Almanya Federal Aile Bakanı Franziska Giffey: Öğrenciler Oruç Tutmamalı

Almanya Federal Aile Bakanı Giffey, öğrencilerin Ramazan ayında oruç tutmamasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Giffey, okulları ve spor kulüplerini konuyla ilgili müdahaleye çağırdı.

admin 5 Mayıs 2019

Almanya Aile Bakanı Franziska Giffey (SPD), Ramazan ayı öncesinde öğrencilerin oruç tutmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Giffey, “Welt” gazetesine yaptığı açıklamada: “Çocuklar düzenli olarak yeyip içmeli; aksi takdirde dikkatlerini toplayamazlar, öğrenemezler ve sağlıklı bir gelişim gösteremezler. Her zaman geçerli olan bu durum, tabi ki Ramazan ayında da geçerli.” dedi.

Birçok Müslüman velinin oruç konusunda sorumlu davranması gerektiğini ifade eden Bakan Giffey, “Maalesef her sene Ramazan ayında yeterince yemek yemediği yahut su içmediği için bayılan çocuklar var” şeklinde konuştu. Giffey, bu gibi durumların önlenmesi için velilerin, öğretmenlerin, camilerin ve Müslümanları temsil eden kişi ve kurumların birlikte çalışması gerektiğini belirtti. Bakan, “Önemli olan çocukların oruç tutmaması gerektiğinin altını çizmek. Çocukların sağlığı ve eğitimi her şeyden önce gelir.” İfadelerinde bulundu.

“Okullar Bu Duruma Müdahale Etmek Zorunda”

Çocukları Koruma Federasyonu, konuyla ilgili çocukların oruç tuttuğu sırada sağlık açısından olumsuz bir durum gözlemledikleri takdirde okul ve spor kulübü yetkililerinin duruma müdahale etmeleri gerektiğine dikkat çekmişti. Bu tür durumlarda, velilerin ve çocukların birlikte çözüm yolları aramalarını, örneğin çocukların günde birkaç saat veya sadece hafta sonlarında oruç tutmalarının mantıklı olabileceği ifade edilmişti. Çocukları Koruma Federasyonu, çocuk doktorlarıyla birlikte konuyla ilgili bilgilendirme broşürü hazırladı.

Çocukları Koruma Federasyonunda yönetim kurulu üyesi ve Yeşiller Partisi (Die Grünen) Federal Meclis üyesi Ekin Delikgöz de konuya ilişkin ifadelerde bulundu. Delikgöz, “Bizim hedefimiz, çocukların yaşlarına uygun olarak, sağlıklarına zarar vermeden oruç tutmasını sağlamak.” dedi. Buradaki en önemli hususun çocukların iyi ve sağlıklı bir şekilde büyümesi olduğunun altını çizen Ekin Delikgöz, bu anlamda tüm tarafların iyi bir şekilde diyalog içinde olması gerektiği ve aynı zamanda karşılıklı olarak anlayışlı olunması gerektiğini ifade etti.

Badari Oruç Tutulmasına Karşı

Diğer taraftan SPD’li milletvekili Nezahat Badari ise çocukların Ramazan ayında oruç tutmasına karşı olduğunu ifade etti. Kendisi de Müslüman bir çocuk doktoru olan Badari “Çocuklar hem zihinsel olarak hem de bedensel olarak büyüme çağındalar. Hayatlarının bu önemli döneminde hem su hem de yemekten mahrum kalmaları sağlıklı olamaz.” şeklinde konuştu. Nezahat Badari, sözlerine “İnanıyorum ki Hz. Muhammet de inançlı genç ve çocukların hem fizikî hem de ruhî açıdan en iyi durumda olduğunu görmek ister.” şeklinde devam etti.

“Oruç Tutmak Kolaylıktır”

Almanya İslam Konseyi  (IR) “Okulda oruç tutmak” konusunu detaylı olarak ele aldı. Konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadeler göze çarpıyor: “Teolojik ilkelere göre, oruç tutmak fiziksel bir yük değil, aksine bir kolaylıktır, rahatlamadır. Özel durumlarda, kişiler bu kararı kendileri verebilir. Bu konuda temel olarak Kur’an ve Sünnet yol göstericidir.”

Almanya İslam Konseyi,  açıklamanın devamında “Müslüman öğrenciler Alman okullarına 50 yıldır gidiyor. Bu zamana kadar öğrencilerin oruç tutması ne öğretmenler ne de okul yönetimi tarafından hiç dikkat çekmemiş endişe yaratmamıştı. Bu nedenle, Müslüman öğrencilerin oruç tutmasının “normal” bir okul günü açısından ciddi bir engel teşkil edip etmediği düşünülmelidir.” ifadelerine yer verdi. (KNA, ala)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar