Denk Partisi Hollanda’da Denk Partisi’nde Yaşanan Deprem ve Arka Planı

Hollanda’da DENK Partisi geçtiğimiz aylarda büyük bir deprem yaşadı. Partinin en üst kademesinde yaşanan çatışma, önemli bir soruyu açığa çıkartıyor: Hollanda’nın siyasi tarihinde büyük bir başarı elde eden parti, siyaset sahnesinden silinecek mi?

Abdussamed Köksal 1 Mayıs 2020

Hollanda siyasetinde “sesi duyulmayan azınlıkları” temsil eden ve Türk kökenli milletvekilleri tarafından kurulan DENK Partisi’ne ilişkin son zamanlarda dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Partinin gelecekteki konumunun bu gelişmelerden nasıl etkileneceği seçmenler arasında endişelere yol açtı. DENK Partisi’nin göçmen kökenli seçmenlerdeki karşılığını anlayabilmek için, Hollanda siyasetinde göçmen kökenlilere yönelik entegrasyon politikalarına bakmakta ve DENK’in bu politikalara karşı geliştirdiği söylemi incelemekte fayda var.

İşçi Partisi’nden İhracın Ardından DENK’in Kuruluşu

2014 yılında, Hollanda hükümetini oluşturan koalisyon partilerinden biri olan İşçi Partisi’nden seçilmiş iki milletvekili, Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk, dönemin İşçi Partili Sosyal İşler ve İstihdam Bakanı olan Lodewijk Asscher’in entegrasyon politikalarından memnun değillerdi. Kuzu ve Öztürk, entegrasyon tartışmalarında hususi olarak Hollanda’da faaliyet gösteren Türk-İslam kurumlarını Hollanda’ya entegre etme söylemine katılmadıklarını ifade ettiler. Bu ayrışmanın ardından İşçi Partisi’nin parlemento grubundan 13 Kasım 2014 yılında resmî olarak ihraç edildiler. Kuzu/Öztürk grubu adıyla Hollanda Temsilciler Meclisi’nde ayrı bir grup olarak 22 Mart 2017 yılına kadar yer aldılar. Partilerinden ihraç edilmelerinin akabinde, Kuzu/Öztürk Grubu sadece azınlıkların temsilcisi olmadıklarını, aynı zamanda sağcıların toplumu kutuplaştırmalarından bıkan Hollanda halkına da hitap edeceklerini belirterek, DENK Partisi’nin kurulması için çalışmaya başladılar. Ardından 9 Şubat 2015 yılında DENK Partisi resmî olarak kuruldu.

Denk Partisi

Hollanda tarihinde ilk defa göçmen kökenlilerin kurucusu olduğu DENK Partisi, siyasette yeni bir dönemin başlaması anlamına geliyordu. Daha önce Hollanda’daki göçmen kökenliler mevcut partilerin çatısı altında yer alırken, DENK’le birlikte kendilerini temsil edecek yeni bir partiye kavuştular. Parti göçmen kökenlilere yönelik kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı söylemlerin bir neticesi olarak kurulmuştu. 

DENK Partisi’nin İlk Manifestosu

DENK Partisi, kuruluşuyla birlikte kamuoyuna duyurduğu ve seçim programının temelini oluşturan manifestoda şu ilkelerden bahsediyordu:

  • Herkesin birbirini kabul ettiği hoşgörülü bir toplum
  • İnsanların birbirlerine göz kulak olduğu sosyal bir toplum
  • Herkesin yeteneğinin kullanıldığı öğrenme toplumu
  • İnsanların kendi çevrelerine sahip çıktığı sürdürülebilir bir toplum
  • Uluslararası adaleti destekleyen adil bir toplum

Bu ana maddeler ışığında partinin siyasi konumlandırması da değerlendirilebilir. Birinci maddede, Hollanda’ya işçi göçünün anısına bütün belediyelerde bir anıt dikilmesi ve “işçi göçü tarih bilgisinin’’ eğitim müfredatında yer alması isteniyordu. DENK Partisi “entegrasyon” kavramının “kabul” kavramıyla değiştirilmesini ve “göçmen” kavramının ise tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyordu. Aynı zamanda, Batılı olmayan bir geçmişe sahip kişilerin iş veya staj yapma ihtimalinin daha düşük olduğu, polis ve yargı ile temaslarda olumsuz etkilenme ihtimalinin de daha yüksek olduğu belirtiliyordu. DENK, ırkçılığın Hollanda’da kurumsal bir yapısı olduğunu ve bu nedenle ırkçılık tezahürlerinin kaydedildiği bir “ırkçılık kayıt defterinin” kurulmasını isteyerek; buraya kayıtlı kişilerin devlet kuruluşlarında vazifelendirilmemesi çağrısını yapıyordu.

İkinci maddede, emeklilik yaşına ulaşmamış olan ve işgücü piyasa beklentisi çok düşük olan ilk nesil göçmen işçiler için Geri Dönüş Yasası’nın revize edilmesi isteniyordu.

Üçüncü maddede, eğitimdeki çeşitliliğin, öğretmenler arasındaki çeşitlilikle orantılı olması gerektiği belirtilmişti. Buna ek olarak Hollanda’daki ilk ve ortaöğretim eğitimi veren bütün okullarda Çince, Arapça ve Türkçe dil derslerinin seçmeli ders olarak sunulması istenmişti. Parti bu dillerin Hollanda’nın uluslararası ilişkiler ve ticaretinde faydalı olacağı görüşündeydi. İslami eğitim veren kurumlara yapılan saldırılara, bağımsız bir komisyon kurarak son vermek isteyen DENK Partisi, Hollanda hükümetinin imam eğitimine destek vermesini, ancak müfredata müdahale etmemesini talep ediyordu. 

Dördüncü maddede, çevreci partilerin görüşleriyle mutabakat içerisinde olan parti, beşinci maddede Avrupa Birliği’nin özerk bir dış politika izlemesi gerekliliğine odaklanıyor, aşırılıkla mücadele çağrısı yapıyordu. İsrail-Filistin çatışması hakkında da pozisyon alan DENK, Hollanda’nın Filistin’i resmî olarak tanıması çağrısında bulunuyordu.

DENK Partisi’nin Geçmiş Seçimlerdeki Oy Oranları

Bu manifestodan hareketle DENK Partisi girdiği bütün seçimlerde göze çarpan sonuçlar elde etti. Bu durum Hollanda ve Avrupa tarihinde bir ilk olarak nitelendirilebilir. Denk Partisi’nin bugüne kadar girmiş olduğu bütün seçimlerin sonuçları şu şekildedir:

  • 17 Mart 2017 tarihinde gerçekleşen Temsilciler Meclisi seçimlerinde 216.147 (%2,06) oy alarak 3 milletvekili çıkardı.
  • 21 Mart 2018 tarihinde gerçekleşen Belediye Meclisi seçimlerinde 70.832 (%1,04) oy alarak Hollanda genelinde belediye meclislerine 24 üye kazandı.
  • 20 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen Eyalet Meclisi seçimlerinde 121.753 (%1,67) oy alarak 4 üye çıkardı.
  • 23 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleşen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 60.669 (%1,10) oy alarak hiç milletvekili çıkaramadılar.
  • 27 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleşen Senato Seçimlerinde 4 (%0,68) oy alarak hiç milletvekili çıkaramadılar.

Burada asıl dikkat çeken sonuç DENK’in Temsilciler Meclisi’nde aldığı sonuçtur. DENK Partisi ilk girmiş olduğu seçimde hiç beklenmedik oy oranıyla Hollanda medyasını sarsmıştı. 2017 yılına kadar, azınlıkların oy verdiği partiler büyük partilerden ibaretti. Dolayısıyla Hollanda’da genel olarak azınlıkların bu şekilde bir partide yoğunlaşacağı daha önce hiç tecrübe edilmemişti. Çoğunluğu göçmen kökenlilerden müteşekkil olan DENK Partisi’nin, aynı zamanda Temsilciler Meclisi’ne kazandığı 3 milletvekilinin (ikisi Türk kökenli birisi Fas kökenli) göçmen kökenli olması Hollanda tarihinde bir ilktir.

Denk Partisi

DENK Partisi sadece göçmen kökenlilere yönelik siyaset yapmadığına vurgu yapmasına rağmen, ağırlıklı olarak göçmen kökenlilerin yaşadığı yerlerden oy alması, partinin daha çok göçmenlerden destek aldığını göstermektedir.

Hollanda Meclisi’nde DENK Partisi’nin Duruşu

DENK Partisi, Temsilciler Meclisi’ne girmesinin ardından pozisyonlarıyla tartışma yarattı. Bunlardan ilki “Ermeni soykırımı” meselesiydi. Parti “Ermeni meselesi”nin Temsilciler Meclisi’nde gündem olmasıyla birlikte konunun “soykırım” olarak nitelendirilmesi kararının Meclis tarafından değil, tarihçiler tarafından verilmesi gerektiğini beyan etti. Ayrıca parti, Uygur halkının maruz kaldığı zulümlerden ötürü Hollanda hükümetinin Çin’e yaptırım uygulamasını talep etti.

Partinin Temsilciler Meclisi’ne, Rohingyaların Myanmar hükümetindeki askerlerce maruz kaldığı zulümden dolayı Hollanda’nın Myanmar’a BM tarafından silah ambargosunun uygulanması gerektiğine dair önergesi kabul edilmiştir.

Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk, Türkiye’de 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin demokrasiye karşı yapıldığını beyan ettikleri için “Erdoğan’ın/Ankara’nın uzantısı” olmakla itham edilmişlerdir. 

Hollanda’da DENK’in Başarısı Sona Mı Eriyor?

Bu tarihî arka planın ardından 21 Mart 2020 yılında Tunahan Kuzu, 17 Mart 2021’de gerçekleşecek olan Temsilciler Meclisi seçimlerinde adaylığını koymayacağını belirtti. Gerekçesi, siyasetin özel hayatını çok yıprattığı ve eski heyecanını bulamadığıydı. Şaşkınlıkla karşılanan bu açıklamanın ardından Kuzu 6 Nisan’da sadece DENK seçmenini değil, aynı zamanda tüm Hollanda medyasını sarsan bir açıklama daha yaptı. Bu açıklama “Siyasi Kardeş Katli” başlığı taşıyor ve gazeteci Ton F. van Dijk’ın kendi özel hayatıyla ilgili hazırladığı habere değiniyordu. 

Kuzu’nun açıklamalarına göre bu gazeteci Kuzu’yu arayarak özel hayatıyla alakalı bilgiye sahip olduğunu söylemişti. Gazeteci ile konuştuğunda Kuzu, bu bilgilerin gazeteciye Öztürk tarafından sızdırıldığı kanaatine varmıştı.

Partinin bu ikiliden daha büyük olduğuna vurgu yapan Kuzu, partinin geleceğine ilişkin son kararın 6 Haziran’da gerçekleşecek olan üyeler toplantısında verileceğini söylüyordu. Yine aynı açıklamada Kuzu, DENK üyelerini “dost kazıklamanın” partinin temel esaslarından olmadığına ikna etmeye çalışacağını ifade ediyordu.

“Dostu Üzen, Düşmanı Güldüren Açıklamalar”

Kuzu’nun bu açıklamalarının ardından Öztürk’ten beklenen açıklama da yazılı olarak yapıldı. Öztürk, şahsına yapılmış olan ithamları inkar etmekle birlikte Kuzu ve DENK hakkında hiçbir açıklamaya fevri cevap vermeyeceğini, “dostu üzen ve düşmanı güldüren” açıklamalar yapmayacağını belirtti. Sessizliğinin davaya olan inancından kaynaklandığını belirten Öztürk, “dava”nın Öztürk ve Kuzu’dan daha büyük olduğunu ifade etti. Yaklaşmakta olan üyeler kurulunda bu konu hakkında en doğru kararın verileceğini söyledi.

Denk Partisi

DENK partisinin toplam 3 milletvekilinden biri olan ve Kuzu’nun meclis grup başkanlığını bırakması üzerine görevi devrettiği Farid Azarkan, bu olaylar hakkında Hollanda’nın en meşhur televizyon kanallarından biri olan JINEK’e katıldı. Azarkan, kendi liderliğinde bu çatışmanın partiyi bölüp parçalamasına müsaade etmeyeceğini vurguladı. 

DENK Parti Konseyi, Öztürk’ün de içinde bulunduğu parti idaresinin istifa etmesini istiyor. Konsey, parti idaresinin de bu çatışmada rol oynadığı tespitinden hareketle objektif bir araştırmanın mümkün olamayacağını belirtiyor. Bu nedenle bağımsız bir komisyon kurulması ve araştırma kurulu tarafından konunun araştırılarak sonucun 6 Haziran’da parti üyelerine sunulması isteniyor.

DENK Partisinin seçmenleri arasında ciddi ayrışmaların olduğu açık. Seçmen kitlesi içinde Tunahan Kuzu’nun istifa etmesini kabul etmeyen ve tekrar partinin başına geçmesini isteyenler var. Kuzu’yu hatalarıyla kabul eden, onun göçmen kökenlilerin temsili için siyasete devam etmesi gerektiğini düşünenler var. Hollanda tarihindeki ilk göçmen kökenli parti olan DENK, bu krizle birlikte çökecek mi? Bunun cevabını 6 Haziran’da alacağız.

ETİKETLER:
    • Yunus Ilbuga
      2020-05-01 19:32:09

      Gercekten tebrik ediyorum. Hollandada yasayan birisi olarak Denk partisinde son zamanlarda neler olup bittigini hep merak ediyordum. Heryerde arastirdim, ve sonunda bu yaziyi buldum. Allah razi olsun

    1 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar