Fransa “Fransa İslam’ı” ve İmamların Eğitimi Tartışıldı

Fransa'da 150 imamın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya "Fransız İslam'ı" ve yerel dilde vaaz talebi damga vurdu. Bu talep, diğer Batı Avrupa'da imamlara yönelik taleplerden farklı değil.

admin 9 Kasım 2017

Batı Avrupa’da  “yerel dilde vaaz” talebi ve Türkiye’den de olmak üzere yurt dışından gelen din görevlilerine karşı önlemler yoğunluk kazanıyor. Almanya, Avusturya, Belçika ve Fransa gibi Batı Avrupa ülkelerinde imamların ulusal sınırlar içerisinde eğitilmesi ve vaazlarda yalnızca ilgili ülkenin dilinin kullanılması yönündeki talep yaygınlaşmış durumda. “Fransa İslamı”, “Alman İslamı“, “Avusturya İslamı” tartışmalarında artış var.

Fransa’nın güneyindeki Carpentras şehrinde 150 imamın katılımıyla 1 Kasım’da bir buluşma gerçekleştirildi. Başlıca konuları “Müslümanları radikalizm tehlikesine karşı korumak” ve “Avrupa şartlarına uygun dinî eğitimin verilmesi” olan toplantıda Fransa’nın her yerinden gelen 150 kadar imam hazır bulundu. Çalıştay, Fransa Camiler Birliği (UMF) ve Avrupa Fas Ulema Konseyi (CEOM) inisiyatifi ile gerçekleştirildi.

“Fransa İslamı”, Vaaz ve Hutbelerde Fransızca Zorunluluğu

Toplantı neticesinde “çağdaş tefsirlerin evrensel prensip ve değerlerin ışığında yapılması”, “Kur’an’ın yorumlanmasında zamana uygun olarak Fransız kültür mirasından yararlanılması” ve “hümanist değerlerin bu yorumun bir parçası olması gerektiği” gibi ifadeler dile getirildi. Toplantıda ayrıca sekülerizmin inanlarla inanmayanları koruyan bir sistem olarak görülmesine vurgu yapıldı.

Fransız dilinin vaaz ve hutbeler için bir zorunluluk olduğu ve başka bir dilin kullanımının düşünülemeyeceği de imamlara yönelik toplantıda dile getirilenler arasındaydı.

“İmamlar Fransa’da Eğitilmeli” Talebi

Toplantıda öne çıkan en önemli iki mesele ise imamların idaresi ve eğitimlerinin Fransa’da sağlanması idi. Hâlihazırda Fransa’da imamların görev alanını düzenleyen bir sistem mevcut değil. İmam, öncelikle namazı kıldıran kişi olarak cemaat tarafından seçilebiliyor ve bunun için belli bir formasyona sahip olması gerekmiyor. Bunun böyle olmasının nedenlerinden biri Fransa’da organize olmuş merkezî bir dinî otoritenin olmaması. İkinci olarak ise Fransa’da Cezayir, Fas, Tunus, Türkiye ve Sahraaltı Afrika asıllı farklı etnik kökenden pek çok Müslüman yaşadığı için Fransız otoriteleri imamların atanması gibi konuları bu toplulukların mensup olduğu köken ülkelere bırakmış durumda. Fransa’daki imamların çoğunu görev yaptıkları cami cemaatinin köken ülkesinden gelenler oluşturuyor. Görevli olarak gelen imamların bazıları ülkelerinde memur statüsünde olsa da, çoğu için bu geçerli değil.

Fransa İslam Vakfı Yeniden Devrede

Fransa uzun süre laiklik ilkesi gereğince devletin dinî formasyon gibi meselelerde müdahale ve kontrol gibi bir görevinin olmadığı kanısındaydı. Dolayısıyla Fransa’da aktif görev yapan 1.800 civarı imamın büyük bir çoğunluğunun eğitimi sadece ülkedeki Müslüman federasyonların idaresindeydi. Ancak zamanla Fransa’da İslami alanın düzenlenmesi ihtiyacı devlet için bir öncelik hâline geldi. Bu amaçla 2005’te dönemin Başbakanı Dominique de Villepin öncülüğünde kurulan Fransa İslam Vakfı (FOIF) 2016 yılında Manuel Valls hükûmeti tarafından “İslam’ın cumhuriyete daha etkin entegrasyonu“ amacıyla yeniden hayata geçirildi. (hm)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar