Dosya: "Mülteciler" Bir Gece Yarısı Köpekler Eşliğinde Sınır Dışı Edilmek

Savaş, yoksulluk ve hastalıklar nedeniyle binlerce insan, hayatta kalabilmek için çoğu zaman sonu ölümle biten tehlikeli yolculukları göze alıyorlar. Günümüzün çözüm bekleyen en büyük meselelerinden biri olan mültecilerin durumu, gündemi her zamankinden daha fazla meşgul ediyor.

1 Ocak 2014

Mülteciler konusunda en hararetli tartışmaların yaşandığı Almanya, Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde en sert sığınma politikasına sahip ülkelerin başında geliyor. Çoğu zaman aile bütünlüğü ve çocukların haklarını hiçe sayma pahasına uygulanan sığınmacı politikasına bir örnek de kamuoyunda büyük tepki çeken Naso ailesinin dramıydı.

2011 yılında daha önceden sınır dışı edileceklerine dair hiçbir bildiri yapılmadan gecenin bir yarısı, köpekler eşliğindeki 17 kişilik polis ordusu tarafından evlerinden alınan 15 yaşındaki Enver ile babası Bedir Naso, 10 sene önce vatansız Kürtler statüsüyle terketmek zorunda kaldıkları ve iç savaşın kucağındaki Suriye’ye sınır dışı edilmişlerdi. Baba ve oğulun Şam Havalimanı’na adım atar atmaz hapse atılmaları, aylar süren tutukluluk süresince sürekli sorgulama ve kötü muameleye maruz bırakılmaları, onları Suriyeli yetkililerin “merhametine” teslim eden Alman yetkilileri ilgilendirmemiş, hatta dönemin Hannover Eyalet İçişleri Bakanı Uwe Schünemann, Enver ve Bedir Naso’nun Suriye’de tutuklanmalarını, kimlik araştırması ile ilgili mutat bir uygulama olarak tanımlamıştı. Enver ve Beşir Naso büyük ölçüde sivil toplum örgütlerinin girişim ve destekleriyle tam 28 aylık hapis ve sefalet dolu bir sürgünün ardından 2013’ün başında yeniden Almanya’ya kabul edilerek ailelerine kavuştular.

Naso ailesi, Almanya’nın insan haklarını ihlal etme pahasına uyguladığı mülteci politikasının maalesef tek örneği değil. 2005 yılında Türkiye’ye sınır dışı edilen aslen Lübnan kökenli bir Kürt olan Gazale Salame, yine sabaha karşı, eşinin iki kızını okula götürdüğü esnada ani bir operasyonla evinden alınarak Türkiye’ye gönderilmişti. Ailesi 17 sene önce iç savaşın hâkim olduğu Lübnan’dan kaçarak Almanya’ya iltica ettiğinde resmî mercileri kökenleriyle ilgili yanlış bilgilendirdikleri gerekçesiyle cezalandırılan Gazale, bir yaşındaki kızı ve karnındaki bebeğiyle, üstelik iki küçük kız çocuğu ve eşinden koparılarak dilini ve kültürünü bilmediği bir ülkeye gönderilmişti. Sivil toplum kuruluşları ve mülteci dernekleri nezdinde uzun seneler Salame ve çocuklarının Almanya’ya geri alınması için kampanyalar yürütülmüş ve Salame, 2013 Mart ayında 8 senedir görmediği ailesine kavuşabilmişti. Ancak Gazale Salame ve eşi Ahmed, 8 senelik ayrılığın sebep olduğu yıkım ve yabancılaşmanın ardından tekrar bir araya gelemedi.

Gazale ve Naso aileleri, Almanya’da yürütülen insanlık dışı mülteci politikasının sembolü olarak anılırken, ismi ve hikayesi bilinmeyen binlerce mülteci, katı mülteci politikasının sonuçları karşısında çaresiz bekliyorlar.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar