Dosya: "İslami Sosyal Hizmetler" Almanya’da Sosyal Hizmet Kuruluşlarının Yapısı

Sosyal hukuk devletlerinde, toplumun anayasa ile güvence altına alınan sosyal hak ve hizmetlerden eksiksiz bir şekilde yararlanabilmesine ve devletin bu alandaki yükünü hafifletmeye yönelik kâr amacı gütmeyen çeşitli serbest sosyal hizmet dernekleri vardır.

1 Eylül 2014

Almanya, sosyal hizmet alanında öncü Avrupa ülkelerinden biridir. Sosyal hizmet derneklerinin çatı kuruluşu olan Serbest Sosyal Hizmetler Federal Çalışma Topluluğu’na (Alm. “Bundesarbeitsgemeinschaft der freien Wohlfahrtspflege” – BAGFW) üye altı sosyal hizmet kuruluşu arasında seküler yardım kuruluşları olduğu gibi kuruluş amaçlarını dinî akidelere dayandıran kuruluşlar da mevcuttur. Almanya’da faaliyet gösteren en büyük sosyal yardım kuruluşu olan Katolik kilisesine bağlı Caritas ve Protestan kilisesine bağlı Diakonie ile Yahudilerin Sosyal Yardımlaşma Merkezi (Alm. “Zentralwohlfahrstelle der Juden” – ZWSt), söz konusu dinî menşeli sosyal hizmet kurumlarındandır. Caritas ve Diakonie, kuruluş felsefelerini Tevrat ve İncil’e atıfta bulunarak açıklamakta, bununla birlikte verdikleri sosyal hizmetlerden Hristiyan inancına sahip olmayanlar da yararlanabilmektedir. Tamamen Almanya’da yaşayan Yahudilerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, yani cemaat içi bir hizmet sunan ZWSt ise, Dernek Başkanı Benjamin Bloch’un deyimiyle, kuruluş felsefesini Tevrat’taki “Zedaka” (Sadaka) öğretisine dayandırmaktadır. Bununla birlikte Block, ZWSt’nin en küçük sosyal hizmet derneği olmasına rağmen tüm dinî cemaatlere açık olduğunu ve hizmet sunmakta ayrım yapılmadığını ifade etmektedir.

Bu sosyal hizmet derneklerinin faaliyet alanları arasında sağlık hizmetleri, çocuk ve gençlere yönelik hizmetler, yaşlı bakım hizmetleri, uyuşturucu ve alkol bağımlılarına yönelik rehabilitasyon hizmetleri, hapishane ve hastanelerde manevi rehberlik hizmetleri, psikolojik destek hizmetleri ile özürlü ve engellilere yönelik sunulan hizmetler sayılabilir. Yine bu vakıflara bağlı hastaneler, kreşler, anaokulları, yaşlı bakım evleri, kadın sığınma evleri, rehabilitasyon merkezleri, çocuk ve genç evleri bulunmaktadır. ZWSt’nin faaliyetleri ise gençlik çalışmaları ve sosyal hizmetler olmak üzere iki ana başlık altında toplanmıştır. Diğerlerinden farklı olarak ZWSt, Yahudi kimliğinin güçlendirilmesi, Yahudi cemaatlerin desteklenmesi ve Yahudi göçmenlerin uyumu alanlarında hizmet sunmaktadır.

Almanya’daki sosyal hizmet vakıfları, verdikleri hizmetleri yüzde 90 oranında devlet desteği ile finanse etmektedirler. Sosyal güvenlik ödeneklerinden kendilerine ayrılan bütçe, kamu yardımları, çeşitli projeler için Avrupa Birliği’nden alınan teşvik fonları, bağışlar ve kendi kaynakları bu kurumların çalışmalarını yürütmede yararlandıkları diğer mali kaynaklardır. Almanya’nın en büyük sosyal hizmet vakıfları olan Caritas ve Diakonie, pek çok bölge ve eyalette aynı zamanda en büyük özel işveren konumundadır. Bu vakıflar ve onlara bağlı kurumlar yasal olarak bağımsız bir yapıya sahiptirler ve çalışmalarını verimli bir şekilde yürütebilmeleri, toplumsal iş birliği ve dayanışma ile doğrudan ilişkilidir.

Anayasa tarafından koruma altına alınmış dinî cemaatlerin kendi kararlarını verme hakları (Alm. “Selbstbestimmungsrecht”) çerçevesinde kiliselere bağlı kamu kurumları için iş kanununda tanınan bir takım istisnai kurallar vardır (Alm. “Dritten Weg”) ve kiliseye bağlı bu kurumlarda çalışan kimseler kilise hizmetlileri olarak tanımlandıklarından bu istisnai kurallara tabidirler. Buna göre dinî kurumlar pek çok alanda olduğu gibi istihdam ve işten çıkarma konusunda da kilisenin iç tüzüğüne göre hareket etmektedirler. Dolayısıyla bu vakıflar, çalışanlarından herhangi bir Hristiyan kilisesine bağlı olmalarını veya en azından kurumun hizmetlerinde güdülen dinî prensiplere saygı duymalarını bekleyebilirler. Bilhassa Roma Katolik kilisesine bağlı olan Caritas bu konuda çok seçicidir. Katolik kilisesinden ayrılmak, Katolik kilisesinin öğretileriyle ters düşmek veya kiliseye bağlılığı zedeleyici kabul edilen kişisel tercihler işten uzaklaştırma sebebi olarak görülebilmektedir. Nitekim Erfurt Çalışma Mahkemesi, kilisedeki suistimallerden ötürü kiliseden ayrılan bir çalışanın işine son veren Caritas’ı 2013 yılında haklı bulmuştur.

Sosyal devletin sorumluluklarını yerine getirmesinde devlet ve toplum arasında bir nevi aracı kurum işlevi gören bu sivil sosyal hizmet taşıyıcıları oldukça önemli bir rol üstlenirler. Takriben 4 milyondan fazla Müslüman’ın yaşadığı Almanya’da Müslüman bir sosyal hizmet kuruluşunun olmaması ise bu anlamda büyük bir eksikliktir. Kurulması muhtemel İslami bir sosyal hizmet kuruluşunun öncelikli görevi Almanya’da yaşayan göçmen kökenli Müslümanların günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek, onlara sosyal devletin sunduğu hizmet alanlarından dinî ve manevi değerlerine uygun bir şekilde yararlanabilmelerini sağlayacak kurumlar inşa etmek ve onların Alman toplumuna katılımlarını arttırmak olacağı gibi, bu alanda Alman mercileriyle dirsek teması ile hareket ederek devletin bu husustaki yükünü hafifletmek olacaktır. Esasında uyum, aile içi şiddet ve gençlerin eğitimsizliği gibi göçmenlerle sıklıkla ilişkilendirilen problemlerin çözümü için gerekli görülen maddi ve manevi desteğin söz konusu topluluğun kültürel kodlarını iyi tanıyan ve onlarla ortak değerleri paylaşan dindaşları tarafından verilmesinin sonuca ve başarıya katkısı tartışmasız daha büyük olacaktır.

Fotoğraf: ©Flickr.com/Patricksmercy

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar