BELÇİKA Başörtüsü Yasağının Müslüman Kadınlar Üzerinde Nasıl Bir Etkisi Var?

Belçika’nın Flaman Bölgesindeki Müslüman kadınlar, başörtüsü yasağıyla karşı karşıya. Yapılan son araştırma, ülkedeki başörtüsü yasaklarının Müslüman kadınlar üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.

Kawtar Bakir 6 Ocak 2019

Belçika’daki Müslüman kadınlar başörtüsü yasağının sonuçları altında sessizce ezilirken, yasağın etkileri konusunda şimdiye kadar bir araştırma yapılmış değil. Bu gerçekten hareketle, ayrımcılıkla mücadele kurumu Unia ve yabancı kökenli gençleri eğitim alanında destekleyen PEP! isimli derneğin desteği ile yüz civarında Müslüman genç kızın yaşam dünyalarını araştırdım; başörtüsü yasağının bu kızların psikolojik ve mesleki gelişimleri üzerindeki etkilerini ele aldım. 

Yaptığım literatür taramasında dikkat çeken ilk şey, daha önce bu konu ile ilgili araştırma yapılmamış olmasıydı. Yaptığım saha araştırmasında Flaman Bölgesinin farklı okullarında lise 3 ve 4. sınıflarda okuyan genç kızlarla görüşmeler gerçekleştirdim. Araştırmanın sonuçları dikkat çekici olduğu kadar acıydı da. Çünkü başörtüsü yasağı, genç kızların psikolojik ve mesleki gelişimleri üzerinde oldukça olumsuz etkilere sahipti.  

Başörtüsü Yasağının Psikolojik Gelişim Üzerindeki Etkileri

Başörtüsü yasağının öğrencilerin psikolojik gelişimleri üzerindeki etkileri hayli çeşitli. Yasak öğrencileri aşırı demotive ediyor, okul ortamında negatif duygular tecrübe etmelerine yol açıyor ve onları kimlik krizine daha yatkın hâle getiriyor.

Araştırmada dikkat çekici bazı sayılar ise şöyle: Öğrencilerin yüzde 54’ü için başörtüsü kimlik gelişimlerinde rol oynuyor. Genç kızların yüzde 85’i ise başörtüsü yasağından duygusal olarak etkileniyor. Bu kızlar utanç, üzüntü, değersizlik ve ayrımcılık hissine sahip oluyorlar. Katılımcıların yüzde 57’si ise başörtüsünü çıkarmayı çok ağır bir duygu olan “aşağılama” ile tanımlıyor. Genç kızlardan yüzde 97’si ise okul kapılarında başörtülerini çıkarırken kendisini güvensiz hissediyor.

Müslüman gençler, başörtüsü yasağının kendilerine hissettirdiklerini şöyle özetliyor:

“Kimliğimin bir parçasını çaldılar. Toplumda hiçbir zaman kabul görülmeyecek hissi veriyorlar.”

“Kendin olamıyorsun. Mecburen adapte olmak ve kendini başkası gibi göstermek zorundasın. Başkaları mutlu olsun diye. Kendin acı ve baskı hislerini yaşarken.”

“Bu (durum) kendimden emin olmamama yol açıyor ve özellikle kendimi istenmiyormuş gibi hissediyorum!”

“Bu yasak zihinsel olarak insanı yıkıma uğratıyor çünkü kendin olamıyorsun ve haysiyetin zarar görüyor. Gerçek benliğin kabul edilmiyor.”

Dosya: "Avrupa'da Başörtü Yasakları" 1 Temmuz 2018

Belçika'da Başörtüsü Yasakları: “Yeni Bir Siyaset Kültürüne İhtiyaç Var”

Belçika, başörtüsü kısıtlamalarında Fransa örneğini takip eden bir ülke. Hukukçu ve siyaset bilimci Mehmet Saygın’la ülkede Müslüman kadınlara yönelik kıyafet kısıtlamalarını konuştuk.

Başörtüsü Yasağının Mesleki Gelişim Önünde Oluşturduğu Engeller

Araştırma kapsamında gençlerin mesleki tercih ve profesyonel gelişimleri açısından ortaya çıkan sonuçlar ise çok daha dikkat çekici: Öncelikle başörtüsü yasağına maruz kalan öğrencilerin meslekle ilgili seçim imkânları kısıtlanmış durumda. İkinci olarak bu öğrencilerin okul dışı aktivitelere katılımlarının azalması söz konusu. Üçüncü olarak ise okullardaki başörtüsü yasağı dolayısıyla genç kızlar demotive oluyorlar.

Başörtüsü yasağının mesleki ve profesyonel gelişime etkileriyle ilgili sayılar ise şöyle: Öğrencilerin yüzde 42’si okul dışı aktiviteler konusunda motive değil. Yüzde 83’ü başörtüsü yasağı dolayısıyla iş tekliflerini reddediyor ve alternatifler arıyor. Yüzde 85’i ise yüksek öğrenimde okumak istediği bölüm seçimini başörtüsü yasağına göre yapıyor. Bu bize yine başörtüsünün genç kızların hayatında çok önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Başörtüsü bu genç kızlar için sadece kimlik ve maneviyat açısından önemli olmakla kalmıyor; aynı zamanda onların psikolojik gelişimlerini, kişilik ve özkimliklerini etkileyecek kadar önemli olarak görülüyor.

Genç Müslüman kızlar meslek tercihleri ile başörtüsü arasında kalışlarını ise şu tarz cümlelerle anlatıyorlar:

“Yasak dolayısıyla okula severek gitmiyorum hatta okulu bırakmak istiyorum.”

“Aslında öğretmenlik veya hukuk okumayı çok istiyorum, ama başörtümü çıkarmak zorunda olacağım için başka bir bölüm arıyorum.”

“Ben ileride kendi şirketimi açıp kendi iş yerimde başörtülü çalışabilmek ve başka başörtülü bayanları da işe alabilmek için okumak istiyorum. Tabii başörtüsü takmayanlar da çalışabilirler, kimseyi dışlamam çünkü dışlanmanın insanı nasıl hissettirdiğini bizzat biliyorum.”

Dosya: "Avrupa'da Başörtü Yasakları"

“Bireyler Dinî Sembollerden Sıyrılmaları Gereken Kamu Binaları Değil.”

1 Temmuz 2018

İnsanların Birbirlerini Dikkate Almaları Önemli

Öğrencilerin en iyi şekilde gelişebilmeye ihtiyaçları var. Yeteneklerini geliştirme ve öğrenme konusunda yardım almaları gerek. Bu tarz bir ilerleme ise sadece kendilerini iyi hissetmeleri durumunda mümkün; çünkü insanların performansı psikolojik sağlıklarıyla çok yakından alakalı. 

Bu durum başörtüsü yasağına maruz kalan genç kızlar için de geçerli. Bu gençler de kendilerini geliştirmeleri için fırsatlara ihtiyaç duyuyor. Bu araştırmanın sonuçlarını başörtülü gençlerin okul hayatlarını anlayabilmek açısından okumak gerek. 70 sayfalık bu araştırma, bu gençlerin sesini duyurma, meseleyi gelişim psikolojisi açısından ele alma ve konuyu dile getirerek Belçika kamuoyuna farkındalık kazandırmayı hedefliyor.

Bu, aynı zamanda başörtüsü yasağıyla ilgili tartışmalarda daha önce pek de dile getirilmeyen bir bakış açısı. Bu araştırmanın sonuçları öncelikle odak noktamızı değiştirmemiz gerektiğini söylüyor: “Başörtüsü”nü tartışmıyoruz; duyguları, seçimleri, kapasiteleri, hisleri, zorlukları, beklentileri, yetenekleri ve kimlikleri başörtüsü ile sunulan genç kızlardan bahsediyoruz. Konu örtüler değil, insanlar. Bu insanlara kendilerini önemsiz hissettirmektense onlara da söz hakkı verilmesi gerekiyor. Eğitimci ve öğretmenlerin lise son sınıftaki öğrencilerin yüksek öğrenim için bölüm seçimlerine dikkat etmeleri gerekiyor. Gençlerin, yetenekleri ve hayalleri altında ezilmeyecek şekilde en doğru seçimi yapmaları için yardıma ihtiyaçları var. 

Dosya: "Ayrımcılıkla Mücadele"

Belçika'da Ayrımcılığa Uğrayan Biri Ne Yapmalı?

1 Haziran 2018

Öte yandan toplumun her ferdi, her bireyin “kendisi” olabileceği ve kendisini en iyi şekilde geliştirebileceği hoşgörülü bir toplum için çalışmalı. Kimsenin ayrımcılığa uğramadığı, insanların anlayışlı olduğu ve gençlerin özkimliklerinden bağımsızca hayallerini gerçekleştirebildikleri bir toplum hayaline ulaşmak için çalışmalı. Bu toplum ülküsüne başörtülü Müslüman gençler de dâhil!

NOT: İlgi duyanlar söz konusu araştırmanın Flamanca versiyonu: https://www.scriptiebank.be/scriptie/2018/de-invloed-van-het-hoofddoekenverbod-op-adolescente-moslimas

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz!
    Perspektif açık bir tartışmayı teşvik eder. Fakat bununla birlikte ırkçılık ya da farklı gruplara yönelik aşağılama içeren her türlü yorum editörün süzgecine takılacaktır.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar