Almanya İslamofobi İslam Karşıtı Suçlar 2017’de Kayıt Altında

Almanya’da İslam karşıtlığı sebebiyle işlenen suçlar ayrı bir kategoride ele alınmıyor. Almanya’da 16 eyaletin İçişleri Bakanları haziran ayında düzenlenecek İçişleri Bakanları Konferansı’nda konuyu görüşecek. İlgili düzenlemenin 1 Ocak 2017’de yürürlüğe girmesi planlanıyor.

1 Haziran 2016

Almanya’da Müslümanlara ve İslami kurumlara yönelik saldırılar polis istatistiklerinde ayrı bir kategoride kayıt altına alınmıyor. Birçok vakıada güvenlik güçleri saldırganların İslam karşıtı bir saikle hareket ettikleri gerçeğini görmezden geliyorlar. Bu durum haziran ayında 16 eyaletin İçişleri Bakanının katılacağı İçişleri Bakanları Konferansı’nda ele alınacak. Konferansta meselenin ele alınmasının ardından İslam karşıtı suçların 1 Ocak 2017’den itibaren artık “İslam düşmanlığı” kategorisi altında listelenmesi planlanıyor.

Sol Parti Federal Milletvekili ve İç Politika Sözcüsü Ulla Jelpke’ye göre İslam karşıtı suçlarla ilgili ayrı bir kategori açılmasında oldukça geç kalınmış durumda. Şimdi bu kategorinin hayata geçirilmesi için 2017’nin beklenmesini de bir gecikme olarak gören Jelpke bürokratik açıdan uzun olan bu süreyi tatmin edici bulmadığını belirtiyor. “Toplumun geniş kesiminde büyüyen İslam düşmanlığı ile mücadele etmek için öncelikle bu saikle gerçekleştirilen saldırıların boyutları hakkında açık bir resme ihtiyacımız var.” diyen Jelpke Alman Federal Parlamentosuna düzenli olarak verdiği soru önergeleriyle İslam karşıtı suçların federal düzeyde gündemde kalmasını sağlayan en önemli aktörlerden de biri.

Eyalet İçişleri Bakanlarının Tutumu

Öte yandan haziran ayında yapılacak İçişleri Bakanları Konferansı’nda ele alınacak konuya dair eyaletler farklı görüşlere sahipler. Müslüman nüfusun görece daha az bulunduğu ve İslam düşmanı Pegida gibi hareketlerin hızlı bir şekilde neşet edebildiği doğu eyaletlerinin yaklaşımını incelemekte fayda var.

IslamiQ editörü Esra Lale 16 eyaletin içişleri bakanlıklarına “Eyaletiniz Müslüman karşıtı suçların ayrı bir kategoride kaydedilmesini destekliyor mu?” sorusunu yöneltti.

9 eyaletten gelen cevaplar meseleye eyaletler arası yaklaşım farklarını da ortaya koyuyor:

Baden Württemberg değişen hükûmet nedeniyle İçişleri Bakanları Konferansı’na katılacak yeni İçişleri Bakanının tutumu hakkında bilgi vermek istemezken sağ popülist Almanya İçin Alternatif Partisinin (AfD) yüzde 15 oy alarak üçüncü sıraya yükseldiği Saksonya Anhalt Eyaleti Basın Sözcüsü Stefan Brodtrück, sorunun muhatabının İçişleri Bakanları Konferansı olduğunu belirtti. Brodtrück’e göre “Uzman fikirleri öncesinde eyaletlerin pozisyon belirtmesi bizi hedefe ulaştırmaz.”

Mecklemburg-Vorpommern Eyaleti sözcüsü Marion Schlender’e göre de konferans öncesi fikir belirtmek mümkün değil. Aynı şekilde Saarland Eyaleti Basın Sözcüsü Katrin Thomas da İçişleri Bakanları Konferansı çalışma gruplarının kararlarının kamuya açık olmadığını ve konuya ilişkin değerlendirmelerin devam ettiğini belirtiyor.

Saksonya konuya dair detaylı bilgi verebilen eyaletler arasında. Eyalet Basın Sözcüsü Patricia Vernhold Saksonya polisinin İslam karşıtı suçları siyasi motivasyonlu suçlar (PMK) kategorisindeki “nefret suçları” başlığı altında kaydettiğini, fakat ayrı bir alt başlığın olmayışı sebebi ile şimdiye kadar bu suçlara dair kesin rakamların olmadığını söylüyor ve ekliyor: “Konuya dair nihai rapor İçişleri Bakanları Konferansı’nın iç kurullarında görüşülecek.”

Burada daha önceki gelişmeleri hatırlamakta fayda var: Federal Meclis tarafından Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) Meclis Araştırma Komisyonu nihai raporunda diğer önerilerin yanı sıra 2001 yılında yürürlüğe koyulan “siyasi motivasyonlu suçlar” (PMK) başlığının revize edilmesi önerisi de yer alıyordu. Bu rapora dikkat çeken Aşağı Saksonya sözcüsü Nadine Bunzler, İçişleri Bakanları Konferansı tarafından görevlendirilen Federal-Eyalet Çalışma Grubu’nun PMK başlığı konusunda önerilerde bulunduğunu ifade ediyor. Eyalette bu adımın olumlu karşılandığını belirten Bunzler’e göre, “bu genişletme sayesinde Müslüman karşıtı suçların kesin bir şekilde kaydedilmesi ve değerlendirilmesi de mümkün olacak.”

Brandenburg polisine göre suçların kaydedilmesi, suçun motivasyonuna dair gerçekçi bir değerlendirmeyi mümkün kılmalı. Eyalet sözcüsü Susann Fischer’e göre federal ve eyalet düzeyinde bütüncül uygulama ölçütleri sağlanmalı.

Bavyera İçişleri Bakanı Joachim Herrmann cevap veren eyaletler arasındaki en kararlı pozisyona sahip: “İçişleri Bakanları Konferansı’nda suç kayıtlarında ek kategorilerin uygulanmasını savunacağım. Burada amaç siyasi motivasyonlu suçların nüfusun hangi gruplarına karşı işlendiğinin daha iyi bilinmesi. Ancak bu şekilde faillere yönelik girişimlerde bulunabilir ve önleyici tedbirler geliştirebiliriz. Bu anlamda öncelikle İslam ya da Hristiyan karşıtı suçların veya Romanlara yönelik suçların ayırt edilmesi gerek.”

Berlin İçişleri İdari Sözcüsü Tino Brabetz ise eyaletin ayrı bir kategori açılmasını desteklediğini belirtiyor. Brabetz geçen sürede siyasi motivasyonlu suçların ayrı kategorilerde değerlendirilmesine yönelik ihtiyacın da arttığına dikkat çekiyor.

İslam düşmanı suçların ayrı kategoride kaydedilmesine dair bürokratik sürecin ne kadar hızlı işleyeceğini kestirmek zor. Fakat 2017, İslam karşıtı suçların boyutlarına dair resmî istatistiklerin yayımlandığı bir yıl olacak. Gerçek veriler karşısında siyaset ve sivil toplumun İslam karşıtı suçlarla ne tarz bir mücadele içerisine gireceğini önümüzdeki birkaç yıl içerisinde görebileceğiz; nihayet.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar