Almanya Aşırı Sağcı Şiddetten Etkilenen Kişi Sayısı Arttı

Rheinland Mağdur Danışmanlığı (OBR) ve BackUp kuruluşlarının yayımladığı yıllık istatistiklere göre geçtiğimiz yıl Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde aşırı sağcı şiddetten doğrudan etkilenen kişi sayısı arttı. Aşırı sağın kurbanları arasında çocuklar da var.

admin 29 Nisan 2020

Rheinland Mağdur Danışmanlığı (OBR) ve BackUp kuruluşları 2019 yılında Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde toplamda 202 aşırı sağcı şiddet eylemi kaydetti. 2018 yılında 232 vaka kaydeden araştırma, bir önceki yıla kıyasla aşırı sağ şiddet eylemlerinin azaldığını ifade etti. Bununla birlikte, bu şiddetten doğrudan etkilenen kişi sayısının 2019 yılında arttığı vurgulanıyor. Eyaletteki aşırı sağcıların şiddet eylemlerinden çocuklar da dâhil olmak üzere 322 kişi etkilendi. Rapora göre genelde iki kişi veya daha büyük gruplar halinde seyahat eden insanlar aşırı sağcıların tehditlerine ya da saldırısına maruz kalıyor. Bu saldırılardan doğrudan etkilenenlerin yüzde 30’u kadın, yüzde 70’i erkek iken, yüzde 14’ünü de 18 yaşın altındakiler oluşturuyor. Aşırı sağcıların saldırılarından etkilenen 14 yaş altı çocukların sayısı önceki yıllara kıyasla iki katına çıktı. Yayınlanan raporda eylemlerin sayısı düşmesine rağmen etkilenen kişi sayının artmasının endişe verici olduğu belirtiliyor.

En Yaygın Saldırı Motivasyonu Irkçılık

Önceki yıllarda olduğu gibi eyalette şiddet eylemlerinin en yaygın nedeni ırkçılık olmaya devam ediyor. Önceki senelere kıyasla bir azalma görülse de 2019’da kaydedilen tüm şiddet eylemlerinin yüzde 67’sinin nedeni ırkçılığa bağlıydı. En az 239 kişinin etnik kökenleri veya dinlerinden dolayı saldırıya uğradığı kaydedildi. Bunun yanı sıra saldırıya uğrayan kişiler arasında uzun süre Almanya’da yaşayan insanlar, siyahiler, Müslümanlar, Romanlar ve mülteciler var.

OBR ve BackUp kuruluşları saldırıya uğrayanlara ve yaralılara destek sağlıyor. Bunun yanı sıra her davada mağdurlarla sosyal dayanışma talep ediyorlar. Yıllardır ırkçı şiddetin korkunç boyutuna ve etkilenen kişilerin artan güvensizliğine işaret eden kuruluşlar, yaptıklarının yeterli olmadığını vurguluyor. OBR yetkilisi Birgit Rheims, “Yıllardır var olan ırkçı şiddetin kapsamı, Hanau ve Halle’deki cinayetler ve NSU tarafından yapılan cinayet serisi, ırkçılıkla çok daha etkili bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Rheims şöyle devam etti: “Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde ırkçılıkla mücadelede bir devlet sorumlusunun atanması, siyasette ve toplumdaki genel sosyal dayanışma ihtiyacının farkındalığını artırmak için önemli bir önlem olabilir.

Saldırıların Yüzde 6’sı Cinayete Teşebbüs

OBR ve BackUp kuruluşlarının yayımladığı raporun verilerine göre Kuzey Ren-Vestfalya’daki aşırı sağcı saldırıların yüzde 79’u yaralama, yüzde 9’u tehdit ve maddi hasar vermek, yüzde 6’sı cinayete teşebbüs ve yaklaşık yüzde 3’ü kundaklamadan oluşuyor.

Cinayete teşebbüslerde önceki senelere kıyasla (2018:1, 2017:2) önemli ölçüde artış görülüyor. Rapora göre bu artışın sebebi 2018/2019 yeni yıl gecesi Bottrop ve Essen şehirlerinde gerçekleşen suikast girişimiyle ilgili. Bu saldırıda fail, on iki farklı olay mahallinde, otomobilini kasıtlı olarak göçmenlerin üzerine sürmüştü. Verilere göre en az 69 kişi bu saldırıdan doğrudan etkilenmişti.

BackUp Yetkilisi Sabrina Carrasco Heiermann, “Irkçı bir eylemin resmî olarak tanınması, bu eylemden mağdur olanların olayı duygusal olarak arkalarında bırakabilmelerine büyük katkı sağlıyor.” dedi. Son olarak, Heiermann, bu tarz saldırıların, faili akıl hastası olsa dahi, ırkçı saldırı olarak sınıflandırılmasının önemini vurguladı. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar