaşkanı, tartışılacak ifadeler de kullandı. Sokakta başörtülü bir kadın görüncü saygı duyduğunu söyleyen Macron, ancak bunun onun kendi seçimi olup olmadığından emin olmak istediğini aktardı. Sözlerine devam eden Macron, başörtünün Fransa medeniyetiyle uyuşmadığını ve toplumda güvensizlik yarattığını savundu. Kadınlara başörtüsü takmaları yönündeki baskıya müsade etmeyeceklerini sözlerine ekledi. (fk)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar