Hollanda Ayrımcılıktan En Fazla Türkler ve Faslılar Etkileniyor

Hollanda hükûmeti tarafından ayrımcılık hakkında yayımlanan iki rapor ülkede son yıllarda ırkçı ve nefret içerikli söylemlerin arttığını gösteriyor. Göçmenler arasında ayrımcılıktan en fazla etkilenen gruplar arasında ise Türkler ve Faslılar dikkat çekiyor.

admin 8 Mayıs 2020

Hollanda hükûmeti tarafından ayrımcılık hakkında yayımlanan iki farklı rapor son yıllarda ırkçı ve nefret içerikli söylemlerde artış yaşandığını gösteriyor. İlk rapor Hollanda İçişleri Bakanlığı ve polisin ortak çalışmasından oluşuyor. İkinci rapor ise Hollanda Sağlık Refah ve Spor Bakanlığına bağlı Sosyal ve Kültürel Planlama Bürosu tarafından hazırlandı.

Hollanda İçişleri Bakanlığı ve polisin hazırladığı ilk rapora göre ayrımcılık hakkındaki şikayetler en çok polis teşkilatı ve İnternet Ayrımcılığı Şikayet Bürosu’na (MiND) bildirildi. 2019 yılında MiND kurumuna yapılan ayrımcılık vakası bildirimlerinde yüzde 19 oranında bir artış kaydedilerek 692 vaka tespit edildi. Polise bildirilen şikayetlerde ise yüzde 17’lik bir artış yaşanarak toplam 5487 ayrımcılık vakası kayıt altına alındı.

Sosyal ve Kültürel Planlama Bürosu’nun hazırladığı ‘’ayrımcılık deneyimleri’’ raporunda ise, 2018 yılında Hollanda nüfusunun yüzde 27’sinin ayrımcılığa maruz kaldığı ve bu durumun sıklıkla tekrarladığı bilgisine yer verildi. Rapor, vatandaşların ayrımcılık deneyimlerinin büyük ekseriyetle yaş, cinsiyet ve etnik kökenle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Ayrımcılıktan en fazla etkilenen gruplar arasında ise göçmenler ve Müslümanların olması dikkat çekiyor.

Göçmenler Arasında Ayrımcılıktan En Çok Etkilenenler Türkler ve Faslılar

Önceki senelere kıyasla azalma yaşansa da verilere göre en çok Faslılar, Türkler ve Müslümanlar kendilerini yoğun bir şekilde ayrımcılığa uğramış ve dışlanmış hissediyor. 2018 yılında Türklerin yüzde 57’si ve Faslıların yüzde 58’i kesinlikle ayrımcılığa uğradığını belirtti. Araştırmaya katılan Türkiye ve Fas kökenli Hollandalılar özellikle etnik kökenleri ve dinî inançları nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını ifade ettiler. Surinam ve Antiller kökenli Hollandalılar ise genellikle etnik köken ve ten renklerinin uğradıkları ayrımcılıkta rol oynadığına inanıyor.

Araştırmaya göre ayrımcılığın gerçekleştiği ortamlar genel itibarıyla eğitim kurumları ve iş yerleri olurken, iş arayışı esnasında ve kamusal alanlarda da ayrımcılıkla karşılaşılıyor. Türkiye kökenliler yüzde 59 ile en çok eğitim kurumlarında ve iş yerinde ayrımcılığa uğradıklarını belirtiyor. İş ararken ayrımcılığa uğradığını belirten Türklerin oranı ise yüzde 51. Buna karşılık, iş ararken ayrımcılığa uğradığını ifade eden göçmen kökenli olmayan Hollandalıların oranı yüzde 19.

Göçmen Kökenli Öğrenciler Daha Fazla Düşük Not Alıyor

Türkiye ve Fas kökenli göçmenlerin yüzde 40’ı eğitim hayatları esnasında seviyelerinin altında okullara gönderildiklerini ve kasıtlı bir şekilde düşük puanlarla değerlendirildiklerini düşünüyor. Ayrıca raporda geçen Merkez Planlama Bürosu’nun (Het Centraal Planbureu) bilimsel araştırmalarına göre öğretmenler göçmen öğrencilerden beklentileri bilinçsizce etkiliyor. Bu bağlamda, öğretmenlerin göçmen kökenli öğrencileri haksız yere düşük puanlarla değerlendirebildikleri biliniyor. Ancak Hollanda Eğitim Müfettişliğinin araştırmaları öğrenciler arasında okul başarısı yönünden görülen farklılıkların etnik kökene değil, ebeveynlerin eğitim düzeylerindeki seviye farkına bağlı olarak yaşandığını ortaya koyuyor. (eh)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar